tıbbiyelilerden film önerileri

a man called ove

fazla bilinmez ama iyidir

pavyon

kumkapı ve yenikapıda girmediğim pavyon kalmadı bizim abiler müdavimiydi biz de yanlarında kardeşleri olarak bulunmak durumunda kalmıştık sonra biri çete liderliğinden cezaya bağlandı diğeri adam vurdu arazi oldu
o ortamlarda beni çeken şey kumardı ne karısı ne alkolü beni bağlamadı ama yalan yok o kumar ortamı adamın gözünü döndürüyor dikkatli olun pavyonlar tuzaktır sizi çapınıza göre koparırlar anlamazsınız.

artık sevmeyeceğim

bütün kabahat bende olduğu için aldığım karar.

oh land

kendisini wolf and i sarkisiyla tanidigim danimarkali sanatci. 2012 senesinde okan bayulgenin programina katilmisti. yakin zamanda break the chain ve perfection sarkilariyla tanistim ve bunlarin daha guzel olduguna karar verdim.

önüne gelenin kitap yazması

başta ben dahil hiçbirimizin az kitap okumasının gerekçesi değil elbette ama diyeceğim şu ki; edebiyat denilen şey ayağa düştü.

zaten ergen hitapçısı şairlerden bahsetmiyorum bile. fakat özellikle bu, yaşadıklarımı kaleme aldım safsatası aldı başını gidiyor. uluslararası ilişkiler okuyan bir arkadaşımdan bana kendi alanlarında da referans olan kitaplardan birkaç tane önermesini istedim. sağolsun söyledi o da. bakmak ve satın almak için `kitapyurdu`na girdim. alışverişimi tamamladım, sonra bir de (bkz: yeni çıkanlar) butonuna tıklamak istedim. yeni çıkan kitaplardan bazıları:

otuzbeş'i beklerken.

benim dinlediğim zamanlarda, alem fm'de yayın yapan programcı `nihat sırdar`ın kitabı. açıklama kısmında şöyle yazıyor: otuz beş’i beklerken’le hayatı ıskalamayan bir dille istanbul’un o eski sokak aralarında dolaşıyor, dükkân önlerinde top koşturup misket oynayan çocuklarla zamanın uçuculuğuna keskin bir parantez açıyor. söyleyecek bir sözümüzün her zaman olduğunu hissederek yapıyor bunu.
artık kocamustafapaşa 35 c taksim tabelalı otobüse atlayıp nihat sırdar’la zamanda bir yolculuğa çıkma vaktidir.

abi sen bunu neden yazdın şimdi? bu kitap bana ne katacak? veya kelime hazneme ne katabilir fazladan? evet belki peşin yargıda bulunuyorum, fakat atıyorum sen orda tahinli çörekten bahsettiysen ve de bunu edebiyat adı altında yutturmaya çalışıyorsan, biz bunu yemek zorunda mıyız? sen yeme ulan ayı diyebilirsiniz. tamam da yiyen insanlar var. onların yemesi de rahatsız ediyor beni.

diğer yeni çıkan kitapların isimleri:

yalnız seni sevdim.
sevdiğim tüm erkeklere.
aşıklar sözlüğü.
uykum kaçtı.

candan erçetin'in bebek şarkısında da geçtiği gibi; `ve daha bir sürü şey`.

ben bunu anlayamıyorum. ve bunları (bkz: sıçmık) olarak da görüyorum.

yıllar önce bi arkadaşın elinde görmüştüm de heves edip alıp okumuştum erkek halimle, `canan tan`ın `piraye` kitabını. hala küfrederim kendime o kitabı okuduğum için. çünkü bana hiçbir şey katmamıştı.

emeğe saygı mı? gerçek emek yerini bulur, sonrasında da saygıyı görür zaten. ama popüler kültür safsatası ile pompalanan ürünlere hayır!

kamusal mizah

haber kanalı konseptinde çektikleri videoların altında akan yazıda da videodan bağımsız içerikleri vardır.

uyutan doktor

tıpı kazan sonrası rahat be olum

tıp okumayanların söylediği bir sözdür zira tıp okuyanlar tünelin sonunu görmüş gelmeyin demiştir ama ne fayda

embriyoloji

donem 1'de vay be dedirten tek ders

kışı güzel kılan detaylar

159sanız ve sizi birkaç cm de olsun uzun gösterecek bi botunuz varsa bu oldukça güzel bi detay. bunun dışında kışın her detayı ayrı bi güzel ya şehre masumiyet iniyor her yer bembeyaz. sobalı bi yerde bulunma şansınız varsa kestane ve türevleriyle bu mevsimi daha da güzelleştirebilirsiniz. yaşasın kış!

aşk hayatını anlatan şarkı

mustafa sandal- neredesin?

yokluğunda çok kitap okudum, aradım
neredesin, nerede?
ara sıra resmine dokunup ağladım...

halkın doğru bildiği yanlışlar

kırılan kalbin özür dileyerek onarılabileceği

tıbbiyeli radyo

an itibariyle inler ve cinlerle top koşturduğumuz radyodur. bir de melankolik bir şeyler açtım ortaya karışık, kendim çalıp kendim dinliyorum. eee yok mu burayı canlandıracak, kopun kopun gelin hadi.

kalabak

eskişehirin kaynak suyu.
eskişehir büyükşehir belediyesinin tesislerinde şişelenip satılmakta.
içimi güzel olan bir su.
ilginç bir şekilde damacanaları 12 litrelik olarak satılıyor.
her sabah 26 su xxx plakalı araçlarda kalabak suyun müziği ile evlere ulaştırılıyor.

yaşlanmayan ünlüler

cüneyt arkın tıp okumasına rağmen uzun süre yaşlanmadan kalabilmiştir. adam antrenman olarak surdan sura atlıyor, bir zahmet dinç kalsın yani.

telefonla çok konuşan insan

bulunduğu ortamda yalnız olmasına karşın sap görünmek istemeyen insandır.

entry nick uyumu

(bkz:#107949)

edit: entry nick uyumu en sevdiğim başlıklardan biri (hangisi en sevdiğim karar vermek zor çünkü)

mesai dışı poliklinik

hekimin mesai saatlerine ek olarak acil servisin yoğunluğunu azaltmak amacıyla resmi ve genel tatil günlerinde de olmak üzere mesai dışında yaptığı ek poliklinik.

vardiya poliklinik uygulaması ile karıştırılmamalıdır; tamamen ayrıdır.

hekim sayısı yeterli olan yerlerde hafta içi 24:00'e kadar da yapılabilmekle beraber, genel uygulama cumartesi günleri yapılandır. hasta sayısı nispeten çok olan pediatri, dâhiliye, kbb, genel cerrahi gibi bölümlerden öncelikle gönüllü olanlar olmak üzere poliklinik yapılır.

döner sermaye ödemesi ise mesai içinden farklı olarak hesaplanır. hekimlere ek kazancı yapılan poliklinik gün sayısı kadar hastane ve hasta sayısına bağlı olmak üzere 300-1000 tl arasında değişmekte. bu farkın nedeni ise havuz sistemi olan eğitim araştırma hastanelerinde ortalamaya göre verilmesi, diğer bireysel ortalamanın baz alındığı özellikle periferdeki devlet hastanelerinde hekim performansı baz alındığından hasta sayısı çok olduğunda kazancın da buna paralel 1000 tl'ye kadar artması.
eğitim araştırma hastanelerinde 10 hasta bakan ile 30 hasta bakan hemen hemen aynı parayı alırken, devlet hastanelerinde bakılan hasta sayısına göre 1000 tl'ye kadar yükselmekte.

bence güzel bir uygulama. şahsen cumartesi günleri evde kös kös oturacağıma ayda 2 cumartesi günü poliklinik yapıyorum öğlen 14:10'a kadar; 09:00-12:00, 13:30-14:10 mesai. yaklaşık 30 hasta bakıyorum. ilgilenmem gereken özellikli hastaları da bu güne çağırıyorum.

deizm

çiçeklerle konuşmak

hayatımdaki bir çok insanla konuşmaktan daha iyi olduğunu düşündüğüm eylemdir.en azından beni dinliyorlar.

içerik kuralları - iletişim