18 ağustos fenerbahçe-grasshopper maçı

bugün ülkemiz açısından acı bir gün olması nedeniyle maç öncesi yorum gibi bir işe giremedim,ama maç sonu olarak düzenleyelim bir entry. maç gayet güzeldi,advocaat hocanın ilk maçıydı,rakip bizden bir iki gömlek altta bir takımdı. rahat maç oldu,stoch eski puskas günlerinden bir esinti gösterdi. 3-0 son derece net bir skor,takımımız bir nevi geziye gidecek isviçre'ye. son olarak bugün ülkemiz uğruna şehit düşen gencecik fidanlara allah rahmet eylesin,ailelerine rabbim sabır versin.

melih gökçek

istifasıyla ankara'ya 28 ekimi kurtuluş günü olarak bırakan belediye başkanı.
(bkz:dinozorlar yetim kaldı)

küçükken yanlış sanılan şeyler

aile memur olduğu için sürekli yıllık izin muhabbetine aşina olmuşuz bir kere. nerde atam izindeyiz yazısı görsem allah allah kardeşim niye atamız için izne çıkıyoruz, çalışmamız daha mantıklı olmaz mı diyerek liseye kadar gelmişimdir :)

hifema

gözün ön kamarasında oluşan hemoraji.

yazarların ask.fm sayfaları

bu ask fm den ne kadar kız kaldırdım,ne siz sorun ne ben soyliyim.şu aralar kapattım sayfayı kapatma sebebim de kızların ağlama duvarı haline gelmiş olmasıydı bakalım belki açarım gelecek yıla

hakkın sesleri

böyle karmaşık bir ülke bir taraftan medeniyete sayan söven bunu istiklal marşına bile konu eden bir şair ötede medeniyet için türlü türlü zorlukları aşan zihinler

ne yapalım amerikaya avrupaya savaş mı açalım?
ya da savaş zor tüm ilişkileri mi keselim?
alternatif medeniyet öneriniz nedir?
peygamber sözünden kasıt islam ise birbirini kesip kalbini yiyenleri mi izleyelim?

şu aşağıda yazılanları günümüz diliyle ben ifade etsem ateistliğimden dinsizliğime kadar bişey kalmaz.
akif ersoy yazınca ....

yâ râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

nûr istiyoruz... sen bize yangın veriyorsun!
'yandık! 'diyoruz... boğmaya kan gönderiyorsun!
....
mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?
zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ
....
eyvâh! beş on kâfirin îmanına kandık;
bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık

mâdâm ki, ey adl-i ilâhi yakacaktın...
yaksaydın a mel'unları... tuttun bizi yaktın
.....

islâm'ı elinden tutacak, kaldıracak yok...
nâ-hak yere feryâd ediyor: Âcize hak yok!

yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?
ağzım kurusun... yok musun ey adl-i ilâhî!


4 cemaziyelevvel 1331 - 28 mart 1329 (1913)

biranın yanında en iyi giden şeyler

ben yazmayayım narkotik almasın gece gece

sevdiğiniz tişörtün toz bezi olduğunu görmek

sevdiğiniz tişörtün anne tarafından hurç, sandık, giysi dolabındaki kara deliklere saklanıp sizden bir tepki ya da özlem belirtisi görmemesi söz konusuysa kaçınılmaz sondur.

haki bir tişörtüm var, 4 yıllık mis gibi tişört. incecik. yazın tiril tiril giyiyorum ben onu. tahmin edeceğiniz üzere annem pek hoşlanmıyor ondan. ulan giyen benim sana ne oluyor diyorum sık sık. ulanı içimden diyorum tabi.

geçtiğimiz bahar-yaz geçiş döneminde sen bu haki tişörtü al, kışlıkların içine tıkıştır. dolabımda da 4-5 tane falan haki tişört var. biri kirliyse öbürünü giyerim, hangisi sürekli eksik anlayamam haliyle. o sevdiğim tişört dışında tüm haki tişörtlerimin kirli olduğu o şanslı günümde fark ettim ben o tişörtü henüz hiç giymediğimi.

soruyorum kadına, çıkarmıştım ben tüm yazlıkları, o nerede diye. hangi haki tişört diyor! adı gibi biliyor hangisi olduğunu da, anlamazlıktan geliyor.

ayrı eve çıkma isteğimin tek sebebi odama ve eşyalarıma müdahale etmeye bayılan annem. bi de ergenliğinin doruğunda hatta platosundaki kardeşim.

çok dertliyim.

tabip asteğmen

askerligini yedeksubay olarak yapan doktor. sonunda tabip tegmen olarak terhis olur. tbp. atgm. diye de kisaltmasi bulunur.

kasten depresif moda girmek

benim bir diğer kişiliğim. depresiflik artık bende hat safhada ilaçlar sayesinde yaşıyorum artık.

acil serviste yaşanan enteresan olaylar

bir gün acil stajı alıyorum. nöbet var biz de takılıyoruz geceleri iste dikiş mikiş denk getirirsek yaparız belki diye. kırmızı alanda oturuyoruz bir asistan, 2 intern bi de ben. asistan yatmaya gitti giderken de "cok ağır olmadıkca beni asla uyandırmayın küfür ederim" dedi. internler de bisey olursa bizi çağır deyip sigaraya çıktılar. kaldım dımdızlak kırmızı alanda kimse gelmesin diye dualar ediyorum falan derken bes dk sonra içeriye ambulanstan 2 hasta getirdiler trafik kazası. sanırım att idi bana basladı hastaları anlatmaya adama sus diyemedim ben stajerim abi ne anlatıyon diyemedim neyse bu en son kağıdı imzalatacaktı ki abi ben stajerim hemen çağırayım asistan abiyi dedim. adam sok oldu mırın kırın etti falan en son olum neden o zaman profesör gibi duruyon söylesene dedi. mal gibi kaldım neyse hayatımdaki ilk cpr'ımı o gece yaptım. hasta yakınına ölüm haberi vermenin ne demek olduğunu o gece anladım. sizin icin olmayabilir ama o gece herşey benim icin ilginçti.

akraba evliliği

2016 tüik verilerine göre çocuk gelin olayının en az olduğu şehrimiz tuncelidir.doğu diye genellemeyin.alevi kültüründe akraba evliliği çocuk gelin vs gayet minimaldir

doğum günü

hiç hazzetmem. kutlamam, kutlatmam.
doğuran annem, ne bileyim babalık sıfatını alan babam, bana sorulmamış gelecek misin diye.. benim olaya müdahalem sıfır.. niye ben kutluyorum?

okunmadan silinen mesajın bildiriminin durması

sanırım asla yaşamayacağım durum. ölürüm de okumadan silmem mesajı ben, merakımdan kafayı yerim.

sia

my love gibi efsane şarkılarıyla değil chandelier gibi anlamsız şarkılarla popüler olmasına şaşırdığım sesi güzel şarkıcı.

frambuaz, ahududu, karadut , böğürtlen ayrımı

ahududu ve frambuaz aynı meyvedir. jelibonumsu tatlı bir tadı vardır. raspberry
böğürtlen ahududuya çok benzer ama rengi siyah ve tadı da daha ekşimsidir. blackberry
karadutsa bunlarla görünüş dışında hiçbir benzerlik taşımaz bildiğimiz dut işte. tadı da ekşidir. red mulberry

okul birincileri

6 senelerini boşa harcayan adamlardır bunlar gezme yok gece dışarı çıkma yok party ye çağırırsın ayh ben ders bakıcam derler. ot gibi yaşarlar amk

ödünç kitap vermemek

(bkz:kıymetlimis)*
 spoiler!
2senedir hala alamadığım 3-4 kitabım var arkadaşlarımda

buyucu ile sihirli saatler

heyecanla bekleyeceğim ve benim için nöbet ertesi hediyesi olacak yayındır. keyfi yolunda, sihri sonunda.

uzun saçlarını kısacık kestiren kız

bur seferinde ben de yapmıştım bunu. hic de ne bunalima girmiştim ne ozguven vs durumlariydi. boynum agriyordu ajahsh o saci topuz yapip kafama sabitleyince 1 kilo patatesi kafama bantlamisim gibi hissediyordum kafam agriyodu boynum agriyodu bu kadar basit. sonra sene sonunda gittim kuaföre "toplanabilecek en kisa boyda kesin." dedim. zira ensemi bütün yaz yakacak bir saç da istemiyordum. sicak basinca toplamak gerek. kestiler. cok iyi oldu cok da guzel oldu. ayrica dusta da hem zaman hem de su tasarrufu yapabilecegim benim icin buyuk, dünya icinse kucuk bir adim atmis oldum.

içerik kuralları - iletişim