aylik lensi 3 ay kullanmak

coup de grace

fr. son darbe, oldurucu vurus.

olumlerin belki de en tatlisi, en guzeli, en merhametlisi. can cekisen kurbani acisindan kurtaran olum ya da idam mahkumunun kafasina sikilan kursun. icinde bulunulan sefalete ve aciya merhamet dolu bir yaklasim. zarafet iceren belki de tek olum.

17 yuzyilda ortaya cikmis bir kelime grubu, aslinda "coup de grâce" seklinde yazilir. buradan da dinlenir.

bir iki ornek de verelim konu iyice pekissin.
1. agir yarali fakat henuz olmemis kisilerin kalbine ya da kafasina sikilan son kursun (genellikle kafatasinin arkasindan)
2. idam cezasina carptirilmis mahkumlarin acisina tek vurusta son vermek
3. tibbi yardim mumkun olmayan durumlarda, olumcul yarali askerlere sikilan son kursun
4. `seppuku` sonrasi kendini oldurmeyi beceremeyen samurayin kafasini govdesinden ayirmak

sadece insanlar veya canlilar icin degil, her durumda kullanilabilir. "sirket zaten son yillarda iflasin esigindeydi. ekonomik kriz sirket icin coup de grace (bitirici vurus) oldu" gibi gibi.

ıtır esen

böyle bir skandala konu olmasa adını bile duymayacağımız kişidir.

instagram paylaşımlarına bakılırsa 15 yaşından beri mankenlik yapan bu şahıs 18'inde mükemmel bir pazarlama taktiğiyle ünlü olmuştur. şüphesi olan varsa dedesinin seslendirme sanatçısı, halasının eski manken ve oyuncu olmasını bir düşünsün.

araplar

hicaz ve necd bölgeleri ana yurdu olarak bilinen semitik dil ailesinden (ki bu aile arapçadan başka ibranice ve malta dili gibi modern, kıptice ve fenikece gibi antik dilleri de içerir.) bir dil olan arapça konuşanlara verilen genel ad.
araplar modern tanımı ile bir ulus olmaktan çok, çinliler gibi tarihi ve etnik pek çok kavmi tarihi süreçte potasında eritmiş bir etnolinguistik gruptur. gerçi çinliler sonradan tek bir ulus olmayı başarabilmişse de araplar çok geniş bir coğrafyaya yayıldıklarından ortak ülkü ve istenç paydasında birleşemeyerek ayrı ayrı ülkeler halinde günümüze gelmişlerdir.
çöl yaşamına adapte olmuş araplara (gizli:bedevi) denir.
araplar’ın ata dinleri pek çok diğer antik kavimde olduğu gibi çok ilahlı olup içlerinde allah, allat, manat, uzza gibi ilah adlarını barındırmıştır. ilk olarak hristiyanlığın gelmesi ile bir kısım araplar hristiyanlığa geçerek roma’nın arabia petraeae eyaletinde yaşamışlardır. hristiyan araplar da “tek tanrı”ya allah demişlerdir.
müslümanlığın gelmesi ile yine tek ilah’a allah denmiştir. el-ilah anlamına gelmektedir. bu el artikeli ingilizcedeki “the god” ifadesindeki the ile aynı manadadır.
arapların altın çağı islam’ın zirve yaptığı orta çağ olmuştur. bu dönemde özellikle ispanya’da kurulan endülüs emevileri arapça konuşan bir grup olarak bilimde büyük atılımlar gerçekleştirmiştir. abbasiler’de de bilim önemli bir yer tutmuş, halife harun reşit tarafından antik yunan filozoflarının eserleri arap literatürüne girmiştir.
her medeniyetin bir sonu olduğundan islamın altın çağı veya arap-islam medeniyeti olarak adlandırılan bu devir batıda ispanya’da reconquistası ve doğuda moğol istilası ile bağdat’ın yağmalanması sonucu ortadan kalkmıştır.
uçsuz bucaksız yerlerin fethi ile arap dili geniş coğrafyalara yayılmıştır. pek çok farklı halk eski dillerini unutup araplaşmıştır. bunlardan başlıcaları mısırlılar, berberler ve levant’ın eski halklarıdır. fakat kadim kültürlere sahip farslar ve sonra türkler müslümanlığa geçseler de araplaşmamışlardır.
19. yüzyıl arap milliyetçiliğinin uyandığı bir zaman olmuştur ki mısır bu akımda başı çekmiştir. 1916’da bugünkü filistin bayrağının temelini teşkil eden ortak arap bayrağı altında araplar türk imparatorluğuna karşı ayaklanarak ingilizlerin de desteği ile bizi bölgeden çıkarmışlardır. ne var ki ingilizler savaştan sonra araplara verdikleri sözü tutmayarak sykes picot muahedesi ile arap yarımadasını bölük pörçük etmişlerdir. ne zaman tarihin bu kısmını okusam bana bir gülme gelir.
2. dünya savaşından sonra bu sefer araplarla akraba bir halk olan yahudiler ata topraklarında kendi ülkelerini kurmak üzere ayaklanmışlardır. sonuçta tüm arap ülkeleri bir araya gelse de küçük bir israil’i yenecek kudrette ve disiplinde ordu toplayamamıştır.
günümüz arap camiasında mısır, suudi arabistan ve körfez ülkeleri, dünya siyasetinde abd ve israil tarafındadır. suriye ve baas geleneğinden gelenler rusya ile yakınlık içindedir.
suudi arabistan geçmişte pek çok kez teröre finansman sağlamakla suçlanmış ve insan hakları ihlalleri ile gündeme gelmiştir. kamuya açık kılıçlı idam gibi korkunç geleneklere sahip bir ülkedir. ayrıca cemal kaşıkçı adında türk asıllı bir vatandaşını istanbul’da konsoloslukta yine muhtemelen kılıçlarla doğramıştır. kadınlara mal mülk muamelesi yapılan benim nazarımda medeniyetten nasibini almamış fesat bir ülkedir.
arap karakteri dünyada genelde güçlü kimse ona biat eden imajındadır. bu biraz haklı bir imajdır. şöyle ki o zamana kadar müslüman geçinen araplar ingilizler kudüs’e girince onları sevinçle karşılamışlardır, hatta bu o dönemde oralarda bulunan ve ilk başlarda ümmet heyecanı içinde bulunan mehmet akif ersoy’un dahi gücüne gitmiştir ve olayı şaşkınlıkla karşılamıştır. başka örnek, sonraları ingiliz mandasında ingilizlere koşulsuz uyan arap ahalisi rommel komutasında almanlar gelince bu sefer ona bağlılık yemini edip onu sevinçle karşılamıştır. hollywood filmlerinde de bu işlenmektedir. arrival filminde dünyaya gelen uzay gemilerine dünya halklarının tepkisi tvlerde gösterilirken arap detayı beni epey güldürmüştür. orada araplar gelen uzay gemilerine secde etmektedir. bu dünyadaki genel arap algısını anlatmaktadır.
arap turistler dünyada genellikle gürültücü, gittikleri yerlerin kurallarına riayet etmeyen ve kendini beğenmiş olarak nam salmışlardır. tabii genellemeler her zaman doğruyu gösterecek değildir. türkiye’de de zengin arapların gayrimenkullere son yıllarda para akıttığı bilinmektedir. arap milyonerlerin türkiye’mizde büyük arsaları kapattıkları ile ilgili pek çok haber duyulmaktadır. yabancılara arsa satılmasına kesinlikle karşı bir türk vatandaşı olarak bu gelişmeler beni kaygılandırmaktadır. bir gün kendi yurdunda parya olmamak dileğimdir. türk atalarımın kanıyla sulanmış bu toprakların böyle satılması beni rahatsız etmektedir.

iron maiden

ingiliz heavy metal grubu.

günlük dozunuzu buraya bırakıyorum...

kabullenmek

gerçeklerle yüzleşmekten başka şansımız yok bazı şeyleri kabul etmeliyiz olmuyacak şeylere umut bağlamak sadece kendimiz kandırmaktan öteye bir şey katmaz bize

sözlü sınavında ağlayan stajyer kız

2 aylık staja günü gününe çalışmış,asla not üstüne not getirmemiş,son gece de artık çalışacak birşeyi kalmadığı için saat 11 sularında yatıp iyice uykusunu alıp sabah hocanın kapısında ' hiç çalışmadım kesin kalıcam bu sefer ' diyip asla kalmayan kızdır,kızımızdır.tusu da kazanmıştır kendisi şimdi,hocasının gözüne girmeye uğraşan çalışkan asistan yavrumuzdur

biz pratisyen yetiştiriyoruz diyen hoca

ulan ne pratisyen yetiştiriyorlar ne de tus'a hazırlıyorlar(veya tus için zaman veriyorlar).
bazı fakülteler pişmanlıktır.

gülümseten reklamlar

cem yılmaz in doritos serisidir. özellikle arada durduk yere kollarımı açıp şaşkın bakışlar altında şarkıyı söylüyorum.

ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler

çoktan unutulmuş saçma dizileri, filmleri izlemek.

okuduğun fakülteyi yetersiz bulmak

preklinikte özellikle 1.sınıfta anatomi laboratuvarında maket sırası beklerken, genellikle iki haftada bir yalnızca 2 saat laboratuvar süresi verip sınav haftası 200 kişiyi bir odaya doluşturduklarında iliklerime kadar hissetmiştim. akademisyenin konuyu anlatmıyor oluşu ingilizce videolardan, textbooklardan tolere edilebilir. ancak bir üniversite öğrencisine anatomi laboratuvarını kilitlemek kabul edilemez, bu kolay kompanse edilebilen bir şey değil. her ne kadar anatomi uygulamaları ile dijital ortamdan öğrenmeye çalışsak da elimize aldığımız bir maketi yerini asla tutmayacak, kimse maket/kadavra satın alabilecek konumda değil. laboratuvar imkanı sağlanmıyor, ders notu verilmiyor, ders anlatılmıyor buna karşın öğrenciden beklentiler göklerde, yazık

tıbbiyelinin sinemada izlediği ilk film

kurtlar vadisi.
kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum ama baya küçüktüm. hatta korktuğum için sinemadan çıkmıştık ikinci yarıda. *

uykuya sigara molası vermek

hiç anlamlandıramadığım bir vaka.

adam uykusundan uyanıyor, balkona çıkıyor, bi dal sigara içip geri yatıyor.

nikotin bu kadar mı etkili bir madde?

derste uyumak

kafayı öne eğin, elinize kalem alın , hafif deftere bakar gibi uyursanız çok denedim hoca uyarmıyor. farkeder illaki ama uyarmıyor.

dubtrack.fm

çok uzun zaman sonra çevrimiçi olduğum radyo. sınavı olmayan varsa beklerim.

boyalı da saçların

mabel matiz'in şarkıcılıktan ozanlığa adım atıșının belgesi olan maya albümünün 12. şarkısı. daha ilk sahnesinde mevzuyu anlamamız yürek burkuyor. mabel 'in de en sevdikleri arasındadır.
 spoiler!
cigarası da tüter, canım acısından yorgun
kendi dalına düşman bu çiçeği nasıl sevsin?
kollarında kördüğümler, çözülmez mi gönül?
ağrısında durur cevabı ama bakmıyor iki gözüm
mağlumuydun, arandıkça kaybeder izin

sesamme

susam sevdiğimden olsa gerek, sesame adlı kent marka bir şeker, sevdiğim bir bayram şekeridir.

kısa saçın yakıştığı kadınlar

winona ryder'dır bu kadın. yani bir insan evladına kısa saç ancak bu kadar yakışabilir herhalde. insanın baktıkça bakası geliyor hayretler içerisindeyim sözlük...

mihriban

neset ertas, musa eroglu, sukriye tutkun gibi müzisyenler tarafından birçok kez yorumlanan guzel bir türkümüz

antakya

şimdi sizin kafanızda iki tane soru işareti var. bir, oruk nedir? iki, neden yenilir? *

içerik kuralları - iletişim