duygularını aldırmak

tehlikeli bir durumdur.
uzun zaman boyunca yaşadığım olay.

mesela acı hissi yoktu ve ben sigarayı elimin içinde söndürüyordum.

açlık ya da tokluk hissi yoktu yemek bulunca sürekli yiyordum ya da aç kalınca umrumda olmuyordu.

üzülme ya da sevinç hissi olmuyor tepki bile göstermiyordum.

insanlarla hatta ailemle bile konuşmak içimden gelmiyor boş boş yaşıyordum.


sakın siz yapmayın.
zamanla ne yaşadığınla paralel olarak gelişebilen durum.sanki kalbini almışlar da içini oyup eline geri vermişler gibi hissediyorsun.her şeyin boş olduğunu düşünüyorsun.anlamsız anlamsız bakıyorsun hayata,yaşananlara,rüzgar gibi gelip geçiyor hissetmiyorsun.belki ufak da olsa bir kırıntı kalmıştır ha ne dersin.
asla giremeyeceğimi düşündüğüm zümrenin özelliğidir. zaten beni bu hale duygularım getirdi a dostlar.
duygularını aldırmak değildir, rafa saklamaktır. yük artıp raf zayıfladıkça birden ortaya dökülme, kırılma eğilimindedirler
eğer, kendiliğine erişmiş bir insan olunmak isteniliyorsa, doğru olmayan seçimdir. insanın duyguları ve sağduyusu bir arada olduğunda, insan düzgün kararlar verebilir ve düzgün tavırlar alabilir.

dişil ilke eros (duygular) ve eril ilke logos (sağduyu), birleşirse yani koitus olursa ancak birey doğabilir ve bireyselleşme süreci rayına varabilir.
depresyon ve apati vücudun doğal bir korunma, stand by yapma mekanizmasıdır. yerinde ve dozunda güzeldir. sanatı harlar ateşlendirir. yok ben sadece duygularımı aldırmak istiyorum diyorsanız ssri kullanınız.

içerik kuralları - iletişim