akrabalık

derecelerle ifade edilir. anne, baba, evlat 1. derece iken kardeş, nine, dede ve torun 2. derecedir. amca, dayı, teyze, hala, yeğen 3. derece olup kuzenler 4. derece akrabalardır. canlı donörden organ bağışı 4. dereceye kadar akrabalar arasında yapılır.
arapça kökenli bir kelimedir
esas anlam olarak yakınlık yakınlaşma demektir.

örnek
araf19
"ve ey Âdem! sen ve zevcen cennette yerleşin (oturun) sonra da, dilediğiniz yerden yeyin. ve bu ağaca[şecerete] yaklaşmayın {la takraba}. o zaman (yaklaşırsanız ikiniz) zalimlerden olursunuz."
eğer akraba senin ise çoğu zaman seni üzen ve rahatsız edendir.
şahsen biz türkler bu akrabalığa ne kadar önem veriyoruz diyorsak aslında o kadar katlediyoruz bu kavramı.

etrafımda akrabalar yüzünden yıkılmayan ya da dağılmaktan son anda kurtulmayan aile neredeyse hiç yok.

adam gibi sevmiyorsanız yapmayın aman şu şeyi.
bugün görev icabı gittiğim köyün tüm sakinleri arasındaki ilişkidir. köyde tek soyadı var. akraba evliliği, anomalili bebek, düşük, ölü doğum, yenidoğan ölümü o kadar fazla ki, görseniz çıldırırdınız.
çekirdek aile olmamıza rağmen kalabalık ve birbirine sımsıkı bağlanmış, eski geleneklere sahip bir aile içerisinde büyüdüm. bu yaşıma kadar bu 'çokluğu' çok kıymetli bulur, koruyucusu olacağıma inanırdım. fark ediyorum ki tüm büyük aileler de doğar, yaşar ve ölürmüş sözlük. zaten neyden eminse insan onun sarsıntısıyla imtihan oluyor. çocukluğumda bana yüce gelen insanları, değerleri sorguluyorum bu yaşımda. belki de gerçekliğinden yüzde yüz emin olmadığım bağları yine de koparmamam gerekiyordur, yoksa münzevilik benim özgürlüğüm değil mahkumiyetim olacak. tüm duygular belli bir gerçeklik eşiğini aşamıyor gibi. gülümsemeler asla tüm kalbimle değil, sözler söylenmiş olsun diye.ya bahsi geçen değerleri çocuk aklım ve kalbimle hiç sorgulamayıp çok yükseğe yerleştirmişim ya da insanlar artık yavaş yavaş "ben'e" dönüyor.

içerik kuralları - iletişim