anneanne evindeki nakışlı yastık

tek yastıkta kocayın yastıklarından ise bir de tek başına 10 kilo gelir tartıda.

ben çok severim onları. ne kadar sert olsada o kadar rahat uyurum ben onlarda.
bu yastığın bir parçası olan o malum bölüm, bazı evlerde tvlerin üstünde de bulunurdu.
sanki başınızı taşa koymuşsunuz gibi hissertiren el emeği göz nuru yastıklardır.maziyi yaşatır tekrardan
yatmaya kıyar mı hiç insan, o nakışlar hep el emeği göz nurudur. bence onları kaldır sakla bir yerlere. ne kadar kıyamasam da ben de yattım onlarda evet en güzel kısmı ise sert olması. hatta bazıları saten üzerine dikilir filan, renkli satenlere... ya işte açtınız başlığı goturdunuz çocukluğa
uyandıktan sonra bir süre yanakta gül deseni ile dolaşmak zorunda bırakır.
'bir yastıkta kocamak' taki yastıktır. şimdi herkesin kendine ait iki yastığı var. en azından benim ve yakın tanıdıklarımın.
aynı tastan yemek , aynı bardaktan içmek , aynı evde iki üç aile kalmak .. bunlar da modern yaşamla birlikte karşılığı ortadan kalkan kavramlardan.
çok severdim anneannemi. okumayı da oyun oynamayı da hatta belki şu an olduğum insan olmayı da bana o öğretti. beline kadar dalgalı saçları vardı. saç örmeyi de bana o öğretti ki çok heveslendiğim o güzel saçlarını örebileyim diye.
ölümle ne kadar geç karşılaşırsanız o kadar güç oluyor inanmak. anneannemi kaybedince işte o yastıkta aradım kokusunu ya da belki bir tel saçını. gitmişlerdi. öğütlerini kalbime sıcak bir buseyle mühürleyip gitmişti, melek olmuştu o güzel kadın. fırsatınız varsa bir gün anneannenizle o yastığa yatıp sabaha kadar sohbet edin. çok güzeldir.
kuğu veya gül gibi farklı desenleri olan emektar yastıklar , yastıklarımız...

eskiden elektrik yokken köyde anneannelerimiz toplanıp gaz lambası eşliğinde işlerlermiş onları.
o kadar çok özledim ki oyuncak bebeklerim için yapmıştı canım anneannem, huzurdur o yastık bir çınarın emeğidir, mekanı cennet olsun

içerik kuralları - iletişim