birinden vazgeçme eşiği

rotası "geri dönülmeyecek yollar" olan bir maceranın başı ve birçok başka maceranın sonu olan eşiktir.

senin "her şey" olabilmeyi elinin tersiyle itip hiçbir şey olmayı seçtiğini hissedince...
biz senle çok mutlu olabilirdik repliğini beraberinde getirebilecek olan durum.
gözlerine baktığında gelen umutsuzluk hissinin hissedildiği anda başlar ve gerisi gelir zaten.
sevginin üstesinden gelemediği, gösterilen çabanın yetersiz kaldığı bir durumda; duyguların incindiği bir tükenmişlik anında; kendinizle hesaplaşma gücü ve cesareti bulduğunuzda; mutluluğunuza engel olan her şeye isyan ettiğiniz zamandır.
konuyu güzel bir şarkının sözleriyle örneklendirmek isterim.

artık sevmeyeceğim
bütün kabahat benim.
ne kadar ağlasan boş
ne kadar yalvarsan boş
sana dönmeyeceğim

bitsin artık bu çile
çekemem bile bile aaaahh
sen ne söylersen söyle
bu hayat geçmez böyle
sana dönmeyeceğim

ümitlerimi kırdın
hayallerimi yıktın
benim ahımı aldın
şimdi sen de yalnızsın

bitsin artık bu çile
çekemem bile bile aaahhh
sen ne söylersen söyle
bu hayat geçmez böyle
sana dönmeyeceğim.
iyi ki karşıma çıktı bu başlık. tam da insanları ve beni düşünürken ve kulağımda bu melodi çalarken... birinden vazgeçme eşiği insanın kalbinin son kez kırıldığı noktadır bence. bunca zaman belki beklediniz belki tavırlarına sabrettiniz ama artık tak etti ve bundan daha fazla üzülmeye tahammülünüz kalmadığını fark ettiniz işte o anda vazgeçme eşiğini aşmış oluyoruz. dostum sandığım kişiyle dostça başlayan buluşmamız sonunda ordan ayrılırken iki yabancıydık gerçekten. bu o kadar garip geliyor ki... oraya ne düşünerek gitmiştim ama ne düşünerek ayrıldım ve o kadarcık saatte bir sürü ip koparan ayrıntı... benim yalnız kalmaktan korktuğumu düşünüyordu belki de haklıydı ama öyle bir eşik ki bu gözünüz bir şey görmüyor. tek dostumu resmen terk ettim ya da tek taraflı terk edilişimi kabullenip ben de onu rahat bıraktım emin değilim bir de ona sormak lazım. eğer ki en zor hatıralarınızı, acılarınızı paylaştığınız biriyse bu eşik belki de çok yüksektir ama ulaşması imkansız değil. sonuç olarak kimse vazgeçilmez değildir.
''kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden "sen" olduğun için vazgeçtim.
bencil olduğun için vazgeçtim.
bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.
ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
bu yüzden ben de senden vazgeçtim.''
bir kenara biraktigin tüm zorluklarının ve olmazlarin üzerine belki de çok basit bir bahaneyle senden kaçtığını görmek

sana dürüst olamadığın zamanlar için tabiri caizse kök söktürmüş birisi olarak yeterince açık olmaması. en başından beri sakladığı/açıklamadığı şeyler olduğu hissi

yanındayken bile kendine hasret bırakması; 'hasretim' diye kayıtlı olduğu yerde sayfası açılınca artık 'son görülmesi yakınlarda' yazması

hepsinin toplami; onun sözde değil belki ama kalben senden çoktan vazgeçtiğini hissettiğin andır birinden vazgeçme eşiği.

vazgeçti direnişim...

içerik kuralları - iletişim