doğum günü

kendi doğum günümün kutlanmasını istemiyorum. aslında içten içe istiyo olabilirim, çünkü doğum günümde beklentiye giriyorum lakin doğum günümü tüm mecralarda yanlış söylüyorum bilerekten ki gerçek gün bilinmesin.
neyse, doğum günü kutlamak bana saçma geliyor, neden bir şeyin yıl dönümü olur ki? o zaman ay dönümü de olsun? hafta dönümü de? gel gör ki bu eleştirel mantığım, sevdiğim insanların doğum günü gelip çatınca çalışmıyor, kendimi istemsizce parti hazırlarken buluyorum. parti dediysek de bir pasta 3-5 mum yani. içecek bile yok :)
çocukken şubat ayı geldi mi heyecandan yerimde duramaz gün sayardım. o gün geldiğinde herkesin unutmuş gibi yapması evdekilerin bana çaktırmamaya çalışması kalbimi çok acıtırdı*pastamı aldılar mı diye gizlice buzdolabına gidip gelip baktığımı hatırlıyorum, meğer balkonda saklıyorlarmış, hava soğuk olunca tabii... bütün arkadaşlarımı çağırışım, o yaşta kuaföre merakla gidişim, poz poz fotoğraflar... insan büyüdükçe her şey anlamsızlaşıyor gerçekten. mesela artık doğum günü kutlamak içimden gelmiyor. ha kutlamıyor muyum? kutluyorum. küçük çapta ailemle birlikte... yine pastalar hazırlanıyor, bana da hadi hazırlan diye komutlar veriliyor. eskisi kadar olmasa da hazırlanmaya başlarken heycanlanmıyor değilim hani. doğum günü benim için, sevdiklerim yanımdaysa anlamlı. teksem doğum günüymüş neymiş umurumda olmaz. ama yanımda sevdiklerim varsa bugün ben doğdum demeyi huy edindim* bir de, yıllar geçmesine rağmen doğum günümü unutmayıp kutlayan güzel insanlar var ya onların bendeki yeri hep ayrı olacak.
  • /
  • 4

içerik kuralları - iletişim