barones frozbit

radyo yayınlarını elimden geldiğince takip ettiğim yazar, ayrıca sözlükte yöneticidir kendisi. ve sohbet etmekten keyif aldığım yazarlardan, bir gün eğer denk gelebilirsek kendisine canlı mini bir konser vermek isterim *
gerçekten farklı bulduğum ve benim sözlüğe girişimi sağlayan tatlış bir yazar. kendisini birkaç haftadır tanımama rağmen uzun süreli bir arkadaşlığımız olmuş hissini veriyor. üzeni üzerim -kalp--kalp-
2016 eylülünde sözlüğe kayıt olmuş yazar, ben. bu sözlükte 3 senedir kayıt olduğumdan beri neredeyse her günümü geçirdim. eski yazarlardan pek kimse kalmadı, çoğunuz bilmezsiniz o yüzden. sözlükte neredeyse hiç olmayan formatın oturması için ekip arkadaşlarımızla çok uğraştık yönetici olduğumda. tamamen absürt forum entryleri yine trip, ego çeke çeke temizlemeye başladık. yapılması gereken oydu, insanların egolarının farkındaydık gocunmadık yediğimiz laflara. şimdi insanlar bize format öğretiyor onca lafı boşuna yemişiz.

şu güne kadar harcadığım vakte gram üzülmemiştim. çünkü arkadaşlar edindim bu sözlükte. görüştüm, buluştum, güldüm, içtim eğlendim, tanıdım, sevdim, bağlandım, aşık oldum, dertleştim. sesli radyoda her yayınım sabote edilmesine rağmen sabahlara kadar muhabbet ettim. dinledim. anlattım. ama hepsi boşuna, boşu boşuna.

ne zaman bişey yapılacak olsa bekletmeden atladım. sol frame cidden akmıyordu, ama şuraya 100 entry bile girmemiş insanlar sol frame akmıyor diye başlıklar açıyordu. aksın diye ilişkiler kategorisine yüklendim seks düşkünü oldum. feminazi oldum. politika yazdım terörist oldum.
ama kime ulaşıyorsunuz istediğiniz, sıkıntınız varsa?
o yazarın derdi varmış, o yazar intihar edecekmiş, o yazar yayın istiyormuş, o yazar zirve istiyormuş. o yazarı o kız rahatsız ediyormuş. o yazara sürekli mesaj geliyormuş. mesaj kutum isteklerinizle, taleplerinizle dolu. oysaki beni burda sadece format bağlar.

yönetim ekibinden olmak beni ancak formattan sorumlu tutar. benim buraya verdiğim emeğe bakıp bunu zorunluluğummuş gibi göremezsiniz. siz benim müşterim değilsiniz ki memnuniyetiniz için kendimi yırtayım. ama gerçekten yırttım. sonunda severek yaptığım şeyler boynuma tasma oldu.

neticede bu saatten sonra hak etmediğim şeyler yaşadıkça bu sözlük için hiçbir şey yapmak istemiyorum. hepiniz gibi tıpçıyım ben de insanım derslerim var aileme karşı sorumluluklarım var, şu koşullarda robot gibi terbiyesizliklerinize göz yumamam.

hayatımda da hep enayi konumunda oldum. haksızlık gördüysem önce ben sesimi çıkarttım. insanlar susup uzaktan izleyerek kafalarını rahat tutabiliyorlar ama ben değiştirebileceğim bir şey varsa bunu her koşulda herkese rağmen yaparım. sonuçta kendini bilmezlerin diline düştük.

neticede ben bu sözlüğü güzel hatırlarım. ama buruk da hatırlarım. hak etmediğim şeyleri yaşayarak ve hak ettiğim gibi mutlu olarak.

tıbbiyeli sözlük canımsın, sen bensiz de devam edersin. alışkanlıklardan kopmak kolay değil ama gururlu biri olduğumu biliyorum. o yüzden yediğim lafları buraya koyup ne zaman buraya dönecek olursam kendimi durduracağım.
ilgi çekmek için bak sözlüğü bırakırım entrysi değil bu. anlaşılmayı ummaktan bıktığım yorulduğum için sözlüğe ve ekip arkadaşlarıma vefa borcumdur.
selametle.







sözlük için çalışırken gençliğini yaşayamadığını iddia eden üye nam-ı diğer kız çocuğu. kendisine şunu sormak istiyorum "acaba buraya hapsolmanda kendi öz yapının bir rolü olabilir mi?" bir de "beylik beylik laflar ederken yazdıklarınla, kişilerden takdir bekleyen küçük bir kaybeden izlenimi verdiğini görebiliyor musun?" kendisine başka bir üye ağıza alınmaz küfürlerle sövmüştür. bu durumdan ben de çok rahatsızım. fakat aynı yanlışı kendisi de yaptı diye düşünmekteyim ve bunu imha etti. doğru, söylediği gibi 1 adet hesabım var idi, onu kısa dönem kullandım, açmaktaki amacım anlamsızlaşınca eski ve tek hesabımdan devam ediyorum. bir de aklımı kurcalayan kime ne iftirasında bulunduğum. o kadar malforme kelime arasında en çok dikkatimi o çekti. merakımı gider b. f. yukarıdaki entryi okumamıştım. son cümlesine gözüm ilişti ve bir veda var sanki. bana olan hışmını anlıyorum çünkü ben mahkemelik konuya dair yanlış veya gerçek olmayan hiçbir şey yazmadım, gerçekler acıtır. tespit bile yapmadım soru sordum sadece. "karakter" gereği geri adım atmayacakmış sözlüğe dönüş için. bakalım görelim.
sonuna kadar arkasında olduğum yazarımız ve dostum.

gününün 12 saatini uyuyarak, geri kalan 12 saatini de gluteus maximus’unun üzerinde geçirip millete sallamayı kendine düstur bilen insanlara sesleniyorum:
burası her fikir ve düşüncenin özgürce ifade edilebileceği bir platform, doğrudur. fakat özgürlük tanımına bakacak olursak “başkalarının özgürlük sınırlarına zarar vermeyecek düzeyde insanların fikir, düşünce ve hareket serbestliğidir” der. bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere özgür olmak başkalarına küfür etme hakkı vermez size veya emeklerini hiç etmeye çalışma veya sessiz kalacağını düşünerek düşüncesine bok atma...

çok güzel bir söz vardır eminim fikir sahibi olanınız vardır; “emek harcadığın insanlar bir gün seni harcadığında büyüyeceksin.” şuan sayın barones frozbit’i en iyi anlayacak insanlardan biri sıfatıyla konuşuyorum. 10 yıldan uzun süre emek verdiğim dostlarım tarafından çok basit bir olay yüzünden hiç edilmiş bir şahıs olarak yazacağım yazımın kalan kısmını. -öyle kıçınızın rahatıyla- burada yöneticilik yapan, düzeni sağlamaya çalışan insanlara saygısızlık yaparak cool boy olduğunu düşünen, 9-10 aylık üyelikleriniz ile 3 yıllık emeklerine gölge düşürmeye çalışan insanlar; hata yapıyorsunuz. burada sizler için emek veren insanlara böyle ithamlarda bulunuyorsunuz ya yediğiniz kaba pisliyorsunuz.

son olarak bir şey eklemek istiyorum, savunmuş olduğum yazarımız 1-2 entry yukarıda birkaç görsel paylaşmış, midem bulandı. sizin anneniz babanız aileniz size ar, namus, şeref, insanlık hiç mi öğretmedi, bu kadar mı büyüyebildiniz? hiç mi hiç kafanız çalışmasa dahi karşınızdaki kişinin bir kadın olduğunu unutmanız bile bana sizlerden iğrenmek için yeterli kaynağı sağlamakta. yazık ki sizler bu ülkenin üst akıllarısınız, gazi mustafa kemal’in “tüm ümidim gençliktedir” dediği bireylersiniz, çok yazık; insanlığınızdan utanın.
bir de burada tanıştığım kişiler çok iyi bilirler ki “anonim olmaya özen gösterip millete götümden sallama” gibi bir huyum yoktur, tanıştığım herkes adımı sanımı nerede okuduğumu bilir, telegram gruplarımızda veya radyo platformumuzda şahsi fotoğraflarımla giriş yaparım; yani açıkçası anonim olarak değil kendim olarak kullanırım ortamı. yine o görsellere değinerek sözlerimi bitiriyorum: hani reel hayatta bulurum, asarım, keserim tarzı boşboğaz cesaret müsvetteliği yapan insan kırıntılarına sesleneyim, buradayım.

güzel bir pazar gününüz olsun..
3 yıla yakındır sözlükte yazan ve bilemediğim bir tarihten beridir yöneticilik görevini de sürdüren, yaklaşık 2-3 ay önce de bireysel tanıma imkanı da bulduğum pek kıymetli bir insan, meslektaşım ve arkadaşımdır. sırf sözlükte bulunduğu vazifenin gereklerini yerine getiriyor diye dün gece yaşanan olay ve maruz kaldığı çirkin durumdan dolayı çok çok üzüldüğümü ve kızdığımı belirtmek isterim.

daha önce benim de kaç defa girdiğim entryler kurallara uygun değil diye geçici olarak kaldırılıp tarafıma bilgisi verilmişti. ben de düzeltebildiklerimi düzeltip tekrar koydum, gerçekten başlık ile alakasız olduğunu fark ettiğim entryleri de temenni sildim. hayır yani bunu yapabilmek çok mu zor anlayamıyorum? niye herşeyi hemen kişisel algılayıp ego meselesi haline getiriyorsunuz? bu yönetici arkadaşlarımız her gün bu şekil onlarca olayla uğraşıyorlardır yazık degil mi? kaldı ki geçici uzaklaştırmalarda yönetim ekibi topluca oy birliğiyle karar veriyor zaten. gidip de gözüne bu arkadaşımızı kestirip (ki ben bu konuda tamamen barones'ten yanayım, sırf arkadaşım olduğundan değil gerçekten haklı olduğunu ve yapması gereken şeyi yaptığını düşünüyorum) anonim hesap arkasına saklanarak ağza alınmayacak küfürler edip üstüne tehdit etmesini çok çirkin ve kabul edilemez buluyorum.

son yazdığı giride sözlüğe veda mahiyetinde bir yazı yazmış. umarım anlık bir öfke ve hayal kırıklığı ile alınmış geçici bir karardır. daha önce bir entryde yazdığım gibi, kendisi sözlüğün dinamosudur ve sözlükte hep görmek istediğim bir iki kişiden biridir.

bu kararından vazgeçirmek için işime yarayacak birşey bulur muyum diye çok sevdiği muse grubuyla alakalı biraz google'dan aratınca grup solisti matthew bellamy' nin bugün doğum günü olduğunu farkettim (allah'ın sevgili kulu mode on)

matt'in 41. yaş günü hatırına sözlüğü, radyoyu ve biz yazarları bırakma sevgili barones frozbit.
geri döneceğini düşündüğüm sözlükte büyük emeği olan değerli yazarımız. seneler boyunca günde ortalama en az 3 entry yazan ve günün büyük çoğunluğunda çevrimiçi görünen birisinin hayatında böyle bir platform önemli bir yer tutuyor olmalı. siniri geçtikten sonra dönecektir diye umuyorum. eğer gurur yapıyorsa da diğer yazarların geri dönüş çağrılarına, davetlerine cevap olarak dönebilir. bence hala buralarda, hesabına giriş yapmadan izliyordur gidişatı diye düşünüyorum.
yanlış görmüyorum di mi ? patron yeniden aramızda!
yuvana hoş geldin barones.
  • /
  • 4

içerik kuralları - iletişim