Önceleri, abartılacak bir şeyi olmayan sıradan bir şair olarak düşünüyordum ama ne kadar yanıldığımı sonradan fark ettim.
Geçenlerde Aklıma shakespeare'in hamlet'inde geçen "to be or not to be" kalıbı takılmıştı. normalde direkt çevirisi "olmak ya da olmamak" şeklindeydi. can yücel kendine has bir çeviri yapmıştı. Neden direkt çevirmeyip de böyle bir çeviri yaptığını düşünüp, aynı zamanda sözlerini tekrarlıyordum. sonra bir anda perde kalktı ve netleşmeye başladı. "bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin". Bu kalıp Türkçe'ye ancak bu kadar güzel çevrilebilirdi. daha önce bu çeviriyi sıradan görüp, nasıl fark edemediğime şaşırdım. can yücel'e olan saygım zirveye ulaştı.
acaba gözümün önünde olup da farkına varamadığım daha neler var?
Geçenlerde Aklıma shakespeare'in hamlet'inde geçen "to be or not to be" kalıbı takılmıştı. normalde direkt çevirisi "olmak ya da olmamak" şeklindeydi. can yücel kendine has bir çeviri yapmıştı. Neden direkt çevirmeyip de böyle bir çeviri yaptığını düşünüp, aynı zamanda sözlerini tekrarlıyordum. sonra bir anda perde kalktı ve netleşmeye başladı. "bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin". Bu kalıp Türkçe'ye ancak bu kadar güzel çevrilebilirdi. daha önce bu çeviriyi sıradan görüp, nasıl fark edemediğime şaşırdım. can yücel'e olan saygım zirveye ulaştı.
acaba gözümün önünde olup da farkına varamadığım daha neler var?
