babanın araba kullanmayı öğretmesi

heyecanlı dakikalar yaşatır. yanda oturan baba bi yandan frene bas derken bi yandan ayağının altındaki hayali frene basıyordur. macera 'sağa çek sağa çek' nidalarıyla son bulur.
babanın ilk defa bir arabayı sollamanıza izin vermesi, ilk şehir içinde kullanmanıza izin verişi, artık polisin olabileceği yollarda da arabayı kullandırması
gururlandırır ( evet ehliyet almadan önce öğretmişti.)
2 yıl aralıklarla eve gitme, her gittiğimde yine yeniden debriyaj ayarını unutmuş olma ve her seferinde gerilim dolu 3-5 günden sonra kullanmıyorum ulan arabanızı restiyle isten vazgeçmem sebebiyle benim için hayli travmatik geçmis dönemdir. kendi arabamı alıp kendim öğrenince her şey çok daha kolay halloldu.
prensesi gibi koruyup kolladığı kızına hiç acımadan içten bir "mal" demesine sebebiyet veren durumdur. benzeri bisiklet kullanmayı öğretirken de başıma gelmiştir :(
biraz sıkıntılı bir süreçtir. ama ondan iyi de kimse öğretemez galiba.
araba sürmeyi tipronik vites arabayla babamdan öğrendim, ehliyet kursunun manuel arabasını fiat palio da otomatik araba gibi kaldıracağımı zannederekten arabayı çalıştırır çalıştırmaz debriyajı bıraktım ve gaza bastım. tabii anında stop etti ve dumura uğradım. bir kaç haftalık manuel eziyetinden sonra sınavı geçtikten sonra da tipronik vites arabama kavuştum.

ehliyet almamın bir faydası da babama dokundu tabii, kendine ait aracı olmasına rağmen bana taksiciliğini yaptırmaktan alamaz kendini. neyse neyse, candır babam bir tanedir. :)
gerek kalmadan hallettim
"oğlum debriyaja bas... debriyaja bas... oğluuum debriyaja baas...oğlum debriyaja bassanaa kaç kere diyeceğim... debriyaja basmazsan araba istop eder, bas debriyaja. çekme ayağını çekme, cekmeee... "

debriyaja basılmaz, el freni kalkık iken araba hareket ettirilmeye çalışılır, ışıklarda araba istop edilir.

"tamam çek sağa. ben kullanacağım."
küçüklükten beri araba kullanmaya zerre ilgisi olmayan hiperkrat "oğlum yeni bir sistem geliyomuş. onda ehliyet alması daha zor olacakmış" diyen babası tarafından zorla eğitim altına alınır. karadenizin sarp yamaçlarında, karşıdan gelen arabayla geçişmek için şoför değiştirildiği, "debriyaj, fren, ikiye çek" üçlüsünün bolca zikredildiği travmatik bir dönem yaşanır.
sonrasında ehliyet kursuna yazılan şahsım, direksiyon hocası tarafından "oo sen işi halletmişin" denilerek daha ilk derste otoyola çıkarılmıştır. tabi hocanın işin nasıl şartlarda halledildiğinden haberi yok. onu bir ben, bir allah bir de dereye yuvarlanmamak için bildiği tüm duaları okuyan aile fertleri biliyor.
  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim