çağımızın sevgisiz insanları

sevgisiz olmasına rağmen birbirlerine yapmacık sevgi gösterileri yapmayı artık ritüel haline getirmiş insanlardır. yazık. bazen bu çağda yaşamak bana çok ağır geliyor.
bir kere hepimiz bu durumun suçlusuyuz. fazla radyasyondan mıdır , hormonlu besinlerden mıdır , ozon tabakasının telik olmasından mıdır bilmem ama bencillik genetik kodumuza işlemiş.
şimdi kime sorsan nasıl en yakın arkadaşının kendisine kazık attığından , nasıl terk edildiğinden , derdini anlatacak kimseyi bulamamaktan , kimsenin kendisini anlamadığından , insanlara güvenemediginden falan bahseder. ama herkes madursa kim suçlu? matematik yalan söylemez hepimiz suçluyuz.
cağımızın sevgisiz insanları olarak kısır döngüyü kırıp ilk sevgi dolu insanlarından olmak dileğiyle gülücük
ben de sevilmek isterdim ama olmadı. var bi sorun belli ama çozemedim, vazgectim. olmuyorsa zorlamamak lazım. belki de yetenek meselesi kendini sevdirmek , işveli davranmak gerek. herneyse uzerime alinmak istemiyorum ama bazıları sevgiye bu denli açken kalanların bu kelimeyi bu kadar yermesi kucuk dusurmesi kotu bir durum. kiymet bilmez bir toplumuz ve bu bizi sonsuz pismanliga surukluyor belki lakin kafam bi dunya
bende sevgiliyim sadece sevgilisizim. sevgilim olup sevgim olmayacagina sevgim olsun sevgilim olmasın zaten öyle
(bkz:yildiz tilbe)
sanayi devriminden sonra makineleşen toplumların dolayısıyla insanın sorunudur. karl marx bu konuya atıfta bulunarak "din toplumun afyonudur" aforizmasını öne sürmüştür.



zannımca burada marx, dinin insanlığın acılarını unutmak için sığındığı bir şey olduğunu anlatmaya çalışmıştır. din için " kalpsiz bir dünyanın kalbi" de demiştir. yani burada kast ettiği halkın uyutulması değildi. ayrıca bu aforizmayı ortaya attığı yıllarda afyon ağrı kesici olarak yaygın bir şekilde kullanılıyordu.
sevgiyi tatmamış, nasıl bir şey olduğunu bilmeyen insan topluluğudur kanımca. sevgisiz, ilgisiz veya baskıcı ailelerin çocukları çoğunlukla böyle olur. önceden kendimi bu insan topluluğuna dahil edebilirdim. ama tıp okuyunca her şey değişti.
nefret doluyum sözlük, gördüğüm her insandan nefret ediyorum, durduk yerde hepsine kızıyorum. sevmek çok güzel bişey biliyorum ama beceremiyorum. seviliyorumdur belki ama o yükü de kaldırabileceğimi düşünmüyorum. kısacası sevmek isteyip de beceremeyenlerdenim sözlük, olmuyor, en yakınlarıma bile sevgi duyamıyorum.
sevginin sadece karsi cins ile bir noktada olusabilecek oldugunu dusunen; hic hesapsiz sevememisken ilgi manyakligina soyunan tipler grubun basini cekiyordur. hic degilse bir tane dostu -hayvandir insandir bitkidir fark etmez- olan kimse sevilmedim demesin. en azindan hala kendisine, dunyaya, dogaya saygili azinliktansaniz hele once kendinizi cok sevin lan iste. hakkiniz.sadece buna bile sahipseniz milletin dis dunyaya puruzsuz gosterilen iliskilerine bakip ic cekmeyin, icerde neler neler oluyor bazen maalesef gozlerimizle goruyoruz.
sevgisizlikleri en çok kendilerine mutsuzluk veren insanlardır. sevgisizlikleri onların suçu mu bilmiyorum. ama ben sevgisiz insanların kalbini sevgiyle doldurmak istiyorum. ama nasıl yapacağım onu da bilmiyorum.
bir kere sevginin olması için önce dürüstlük gerekir.
çağımızda herkes dürüst olmaktan korkarsa, annelerimiz bizlere her şeyini söyleme derse biz daha çok kazık yeriz (yazar burada kendi yediği kazıklardan bahsetmektedir.) neyse demek istediğim siz dürüst olmaya inat edin en sonunda sizi seven insanlar karşınıza çıkacaktır ve emin olun birilerini iyi yönde etkileyeceksiniz.
  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim