Tıbbiyeli Radyo Yayında!

adalet yürüyüşü

ana muhalefet partisi genel başkanı tarafından başlatılmış yürüyüş. sonuna kadar gidilecek mi, ohal kapsamında müdahale edilecek mi, katılım iyi olacak mı bilmiyorum ama biraz `adalet ` gerçekten fena olmazdı.
(bkz: adalet nöbeti )
70ine merdiven dayamış kılıçdaroğlunun o kadar yolu bu sıcaklarda aşabilmesi büyük bir mucize olur.
aksi durumu tam bir komedi olur
(bkz: akılsız başın cezasını ayaklar çeker)
(bkz: kendine inananları yarı yolda bırakan lider)
kılıçdaroğlu'ndan bekleyeceğim türde bir eylem.
ne insanları dağa çağırır., mahalle ağzıyla kavga eder ona buna küfür gibi laflar eder, bir sivil beyefendinin yapması gerektiği gibi sozel veya fiziksel şiddete başvurmadan eylemini yapar dikkatini çekmeye çalışır.
napsın ülkenin insanı öküzse anlamıyorsa adam gibi laftan.
bunca zamanki hukuksuzluğun ardından anca chp istanbul mv. tutuklanınca başlamıştır.acaba ucu partinize dokunmasa böyle bir eylemde bulunur muydunuz sn.kilictaroglu?sanmıyorum ama umarım bazi şeyleri değiştirmeye vesile olur.
aynı hülya koçyiğit gibi beni heyecanlandırmayan yürüyüştür. kitlelerin inancını kaybettikten sonra chp malesef halkın partisi değil kendi paşa gönlünün partisidir.
normalde çok ilgi olmayacak, ses getirmeyecek diye düşünülürken cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan ve kurmaylarının yürüyüşle dalga geçen mesajları ile kitlesel bir harekete dönüşmekte olan eylem.

öyle ki yürüyüş kortejinin uzunluğu bugün sıcak havaya rağmen 10 km'yi bulmuş.
16 nisan referandumundan sonra yükselen kurultay çağrılarını dindirmeye yarayan eylem.
bunun dışında (çoğunluk) halk nezdinde, hapse girmiş bir "vatan hainini" savunma yürüyüşü olarak değerlendirilmesi olasıdır.
dogmalarini fanatizmini reis aşkını birak da gel öyle konuşalım .
yürüyüş iyi güzel ses getirdi de...
adalet daha gelmez bu ülkeye...

bana bunu düşündüren olayı bugün yaşadım. şöyle ki;

arkadaşımın (bkz:nöbet ziyareti)ne gitmiştim ve eve dönüyordum. annem aradı "atatürk caddesi felaket ara yollardan gel" dedi, ben de zümrütevler kavşağından sgk kampüsünün oraya dönüp oradan eve geçecektim. önümdeki tek engel atatürk caddesi'ndeki o kalabalıktı. haydi insanlar bir şey yapmıyordu, sıkıntı çıkaran yoktu, ama trafik nasıldı biliyor musunuz? rezalet ötesi. 2 gidiş 2 geliş ortası bariyerli olan atatürk caddesi 3 geliş 1 gidiş olmuştu, utanmasalar 4 geliş yapacaklardı. kavşak dört yol. kaçak u dönüşü yapanlar, karşı şeritten diğer şeride dalanlar, birbirine yol vermeyenler, hadi onu geçtim ambulansa yol vermeyen hayvan sürüsüyle doluydu. hayvan diyorum, çünkü böyle bir saygısızlığı insan yapamaz, yapıyorsa o insan değildir benim gözümde. hadi oradan dönemedim çıkayım e-5'e idealtepeden döneyim dedim. orası bir nebze daha boştu, ama tabii ki insanların o caddeyi nasıl çer çöp yaptığını da görmüş oldum. kaldırımlarda, yeşil alanda su şişeleri mi dersiniz, bayraklar mı dersiniz...

yani kısaca diyeceğim şu ki:
ne kadar adalet diye bağırsak da,
insana ve çevreye saygımız olmadıkça,
nah bize adalet!

içerik kuralları - iletişim