Kendi deyimiyle Endülüs ve kuzey afrika tasavvufu üzerine yoğunlaşmış; Karamanlı şair, yazar, sunucu.. Şimdilik yalnızca "kuşlarla sohbetin şartları" kitabını okudum ve iki konuşmasını dinleyebildim. Umarım daha çok dolduracak saatlerimi.
Ülkem edebiyatı üzerine düşünmüş, kendinden parçalarla tablonun eksik yanlarını çizmiş bir yazar. Hep okuduğu halde yazması için arkadaşıyla inatlaşması gerekmiş. İkinci yeni ve tasavvufî eserlerle dolmadan yazmamış. Sanırım Haydar Ergülen söz ediyordu bu durumdan, "üniversiteye geçinceye dek tek satır yazmadım". İsmet Özel, şairliği üzerine sistematik kararlar almış zamanında. Yazar denince fiili değil faili kastetmek, özne olmak zor iş. Ahmet Murat, uzunca bir vakit dövmüş ustaların kaleminde. Açık uçlu manometre gibi değil zihnimiz, o an kaleme dökmezsek uçmuyor. Yoğruluyor, pekişiyor ve yine gün yüzüne çıkıyor. Periler yastığımızın altına koymasa da ilham, dert edinme; peşini bırakmıyor yazmakla yükümlü olanın. Ahmet Murat, yazmanın ertelenebileceğini ama terk edilmeyeceğini söylüyor.
(bkz:haydar ergülen)
(bkz:ismet özel)
(bkz:kuşlarla sohbetin şartları)