görsel
1920 Nobel edebiyat ödüllü Knut Hamsun'un eseri.
Kitap hakkında yorum yapmadan önce internette ararken barış özcan'ın bile insanlara tavsiye ettiğini gördüm. Evet katılıyorum kitap cidden okunmalı fakat bunu yaparken beklentiyi yüksek tutmamanızı tavsiye ederim.
Kitabı güzel yapan detaylardan biri yazarın kendi hayatını yansıtması. Hatta o derece ki bir nevi otobiyografi sayılır bu eser. Kendi hayatı da açlıkla kurulmuş.
Fakat hoşuma gitmeyen yanları da oldu nedense bu kitabın. Yazarın karakteri sürekli başka başka hayallere daldırması, vicdan yaptırması, aklı başından gitmiş gibi hareket ettirmesi ve bu yüzden sanki hikayenin atlayarak devam etmesi biraz sıkıcı geliyor.
Aslında bunun bir güzel yanı da var. Yazarın açlığı ve açken davranışları İyi kötü her yanıyla gerçekçi betimlemesi. Açken nasıl bir mantık bekleyebilirsiniz ki insandan?
Size tavsiyem Behçet necatigil çevirisiyle okumanız.
belki de kitabı albenili yapan en güzel yeri şu girişi olmuştur :
Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir Kristiania'da aç açına sürdüğüm günlerdeydi...