bilim târihi, uygarlık târihi ve siyâsal târih sahalarında titizlikle çalışmış; genellikle beş para etmez gerizekâlıların olduğu sol-sosyalist cenahtan çıkmış nâdir karakterli ve düzgün insanlardan biridir. birkaç sene önce şirince'de tiyatro medresesi'nde evrim konulu bir kampta ders anlatmak üzere dâvet edildiğimde, organizatörlere esas kendisinin ders vermesi için dâvet edilmesi gerektiğini belirtmiştim. akabinde kendisiyle irtibât kuruldu. şirince'de tanışıklığım sonrasında tam da tahmin ettiğim gibi nitelikli bir insan olduğunu gördüm. ben genç biri olarak sıcakta yorulunca medrese'ye gitmek için araba istemişken, kendisi yaşlı olmasına rağmen şehir dışından kocaman çantasıyla bizzat kendi imkânlarıyla gelmiş, bir de medreseye gelmek için uzunca yol yürümüş, ekipten de hiçbir maddî şey talep etmemişti.



bilenler bilir tiyatro medresesinin yemek menüsü vejeteryan-vegan ağırlıklı ve benim gibi etçil bünyelere çok ters. orada kaldığım bir haftaya yakın süre zarfında ciddi açlık çekerken, anlattığım dersin ikinci saatinde pilim biterken, alâeddin hoca günde tek öğün, iki tabak sebze yemeğiyle her gün çatır çatır saatlerce ders anlattı.



introvert bir insandır, kendisiyle muhabbet etmediğiniz sürece gelip selâm vermez. yemeklerin verildiği yerde dâhi masadan ayrılıp çimenlere kendi başına yemişti yemeğini. hiç konuşmaz ama sohbetine başladığınız anda kendisini durduramazsınız. birkaç saatlik süre içerisinde koca bir kitap bilgisi aktarır.



elbette bunlar, her dediğinin ve iddiâlarının doğru olduğunun delili değil. kendisi de benim gibi katı-deterministik evrimci olmasına rağmen, bilhassa teoriler bazında ciddi uyuşmazlıklar var. politik görüşleri, evrime bakış açısında ve evrim anlatımında çok belirleyici. evrimsel biyoloji bilgisi aktüel değil.



alâeddin hoca evrimde kolektif proseslerin üzerinde fazlaca durur ve buradan siyâsette egaliteryan düşüncelere geçiş yapar. ayrıca etolojideki alfa memeli terminolojisine şiddetle karşı çıkar. ben kendisinin görüşlerinin doğrudan bilimsel bir altyapıya sâhip olmadığını düşünmekteyim. kendisi bir biyolog değil, siyâset ve târih altyapısı olan bir akademisyen. kendisiyle geçirdiğimiz kamp dönemi bunları kritik etmek bakımından benim açımdan oldukça verimli idi. eserlerinin tümünü okumuş bir okuru olarak kendisiyle arkalı önlü ders anlatmak ve kendisiyle sohbet edip dersini dinlemek şansım oldu.



nitekim, zihinsel emeği yüksek bir insandır. kemirgenlerden sömürgenlere insanlık târihi kitabı bünyemi ciddi mânâda triggerlamıştır.



görsel