apolitik

siyasetle uğraşmayan siyasete soğuk bakan kişi.
hem kürt olmama ragmen benimle,hem de kürtlerden nefret ettigini soyleyen bir ülkücü ile aynı anda flört ederek beni aldatan sevgilimle ,bir bankta oturuyoruz. yaklaşık bir saat sert tartışmalar iceren bir konusma yaptık ,uzun bir sessizlik oldu. bitti mi dedi,gozleri yaşlıydı. ben de döndüm ona baktım,gozlerinin ici ağlıyordu. benim de icim cok buruktu. bir tarafdan aldatılmış olmanın öfkesi vardı,bir tarafım onu çok seviyordu ve ona bitti diyemiyordu. cok zor durumdaydim. o sırada aklıma geldi,nasıl siyasi düşünce olarak bu kadar zıt iki kişiyi aynı anda sevebildin dedim. o adam benim gibilerden nefret eder,ben de onun gibilerden. kız bir süre sustu. bir daha sordum " nasıl böyle farkli iki insanı sevdin rana!" kızın bana verdigi cevapla kafamdan kaynar sular döküldü. "ben apolitigim." "böyle seylerin benim icin önemi yok." sonra orada bu lafı beni daha da ofkelendirdi. bitti dedim ayaga kalktim. ayni yönde gitmemiz gerekiyordu çıkış oradaydi. yururken sordu,nasil unutacaksin beni? ben aglayarak "unutmayacağım" dedim ve hızlı adımlarla gittim. kızı o günden beridir görmüyorum ve unuttum mu derseniz, buraya entry girdigime göre unuttum mu sizce? derim.


bu da böyle hüzün dolu hikayemdi sevgili sözlük :(
platon'da böylelerine der ki:
"siyasetle uğraşmamanın cezası, sizden daha aptal olanlar tarafından yönetilmektir."
siyaset her zaman tehlikeli olmuş bir alan olduğundan insanlar, muhtemelen korkularından - çünkü ben de korkuyorum-, bu yolu seçebilirler.. dünya üzerinde benimsenmiş her siyasi görüşün iyi ve kötü yanları vardır fikrimce.. insanlar ise genelde siyasi görüşlerine fanatizm usulü ile yaklaşıyorlar. bu nedenle diğer görüşün iyi özellikleri görülmüyor..
aslında apolitiklik insanların günümüze kadar hayatta kalma serüveninde olmayan bir görüş bence. insanlar hayatta kalmak için faşizmi seçtiler. hep gruplaştılar ve diğer gruplara üstün gelmeye çalıştılar. şu anki toplumları günümüze kadar getiren görüş ,yeniden fikrimce diyeceğim, faşizm olmuştur..
ancak faşizmin ne kadar insanlıktan uzak ve acı verici olduğunu son yüzyılımızda görüyoruz en net biçmiyle.. geçtiğimiz yüzyılda ve önceki yüzyılda insanlığın siyasi tarihine bir çok görüş eklendi.. tek bir örnek vereyim ki uzamasın , sade bir biçmiyle komunizm(biliyorum bir çok alt dalı var) güzel gibi görünse de insanlara acı yanları çok oldu.
siyaset acıtıyor. ancak düzen için de gerekli. ve ben neden bu kadar saptım yine...

inancım insanların en sonunda tek bir siyasi görüş altında öyle ya da böyle birleşeceği.. uzayın hakimi olmamız yolundaki en önemli admlarımızdan biri yani.
kişinin septik olması, siyasetin kirli, tehlikeli bir alan olduğunu düşünmesi, belki kendisine bir getirisi olmadığını düşünmesi , bazen de siyaseti irdeleyip pozisyon belirleyecek kadar ciddi bir dünya görüşü ortaya koyamaması sebebiyle apolitik olunabilir, tabi farklı kişisel nedenler de olabilir. (ebkz: 27676) da söylendiği gibi sonuçları vardır, türkiye gibi müthiş sorunsuz! , huzurlu! ve stabil! bir ülkede böyle gamsız yaşanması bana ilginç geliyor, bunca sıkıntının içinde hiçbir görüş ve yaklaşım ortaya koymamanın ciddi bir başarı olduğu kanaatindeyim.
(bkz: insan gerçekten hayret ediyor)
apolitiklik kanımca iki ana unsur altında incelenmelidir.

1* politika hakkında hiç bir şey bilmeyen insan güruhu ki zaten bunlar hakkında ekstra bir şeyler yazmaya gerek yoktur.

2* politika hakkında haddinden fazla şey bilen insan güruhudur. sistemlerin ve söylemlerin neyi ifade ettiğini anlar lakin hiçbir zaman söylemlerin eyleme dönüşemediğini ve söylemlerde bulunanlarında hiçbir zaman kendi çıkarlarının dışında hareket etmediklerini görür. bu sınıf için apolitiklik henüz hiç bir oluşumun onlara hitap etmemesini gösterir. politikanın sadece yalanlar zinciri olduğunu görmek apolitikliğin sebeplerinden birisidir. bu tip insanlar ülkeyi alkol sofralarında kurtarmazlar sadece sessizce insanları dinler değer yargıları ve çıkmazlarını saptarlar. çekimser olarak görülen bu zümre siyasal seçimlerde oy da kullanmazlar. vergilerini vatandaşlık bilinciyle verirler. genellikle bir oluşum altında bulunmadan kişisel yergilerini sunar ve kimseyi kendi safına davet etmezler. çünkü lider olmak istemezler. albert camus'un şu sözleri bu düzlemde onlar için her şeyi anlatır. "arkamdan yürüme; önderlik etmeyebilirim, önümde yürüme takip etmeyebilirim. sadece yanımda yürü ve arkadaşım ol!"
gereksiz streslere girmeyendir.
aşırı politik olup etrafa saldırmaktan iyidir.
felix gonzalez-torres'in
"untitled" (perfect lovers) adlı eserinin bu konuyu çok iyi yansıttığını düşünüyorum.
senkron gibi duran iki saat ama takip ettikçe senkronun kaybolduğunu gözlemliyorsunuz.
ve bu iki saat bile taraf seçmeye zorluyor sizi, eş-uyumun kaybı sinirleri bozarken biri daha suçlu geliyor. o an da tarafsızlığınız kayboluyor.

şurdan bakabilirsiniz

not: bazılarının modern sanatı anlamasını elbette beklemiyorum, malignlenmeden önce bir kehanet olarak dursun bu not.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim