allahın her şeyi göremeyen olması

"allah her şeyi bilir, her şeyi görür,onun planı dışında hiçbir şey olmaz."

peki şeytan yılan kılığında cennete girerken,adem ile havvayı kandırırken allahın akşamdan kalma olup olmadığı sorusunu sordurtur. ya da adem ile havvanın o meyveyi yiyeceğini bile bilemeyerek onlara meyve yasaklayan tanrı, resmen insani özelliklere sahip bir tanrıdır. gerçekten düşündürücü
allah doğurabilir mi sorusuna "evet" diye cevap verince "ehee hani doğurmamıştı", "hayır" denilince "eheee hani her şeye gücü yetiyordu." şeklinde cümle oyunlarıyla sonuca varmaya çalışan ve tenzihi sıfatlardan dolayısıyla da "muhalefetün lil havadis" sıfatından falan haberi olmayan güruhun yeni söylemi sanırım. her şeyi görüp göremediği elbet bir gün herkes tarafından net bir şekilde anlaşılacaktır.
yukarıda da bahsedilmiş. çelişki içeren mantıksız sorularla, çelişki bulduğunu düşünerek içten içe sevinç çığlığı atanların buradada var olduğunu görmüş olduk. bir misal daha allah kendinden büyük bir taş yaratabilir mi? bu soru net şekilde şark kurnazlığıdır. evet desen, "hani hiçbir şey ondan büyük olamazdı?" hayır desen, "hani her şeye gücü yeterdi?" sorularını göt cebindeki ışık saçan aygıtın notlar bölümünde taşır sorunun sahibi. halbuki gel kardeşim şu işi baştan ele alalım diyerek sorunun mantıksızlığını açıklasan mavi ekran verir. hatta biraz cahilce biriyse elindeki göt etme imkanını elinden aldığınız için öfkeyle karşılık verebilir. peki nedir o mantıksızlık silsilesi,
bir kere en başta soru sormak öğrenmek, gelişmek için vardır ve yaratıcının insanoğluna bağışladığı belki de en önemli ayrıcalıktır. halbuki burada sorulan soru kötü niyet yahut soruyu soran kişiye has bir espri tarzını barındırdığından soru sormanın özüne terstir.

soruyu soran bir yaratacının varlığını kabulle soruyu anlamlandırabildiği için bu durumda evvela bahsettiği varlığı hakkıyla tanımalıdır. o ki her şeye gücü yeten, her şeyi gören, doğmamış, doğurulmamış, mutlak güç sahibi, kainatın maliki, zaman ve mekandan münezzeh olan allah azze ve celledir. bu kısmı tamamladıktan sonra sonsuzluk meselesi soruyu sorana anlatılmalıdır ki böyle basitlikte sorular soran insanın buraya kadar sabredeceğini beklemek fazla iyi niyeti gerektirir ya neyse.. velhasıl bunu soran kişiye, sonsuzdan büyük bir sayı bul sonra bu sorunu tekrar ele alalım denilerek yol verilmelidir.

bir de işte dedik ya hakkıyla tanımak! kader, kaza, ezeli(mutlak) ilim gibi kavramları bilmeyen insanların böyle başlıklar açması da normaldir. yaratılışın tümüyle bir sınavdan ibaret olduğunu anlayamayışından yahut bunu kabullenemeyişindendir. hoşgörüp onlara da dua etmek gerek belki de..

içerik kuralları - iletişim