dünya

herkesin bağlandığı ve dünyaya geldiği, samanyolu galaksisindeki şanslı mı şanssız mı karar veremediğim gezegen.

eğer ki sorulabilseydi ona veya bize aktarabilseydi düşüncesini acaba kabul eder miydi bu kadar yıkımı merak ediyorum. yine de yaşamak ister miydi bunca şeyi? şöyle düşünelim. bir canlılık meydana gelecekti ve dünya kendi koşullarında bunu sağladı. önce minnak canlılık daha sonradan evrimleşerek insana kadar uzandı.

dünya bu süreçte çok yıprandı. uzun yıllar boyunca çok büyük yıkımlar görse de toparladı kendini. çok üzülmüştü artık dünya ve rahat etmek istiyordu. 5. yok oluş olduktan sonra da kendini tamir etmeye devam etti. içindeki dinozorları koruyamamanın verdiği üzüntüsüyle kavrulurken sağ kalanlar için ayakta durmaya karar verdi. ancak bir gün bir canlı topluluğu ortaya çıktı. adına insanımsı hayvanlar deniyordu bu topluluğun.

bir gün bu topluluk örgütlenerek çevreyi keşfe başladı. önce kendi alanlarında barınaklar kurdular daha sonra yayıldılar kıtalara. dünya daha önce böyle bir canlıyı görmemişti ve çok zeki olduğunu anlamıştı bu canlının. bu yüzden ona yardım etmeye karar verdi. ancak yıllar sonra insan denilecek olan bu canlının yapacaklarından habersizdi.

yıl 6548 e geldiğinde dünya büyük hasar görmüş artık unutulmuştu. insanoğlu dünyanın kontrolünü ele geçirmiş ve büyük savaşlarla onu öldürmüştü. kardeşi venüs gibi bir dünyaya bürünmüştü dünya. öfkeliydi insanoğluna onu bu hale getirdikleri için ama intikamını bir gün alacaktı. daha önce almaya kalktı ancak bir kısmı kurtulmuştu marsa yerleşerek.

dünya akıllıydı ve insanoğlunun uzay araştırmalarında kaçacağını biliyordu. bu yüzden gezegenlerle gizlice anlaşma yapmıştı ve insanoğlu bu anlaşmadan habersiz uzak diyarlara gitmişti. kendilerini neyin beklediğini bilmiyorlardı.

içerik kuralları - iletişim