yazar uçurmakla uzaklaştırmak arasındaki fark

sözlük jargonunda silik yemek ve çaylak yemenin arasındaki farkın anlatıldığı başlık.

edit: galiba bu sözlükte silik yiyenlerin tüm hesabı siliniyor. normalde silik yemenin bu jargondaki karşılığı yasaklanmak/banlanmaktı

ertuğrul özkök

hürriyet gazetesi köşe yazarı.

aynı zamanda dinlenilesi spotify listeleri mevcut.
https://open.spotify.com/user/sozozkok

elma dersem çık armut dersem çıkma

oyunda saklanan bir çocuğun orda olup olmadığını anlamak için yaptığımız yönlendirme.

sonrasında “elma” deyince kaybettiğimiz her şeyin ortaya çıkmasını bekler olduk, büyüyünce elma da seni sevmek zorunda mı dediler...

penguen

ilk sayısı 25 ekim 2002'de basılan, şu anda erdil yaşaroğlu, serkan altuniğne, selçuk erdem ve daha nice çizerlerin haftalık olarak çıkardığı mizah dergisi

edit: aynı zamanda bir hayvandır

mahalle

mahalleli kavramının geride kaldığı şu günlerde en güzel örneklerinden biri için (bkz:leyla ile mecnun).

hipokrat andının saçma olması

doğrudur.

antik hâliyle de modern hâliyle de çok fazla falsosu olan, non-efektif, disfonksiyonel bir metindir. söz konusu metinde yazılanların önemli bir kısmı hekimin kesinkes uymak zorunda olduğu, uymadığı takdirde suç teşkil edecek, gayrîahlâkî edimler değildir. örnek vermek gerekirse,

bir hekim yaşamını insanlığın hizmetine adamak zorunda değildir.

bir hekim, sırf hekim olduğu için tıbbın "yüce geleneğini ve saygınlığını" korumak zorunda değildir. individüalistik prensiplerine aykırı bir hâle gelen tabâbete; dahası bu tip bir ruh içerisindeki asırlardır süregelen tıbbî nosyon ve anânevî yaptırımlara boyun eğmek durumunda bırakılamaz.

bir hekim, yalnızca bir hekimdir. bir başkasının yaptığı hekimliğin prensipte kendisiyle organik bir bağı olmayıp bir diğer hekimle arasında "kardeşlik" bağı geliştirmesi, karşısına default olması gereken bir mesele gibi getirilemez.

hekim, bireysel tercihleri çerçevesinde hastasını bal gibi de seçer. elbette burada daha çok bireysel klinik, özel mevkîlerden bahsediyoruz. devlet boyunduruğu altında elin kolun hâlihazırda bağlı olacaktır. hekim, proper şartlar altında etnik köken, dil, din, cinsel yönelim gözetebilir, seçebilir. kendi mesleğini kendi hududları dâhilinde icrâ ederken hangi hastaya şifâ dağıtacağına kendisi karar verir.

"insan yaşamına en üst mertebe saygı göstermek" kavrayışı çatır çatır çatırdamaktadır. bir hekim, konsept olarak hekimliğini icrâ ederken ahlâkî ve hukukî bir pozisyon olarak îdam cezâsını veyâ ekstrem koşullarda işkenceyi de savunabilir. argümantasyonu başarılı yapıldığı takdirde şifâ dağıtıcı hekim pozisyonu ile insan hayâtına son verilmesi veyâ ilgili insana acı verilmesi fikirlerinin savunulduğu bir pozisyonun zorunlu olarak çelişmesi söz konusu değildir.

bana kalırsa herhangi bir mesleği icrâ etmek üzere yemin edilmesi, binâenaleyh daha kendi-nitelik olarak hatalıdır.

neticeye bakılırsa, hipokrat andı; ne bir hekimin ne de bir birey olarak insana dâir prensiplerin sınırlarını ideal ölçütlerle çizmede başarılıdır. qed.

ara ara gelen mutsuzluk hissi

bazı insanlarda olmayan durumdur. mesela ben, ara ara ancak mutlu olabiliyorum.

msn messenger

gürültü

hipertansiyona neden olduğu kanıtlanmış olan fiziksel etken

hayatınızda yaşadığınız en büyük pişmanlık

sigaraya başlamak. düşündükçe sigara yaktırır.

avada kedavra

bu lanete karşı yapılabilecek tek şey kendini feda ederek diğer canlıyı korumaktır, bu 'sevginin büyüsünü kullanmak' olarak adlandırılır.

günün ingilizce kelimesi

sigara

içenlere saygı duymak isterdim ancak denedim, yapamadım. içen birinin kokusu bile herhangi bir rahatsızlığı olmayan şahsıma dispne yaptırıyorsa en azından toplum içine çıkılacaksa içilmemesi gereken, hiçbir faydası olmayan, yaprağını keçilerin bile yemediği, rızkın çöpe gitmesine sebep olan madde.

tusa nasıl çalışılmalı

evet sevgili yazarlar çoğumuzun tek bir derdi var: `tus`
2 defa girmiş biri olarak söyleyebilirim ki `tus` o kadar da zor bir sınav değil.
dersanelerin deneme sınavlarına bakmayın, kötü puan almanız olasıdır, çoğunlukla tamamen kitabın ucundaki bir bilgiyi sorar, ama açıklamaları da açıklayıcıdır o nedenle giriniz ya da edininiz

peki nasıl çalışmalı?
bir kere hedef koyacaksın. şu puanı alsam şuraya girerim mantığında olan yüzlerce tıbbiyeli var. bunların çoğu "ya bir yere girek de tusa bi daha çalışmayak" düşüncesiyle acil yazıyor, pediatri yazıyor, sonra da istifa ediyorlar. istifa etmezse de işini sevmeyerek yapan uzmanlar çıkıyor - genellemeyelim girdikten sonra seveni de var. böyle bir duruma düşmek istemiyorsan önce hedef koy. pratisyen kalmak istemen, doktora yapmak istemen, `usmle` e girmek istemen de bir hedeftir bunu unutma

sonra?
diyelim ki tusa çalışmaya karar verdin, istediğin bölümü de belirledin, psikolojik olarak da hazır olman gerekiyor. kafanı ferah tut, bir yanda komiteleri ya da stajları verip ya da intörnlük yapıp bir yandan tusa çalışmak zordur iyi bir kafa ister. mümkünse verdiğin stajlardaki bilgileri unutmamaya çalış, unutursan da çok önemli değil ama birkaç temel şey bilmiş ol. mesela göz stajında `prematür retinopatisi` anlatırlar, bunun mekanizmasını bilmiş ol misal. diğer bir örnek de dermatolojide `pemfigus`u anlatırlar, alt tiplerini ve mekanizmalarını bil misal.

tamam sadece bunlar mı? değil! 4. veya 5. sınıfa gelmiş olduğunda 3.sınıf ve öncesini unutmuş oluyosun ve tamamen kliniğe yöneliyorsun o nedenle senin temel bilimlere çalışman lazım, ama bir yandan da komiteleri vermeli ve ara ara kliniğe de bakmalı. hangi birini yapıcan? zor tabi ne kadar becerebiliyorsan

ilk temellerinizi oturtun. özellikle biyokimya-farmakoloji-fizyo/histo/emb-pato dörtlüsünü iyi okuyun, mekanizmaları, ne? nerede? ne işe yarar? sorularının cevabını mutlaka kitapta arayın. örnek veriyorum: ne? renin, nerede sentezlenir? jukstaglomerüler hücrede, ne işe yarar? anjiotensinojen 1 sentezini artırır gibi.
anatomi ve mikrobiyoloji biraz daha bağımsız dallar olsa da mutlaka okunmalı.

temellerinizi oturturken ara ara klinik korelasyonlarını da okuyun. zaten kliniktesiniz, temel bilimlerdeki mekanizmasıyla birleştirdiğiniz zaman hem bilginiz artar, hem de unutmazsınız.

şimdi diyeceksiniz gabapentin bunları yaptı mı? tabii ki hayır. yapmaya çalıştı mı? hayıır. neden? saksı anca 2.tusa çalışırken düştü de ondan. madem yeni başladın bu taktikleri al, elinden geldiğince yapmaya çalış, olmuyorsa zorlama kesinlikle hazır hissettiğin bir zaman olacak o zaman yapacaksın. bu hemen mezun olunca da olabilir mezuniyetten 10 sene sonra da olabilir, ama unutma bilgiler sürekli değişiyor dikkatli ol

eğer ki sıfırsanız, mümkün mertebe açıklamalı tüm tus sorularını mutlaka çözün ve açıklamalarını okuyun. açıklamalı soru kitapları edinmenizi de ayrıca tavsiye ederim ki özellikle farmakoloji için `ahmet altun`un soru kitabı tamamen tekrarlaya tekrarlaya açıklaya açıklaya farma anlatmaktadır. son girdiğim tusta büyük faydasını gördüm.

şimdilik aklıma gelenler ve edindiğim tecrübelerle bu kadarını söyleyebiliyorum,
kalın sağlıcakla, iyi çalışmalar hepinize...

en az 3 çocuk

nüfus politikasından bağımsız olarak -tabi ki- kalabalık aile özlemi duyanlar, üçleyin, gelip sevelim.

sözlüğün 1000 yazarı geçmesiyle çömez modunun gelecek olması

kaçınılmaz son olmalıdır,sözlüğün bekası ve seviyesi açısından önem arz etmektedir.

yazarların fiziksel özellikleri

sanat eserlerine konu olan altın orantılı yüz hatlarım; minnak bir burnum -ki genelde nemlidir-, sarı kürküm ve bembeyaz patilerim var. miyavk

passengers

filmde şöyle bir hata var ki gemimiz avalon arcturus yıldızına yakın geçiş yapıyor ve bu geçiş esnasında 32 yıldır yolculuk yapıyorlar ve ışık hızının yarı hızında gittikleri için dünyadan yaklaşık 16 ışık yılı uzaktalar yalnız şöyle bir sıkıntı var ki arcturus dünyamıza 37 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

dermatoloji

deniz baykal'a yanlış tedavi uygulandığı iddiası

her ölen ünlünün arkasından konuşulan klasik iddialardan biri. pardon klasik değil 'klişe'.

içerik kuralları - iletişim