Durmadan gezin, hiç durmadan. Ne kadar sosyal etkinlik varsa düşünmeden katılın, tereddüt dahi etmeyin. Yaptım pişman değilim; haftada 4-5 otobüs yolculuğu yaptığım zamanlar oluyordu. Dolu dolu değerlendirin, sonrasında nefes alacak vakti zor buluyorsunuz.
Yetkili, tecrübeli, ununu elemiş eleğini asmış, bugüne bugün sokağa çıkma yasağı kalkmış bir ablanız olarak gönül rahatlığı ile söyleyebilirim önemli olan ygs’dir. Okuyun ablanız gibi eşek olmayın. dönemdeki herkesi memleketlerine göre kategorize edip haritalamanızı, bilhassa trabzon’dan uzak durmanızı tavsiye ederim. Yok İllaki partilemek isterseniz gençlik kollarına girebilirsiniz ya da en sevdiğim eğlence tipi olan sıra gecelerine gidebilirsiniz. Annesi güzel yemek yapan yerli arkadaş edinmek de hem midenizi hem sizi gülümsetecektir. Şu an online romance bulmak çok mantıklı bir karar gibi gözükmese de okullar açılınca da etrafı iyice gözlemeniz gerekmektedir. Çünkü hepimizin bildiği eşik( preklinik sonu diyebiliriz) geçildiğinde herkes eşleşmiş olacak ve sandalyeye oturamayanlar dımdızlak ayakta kalacaktır. Bir büyüğüm zamanında “kapılıyorlar” diyerek güzelce özetlemişti bu durumu.

O çalışmıyorum çok sosyalim partiden partiye diyen sinsi şeytanlara da asla inanmayın gece gündüz ders çalışıyorlar. Denge işi sizde canlarım benim. Her dönemden birkaç çalışkan öğrenci bulup arkadaş olmayı da unutmayın çok işe yarar. Bu yolda dönenler, mum gibi sönenler, yar göğsüne baş koymadan vurulup düşenler filan olacaktır. Siz onlardan olmayın inşallah.
Bazıları sinirlenebilir ama Nurcuların medresesi sarıyor baya.

Sadece hükümet destekçiliği yaptıkları zaman kanmayacaksanız (cidden zor bu bu arada çünkü dini kullanıyorlar desteklerinde. Tabi Nurcular da birçok kola ayrılmış hükümetle tamamen ters olanı da var. ben sabaha kadar uyumayıp tartıştığım oldu. Ama en mantıklısı he he deyip siyaset ortamından kaçıp gitmek)


sosyalleşmek olsun dini olsun güreş olsun okuma kampları olsun geziler olsun (onlarca şehir gezdik beraber çok güzel geçti) basket olsun futbol olsun kitap okumalar olsun beraber proje iş geliştirme olsun baya güzeldi. Evde şu an olmak zorunda olmasam yine gider kalırdım.

Kulüplere, tanışma partilerine kurultaylara felan gittim ama hiçbiri medrese ortamı kadar sarmadı. Medresede çapa Cerrahpaşa Marmara İTÜ YTÜ bir sürü özel tip vb arkadaşım oldu. Akp destekçisi olmayacağınıza güveniyorsanız öneririm.
Bir daha dönem bir olsaydım diye belleğin bir köşesine yazılmış; uygulanmış ya da ukde kalmış aktivitelerden çıkarımlardır.
Efendim öncelikle yeni bir şehirdeyseniz bol bol yürüyün. Yanından hızla geçtiğiniz insanlara bir cümle söyleyiverin. Şehirle etkileşiminiz ne kadar çok olursa o kadar açıyor insanlarını size. Tez vakitte şehir tiyatrolarını, kütüphanelerini gözden geçirin. Zaten elinizi hangi kitaba atsanız "...'ya meraklısınız demek" diyen biri çıkacaktır, ordan ilerler muhabbet. Bisiklet kiralama yerleri, en güzel süt mısır satan amca, iyi bir voleybol arkadaşı buldunuz mu hayat size güzeldir. Öyle ilk günden bir köşeye oturup meşgul izlenimi oluşturacak şekilde birkaç saniyede bir saate bakmakla, kitap üstüne kitap okumakla geçmiyor ilk haftalar; denendi. Hem mutlaka bir yerlerde " iyi günler, ben russell" diyen meraklı gözler görürsünüz. Kendi şehrinizde her şey daha kolay, mutlaka tanıdık birileri oluyor. Evinize davet edip anne yemeği yediriyor hayır duası alıyorsunuz. Piknikleri, gezileri siz düzenliyorsunuz. En güzel kelle paça nerde içilir, dönerin hası nerde pişer, kimin çayı güzeldir siz bilirsiniz. Her ortamda olduğu gibi üniversitede de sınırlarınızı ezip geçmeye çalışan insanlar olabiliyor, nezaketle uzak durabilirsiniz. Vee son olarak sevmekten, gezmekten, kaybolmaktan ve arılardan korkmayın. Meğer yarım döneme ne çok söz sığdırmışım(*)
video