Bulunduğum universitede %50 lık oran temel tıpta yasanmaktadır an itibariyle. Bu gibi durumlar akıllara bilenler geçebilsinden ziyade anfiler kaç kişilik ona göre geçirelim, bursları duşsün, yatay geçişi engelleyelim gibi amaçların güdüldügü hissi uyandırıyor.
Kalabalıkla başarının azalması bana mantıksız geliyor. Yani ileride hepimiz kalabalık ortamlarda çalışacağız "canım bi saniye ilaç yazıyorum" mu diyeceğiz? Ancak sınıfın sayısı ile hastanenin kapasitesi arasında muazzam bir fark varsa klinisyen hocaları rahatlatmak adına bu tarz şeyler oluyor olabilir. Gerçi o da bi çözüm değil, alt dönemde aynısı olacak bu sefer de.
Yök belli bir sayıyı dayatıyor, yersen. Fakülteler bu sayıyı eğitecek imkana sahip mi değil mi bakılmıyor.



Eskiden devam zorunluluğu vardı, artık yok heralde. Hadi onu geçtim 500 kişiye Uygulama dersleri nasıl veriliyor, çok merak ediyorum. Biz 100 kişiyken lablara sığamıyorduk. Zilli sınavlar işkenceydi, bütün gün sıra bekliyorduk. Hastaneye sığabilen son nesil olduk. Bizden sonra kontenjan iki katına çıktı ve kalanlar çoğaldı. hocaların bilerek yaptığı bir şey var sınavlarda, onun dışında öğrencilerin de iyi yetişmediği düşüncesindeyim.
öğrencilerden çok tıp fakültesi hocalarının başarısızlığıdır. aslında eğitim sisteminin başarısızlığıdır.