ah muhsin ünlü

gerçek ismi onur ünlü olan yönetmen, yapımcı, senarist, şair. şiirleri kadar leyla ile mecnun'u ve filmleri övgüye değerdir. bir şiirinin dizelerini dersaneden her çıktığımda karşı duvarda görür gülümserdim. izleyin, izletin, okuyun, okutun.
'resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.' demiştir.

ayrıca`sen aydınlatırsın geceyi ` filmiyle dilimize bir `mreyte ya myreyte` şarkısı dolayan yönetmen.
ah muhsin ünlü ah.şair,yönetmen,müzisyen...`gidiyorum bu` kitabı kütüphanemde durmaktadır.ben annem ölürken hiç ağlamadım....
bir şiir bıraktım okuyunuz agalar...
sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

-freud diye bir şey yoktur.
onur ünlü'nün mahlası. şu şiirini annesi vefat eden her okuyan veya dinleyen kişi saniyorum ki gözyaslarini tutamaz:

"resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim,
resulullah yolda ebu bekir’i görse ‘es selamu aleyküm ya sıddık’ derdi,
ben yolda ebu bekir’i görsem tanımam.
resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım.
ben annem ölürken çok ağladım çünkü annem
gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz.

resulullah azrail’i yolda görse tanırdı;
ben azrail’i annemin yanında görseydim ona bir çift lafım olurdu,

derdim ki şimdi yani af edersin ama o sıktığın annemin gırtlağı.

resulullah olsa ona bunları söylesem o bana gülümserdi;
o bana gülümserdi ben ona derdim ki, anam babam yoluna feda olsun ey allah’ın resulü; fakat şu koca melek, annemin gırtlağını sıkıyor, bir şeyler yapamaz mıyız?

resulullah orada olsaydı annemin elini tutardı derdi ki ‘kızım ha gayret!’;
ben orada olsaydım annemin elini tutardım ve derdim ki ‘anneciğim ölmesen…’

ben oradaydım annemin elini tuttum ve dedim ki ‘anneciğim seni ben…’;
annem döndü bana bir baktı o bakışı görmeliydiniz

resulullah o bakışı görseydi merhametten ağlardı;
ben o bakışı gördüm haşyetten bayılacaktım ama annem elimden tuttu.

ne tuhaf, anneler ölürken bile çocuklarının

anneler ölürken bile çocuklarının ellerini bırakmıyor ne tuhaf…

resulullah çok şanslı bir insan
annesi öldüğünde o küçücüktü;
benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,
zaten şanslı birisi de değilimdir, filmlerim iş yapmaz.

annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!

olamaz dedim annem son nefesini alıp da vermeyince
verse de ben alsam onu, içim ferahlasa, siz de görseniz
resulullah tutsa annemin elinden birlikte geçseler çölü
nasıl olsa resulullah da ölü annem de ölü."
"...ayakkabılarını kapımın önünde görmek istiyorum
çünkü bu seni seviyorumun içine nal salmak demektir...
... siz hiç yahudi bir otobüs şoförü düşlediniz mi"
anlatımının içindeki metaforlarda kendinizi kaybedebileceğiniz ve bunu denizde suya attığınız o ilk kulaç hafifliğinde hissedeceğiniz şahane ötesi insan.
öyle bir düşünce yapısına sahip ki
kendinizi bir aşkı dinlerken aynı anda ortadoğu siyasetinin anlamsız kuruntularına ağlar bulabiliyorsunuz kendinizi.sevmekten sevişmekten bahsederken bu işi tanrının yasaklamadığını farkediyorsunuz.
allah'la beraber sevmek gibi,daha çok dinde bahsediler "huşu" kelimesinin tam anlamıyla aşkın içinde bize hissettiren kişidir ah muhsin ünlü.
kendisinin imza günü vardı istanbul kitap fuarında emrah serbes sırası beklemekten yanına gidemedim.
emrah serbes'in de imzasını alamadım o ayrı can sıkıntısı zaten de orayı karıştırmayayım.
şu sıralar tek isteğim kendisiyle karşılıklı oturup, huşu içinde âşık olmaktan bahsetmek.
güzel yürekli ağabeyciğim seviliyorsun haberin olsun.
ayrıca yönetmenlik de yapar kendileri.
(bkz:görünen adam)

içerik kuralları - iletişim