bildiğim kadarıyla abd için geçerli bir terim. bence türkiye'de de olmalı.



yaşamak, daha fazla acı veriyor bazı insanlara. bırakın isteyen ölsün, isteyen yaşasın.
Adını hatırlayamadığım kanadalı bir cerrahın kurduğu cümledir; "benim ameliyathanemde ölmek yasaktır, böbreği iflas ederse böbrek, karaciğeri iflas ederse karaciğer takarım.". Muhtemelen egoma yenik düşeceğimden bu kafada bi doktor olup başıma çok işler açacağım.
Bilgim dahilinde olsa dahi kıyamayıp gene de hastamı hayata döndürmeye çalışacağım durumdur. Akabinde Muhtemelen hastam yaşadığı için beni dava edecek ve beni ömürlük borç batağına sokacaktır.
Geçenlerde yapılan bir meta analizde hastane dışı kardiyak arrest (out of hospital cardiac arrest) durumunda 1 aylık sağ kalımın %5in altında olduğu yazılmıştı. Ve bu çalışmaların tamamı 3. Basamak hastane verileri baz alınarak yapıldığı için 2. Basamak hastanelerde, özellikle küçük çaplı ilçe devlet hastanelerinde arrest olarak gelen hastaların doğal olarak ex ve dnr kabul edilebileceği konuşulabilir.kendi deneyimlerimde ise hastane dışında arrest olan onlarca hastadan sadece birinde sdgd (spontan dolaşımın geri dönmesi) sağlandığını gördüm ki o da sevk sırasında ambulansta ex oldu.Ha bu arada acil servisi ileri kardiyak yaşam desteği sertifikasyonu yapan çok baba bir üniversiteden mezun oldum ve kpr konusunda yapılan uluslararası bir testte 90sorudan 89 doğru yapmışlığım var, yani mesele bilgi yahut malzeme eksiği değil. Bu konuyla ilgili çok merkezli bir araştırma yapmayı düşünüyorum, ilgilenen arkadaşlar yeşillendirsin