dışarda çok ses var içerde uzay

adamlar grubunun "kendime çaylar" isimli şarkısında geçen bir söz. bir yandan da kafamın içinin güzel bir özeti olduğunu düşünüyorum. bir başka özet için: #110943

şarkı için:


introvertliğim veya içe dönüklüğüm sebebiyle, sohbeti beni en çok saran ortamlarda bile genellikle dinleyici konumunda oluyorum. havada uçuşan düşünceleri, kafamdakilerle karşılaştırıp iç dünyama dalıyorum. çoğu zaman, günlük önemsiz konuşmalar sırasında fikrimi belirtme ihtiyacı duymuyorum çünkü, ne bileyim, gerekli olduğunu düşünmüyorum sanırım. zaten düşünce akışımı hayatımdaki birkaç insan dışında çoğu kişi takip edemiyor. bu yüzden çağrışımlarım çoğunlukla daldan dala atlama şeklinde, anlam bütünlüğü olmayan bir zincir seviyesinde algılanıyor karşıdakiler tarafından. buraya kadar çok sorun değil çünkü dışarıdaki çok sese, içerideki uzayı açıklamak için genellikle yeterince motivasyonum olmuyor. harcayacağım efora değmez diye düşünüp vazgeçiyorum herhalde. ama birazcık canımı sıkan bir nokta var ki, ikili ilişkilerimde duygularımı karşı tarafa yeterince yansıtamıyorum. en basit örnekle, 1 saat kadar önce abimle aramızda geçen konuşmayı ve aklımdan geçenleri elimden geldiğince aktaracağım:

abim kendi çektiği deniz manzaralı bir fotoğraf paylaşmıştı.

ben: aa burası neresi?
abim: x sahilini üstten gören bir yer
ben: güzelmiş

o sırada aklımdan geçenler: yazın abimle buraya gelirdik. ne güzel, o istediği zaman yine gelebiliyor. denizi de cam gibi, hem temiz hem de dalgasız. o zamanları çok özledim, yolda dinlediğimiz şarkıları şimdi gözlerimi kapatarak dinleyip orada olduğumu hayal ediyorum. keşke gerçekten orada olsam. ama sınavlarım bitmek bilmiyorken tatil hayalleri benim neyime... içim sıkılıyor, huzursuzum, çok bunaldım artık. bir an önce bitse de aileme, denize, tatilime kavuşabilsem. hatta hayatımın geri kalanını orada geçirsem ne güzel olur. çok özlüyorum...*

ama abim bu düşüncelerimi bilmiyor. birçok insan olaylar ya da kendileri hakkında gerçekten ne düşündüğümü bilmiyor aslında. çünkü nasıl anlatacağımı bilmiyorum. sevgimi sözlü olarak ifade eden biriyim fakat ağzımdan çıktığı anda kulağa çok çiğ ve samimiyetsizmiş gibi geliyor. bu yüzden en yakınımdaki birkaç kişi dışında sevdiğim insanlara bunu söyleyemiyorum ve muhtemelen hissettiremiyorum da. of bunları yazarken bile yoruldum. iç uzayımı dışarıya açmak kolay değil benim için. bazen keşke -kısıtlı bir süreliğine- düşüncelerimi belirli insanlara okutabilsem diye düşünüyorum. böylece anlatmaya çalışmak zorunda kalmazdım.

edit: yazıyı paylaşır paylaşmaz abim aradı. bazı insanlarla olan iletişim için her zaman konuşmaya gerek yok sanırım.

içerik kuralları - iletişim