hastanın hikayesi, öyküsü anlamına gelir. önemli ve hatta fizik muayeneyle taçlandırılınca neredeyse tanı koydurucudur. günümüz şartlarında tam almak tabi ki mümkün değil bize verilen 2-3dk içinde hastanın bırakın özgeçmişini soygeçmişini almayı, onca şikayet arasından üstelik kapıdan '' ben bir şey soracaktım'' diye giren birçok hastayla tüm dikkatimiz dağılırken hastamızın esas şikayetini anlarsak şükredebiliriz.
Çiledir.Hele hastanın bilinci kapalıysa hasta yakınlarının her bilmiyorum,emin değiliminde içinizden bir şeyler kopar.
D— :Neyi var?(*)

H—:Bilsem getirir miyim!? Onu siz bulucaksınız.

D—:Biz kahin miyiz, hanımefendi!? ne şikayetle getiriyorsunuz? onu soruyorum.

Sırf bu saçma diyaloğu yaşamamak için. “ne şikayetle geliyorsunuz?”. diye soruyorum. ibretlik diyalog(*)
Sinsice gunluk hayatimin bir parcasi haline gelmeyi başaran beni hayattan sogutan sey.
Arkadasim :artik ahmetle eskisi gibi degiliz
Ben : ilk ne zaman fark ettin bu durumu . Ne zamandir boylesiniz . bu duygu sende ara ara mi oluyor yoksa her gun var mi. ne zaman siddetleniyor .Onceden yapmis oldugunuz bi tartisma kavga var mi gibi sorulari sorasim geliyor ama tabiki de durduruyorum kendimi ve duzelirsiniz diyip gecistiriyorum en sonunda
Ben: Geçmiş olsun ne şikayetiniz var ?

Şimdi evladım ben 1984 yılında bir kriz geçirmiştim sonra 6 ay kadar geçti ameliyat oldum.

Ben: Amca geç onları şimdi hastaneye niye geldin?

Evladım bi bekle daha gelmedim oraya

Yine yıl 1992 ben bir kriz daha geçirdim bu sefer hemen ameliyata aldılar.

Ben: Amca ne krizi geçirdin?

Oğlum bak kriz işte doktor değil misin sen bildiğin kriz.

Ben: Amca ben kriz geçirecem yeter artık şu an niye hastanede bulunuyorsun?

Tuvalatimi yapamıyorum.

Ben: Gel amca seni müşahadeye alalım...

Oğlum ne müşahedesi ben 2008 de bi kriz daha geçirmiştim. :))

Böyle iğrenç bi iştir anamnez almak.
İyi bir anamnezin %70 tanı koydurucu olduğu söylenir. Kalan %20 fizik muayene, %10 ise laboratuvar. Hekim için vazgeçilmez bir unsurdur.
Hastanın anamnezini aldıktan sonra neyi olduğunu anlamadiysaniz muayene ettikten sonra da anlayamayacaksiniz demişti dahiliyedeki bir hoca
En önemli olayı doğru soruyu sormakta bence. Tabi tecrübe ve teorik bilgi yeterliliğiyle de alakalı. Hastalar detaylı açıklama yapmıyor. Ya da bana öylesi denk geliyor.

Suisit girişiminde bulunan bir hasta vardı. Ben depresyon tedavisi görmüş müydün diye sordum. O da direk evet dedi. Ertesi gün vizitte hasta sunulurken meğerse öfke kontrol bozukluğu için tedavi gördüğünü öğrendim. Soruyu daha önce herhangi bir psikiyatrik tedavi aldınız mı diye sormam gerekiyordu.

Anamnez için çıkardığım sonuç bu yüzden --doğru soruyu sor- oldu.
Anamnez: Hastadan alınan bütün tıbbi hikayedir. Hastanın daha doğmadan önce anne karnında maruz kaldığı etkenlerden başlar soyağacına girer günümüze kadar ne yaşadıysa hepsini içerir. "İyi Doktorluğun" bel kemiğidir.

Tanı koymanın %60 ıdır.

Derlerki hastadan anamnez aldın tanıya %60 yaklaştın fizik muayene ile %85e geldin %15lik kısımda ise ayırıcı tanı için laboratuar ve ileri görüntüleme tekniklerini kullanabilirsiniz. Haaa anamnez ve fizik muayene ile hala aklınızda bi tanı yoksa isterseniz dünyanın en iyi görüntülemesi olsun tanı koymak çok zordur.