doksanları yad etmedeki mantık hatası

atari, contra, pokemon, sulugöz sakızları, tasolar ve daha nicesi.. hala aklıma gelince tebessüm ettiriyor, bir çok kişi de hatırlayınca "ah be ne güzeldi" falan diyor. bunlardan sıyrılıp bugünleri düşündüğümde çevrelerimizde puşttan bol bi şey bulunmadığını farkediyorum. sonra düşünüp onların da doksanlarda yetiştiği tespitini yapıyorum. bi üst nesle bakınca gene puşt var ama bizim nesil kadar yüksek bi oranda değil.. acaba bu nesli bu kadar puşt yapan doksanlardaki o çok özlediğimiz şeyler mi?

içerik kuralları - iletişim