Tıbbiyeli Radyo Yayında!

etimoloji

kökenbilim ya da köken bilimidir.

bir dildeki sözcüklerin kökenlerini ve bunun bir gereği olarak o dilin diğer dillerle ve o dili konuşan toplulukların geçmişten bugüne diğer topluluklarla olan kültürel ilişkilerini araştırır.

keyifli bir etkinliktir sözlükçe planlanabilir ilerki bir zamanda yarısma seklinde.

radyo programı

çok eğlenceli bir iştir efendim.insanlarla sohbet eder,onlara müzik çalarsınız,rahatlarsınız.internet üzerinden de çok kolay yapılmaktadır.`tıbbiyeli radyo` görmek-dinlemek istediğim bir oluşum olacaktır,bekliyorum.

trt bandrolü

araba fiyatlarına bile eklenen garip şey. yol olmayan yerlerde bile arabada trt çekiyor hizmet bir harika.

kopya veren hoca

aamir khan

hindistanda kız çocuklarının haklarını savunan nadir insanlardan olan bey.

delibal

cinsel gücü arttıran macunlar için kullanılası isim.

büte kalıp yazın ders çalışanlar

zamanında dahil olduğum grup. sürekli kendimi ağustos böceği vew karınca hikayesindeki karıncaya benzetmeme sebep olmuştur.
ha bir de şu var tabii `yazın yediğin hurmalar, kışın gluteusu tırmalar`

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"sevgili bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş
olsaydım. ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve
birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve
şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan
olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda
kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde
bırakmasaydım. kendimden dekaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine
düşmeseydim. bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp
sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş
olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış
olsaydım. sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi bilge, aklını başına topla.
ben iyi değilim bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor
diyebilseydim. gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. hiç olmazsa
arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimde geri dönmek istiyorum, ya da
dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. kendime, söyleyecek söz
bırakmadım. kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. aslına bakılırsa, bu sözleri
kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne3 de hiçbir
şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. sen, aşk ve her şeyin olduğu
günlerdfe böyle kararlar alınamazdı. yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu
kararlar. şimdi her satırı, bu satırı da neden yazdım? diyerek öfkeyle bir
öncekine ekliyorum. aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta
tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. çünkü başka türlü bir
davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa
ilgilenmiş insanlarcayadırganacaktır. oysa, sevgili bilge, aziz varlığımı
artık ara sıra kaybettiğim oluyor. fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke
bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. biliyorum ki, buakıl benibütünüyle
terkedi nceye kadar gidipgelenazizvarlık masalınakimse inanmayacaktır. bazı
insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak
durumundadır. bu bir çeşit alın yazısıdır. bu alın yazısıda başkaları
tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez; bu
da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır. bir alın yazısı da ölümün
anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı
müelliflere göre bu durum daha acıklıdır.

ben ölmek istemiyorum. yaşamak ve herkesinburnundangetirmek istiyorum.
bu nedenle,sevgili bilge, mutlak bir yalnızlığı mahkum edildim. (insanların
kendilerini korumak için sonsuz düzenleri var. durup dururken insanlara
saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) hiç kimseyi
görmüyorum. albay da artık benden çekiniyor. ona bağırıyorum. (bütün bunları
yazarken hissediyorum ki, bu satırları okuyunca bana biraz acıyacaksın. fakat
bunlar yazı, sevgili bilge; kötülüğüm, kelimelerin arasında kayboluyor.) ..."

oğuz atay - tehlikeli oyunlar

namaz kılmayan hayvandır

dolaylama yapılarak varılan sonuçtur zırvadır.

filmi tek cümleyle anlat

orhan hani bir balik varya elektrikli çarpan işte onun gibi kuma yattık bekliyoruz ses yok faça yok ..carpacaz

kahve

yakın zamanda `dsö` tarafından kanser yapmadığı açıklanan, sağlık camiasının milli içeceği.

dio

ronnie james dio. kendisi bir heavy metal efsanesidir. ayrıca çokça kullandığımız devil horns işaretinin görselde olduğu gibi mucididir. mide ca nedeniyle 2010 yılında aramızdan ayrılmıştır.
(bkz: holy diver)
(bkz: don't talk to strangers)
(bkz: rainbow in the dark)

tıbbiye süresince en çok tüketilen besinler

bir zamanlar 100 alırken simdi 80 üstüne şükretmek

80e şükretmek mi nasıl yani dediğim ve ardından ilk komiteymiş bunlar iyi günlerin diyeceğim durum

doktorları zaten boşuna dövmüyorlar

geceye bir şarkı bırak

unutulmayan çizgi filmler

ay savaşçısı, yugi-oh, pokemon

uyudun mu?

evet, daha önce uyumuştum.

kaliteli olduğu halde kalitesiz sanılan markalar

kadikoyde sahte ayakkabi satan zenci abilerimiz

evlenilmeyecek kızlar

tembel,esi icin fedakarlik yapamayan kizlar hemen malignlediler.

içerik kuralları - iletişim