Benim için Abdussamed'in başı çektiği tilavetlerdir. Derin derin düşünürken birden aydınlanma yaşadım. Dinlerken kendimden geçtiğim oluyor.

video

Türklerden fatih çollak dinlerim.
Makamı daha da farklı olsun diyenlere Arap olan Mevlân Kurtishi öneririm.
Yolda gidip gelirken çok sure ezberlemişliğim vardır.
kur'an'a bilinmeyen dildeki şarkı ya da şiir muamelesi yapıldığını gösterir.

not:
dünya üzerinde anlaşılmadan okunabilsin!!! diye çaba gösterilen yegane tek kitap kur'an. [okumak eylemi ses çıkarmak demek değildir. beraberinde anlamayı gerektirir. mesela bir insana sen "suç ve ceza"yı okudun mu diye soruyorsak aslında suç ve cezayı anladığını ve oradan bir şeyler çıkarması gerektiğini ifade etmiş olur ve ona göre davranırız]

bu öyle bir çabadır ki; normalde ilk nüshaları ve indirilmiş ilk hali harekesiz ve noktasız olan bu ilahi? kitaba sonradan noktalama, harekeleme ve ayetlere ayırma yapılarak fitne fesat yapılmasına göz yumulacak kadar ileridir.

mesela:
ingilizce bilmeyen bir türk; latin alfabesiyle yazılmış olmasına rağmen hatta gerekli eğitimi almış olmasına rağmen çoğu kez doğru telaffuz ile ingilizce bir metni okuyamaz.
oysa arapça bilmeyen bir türk'ün kur'an'ı anlamadan arapça ve arap alfabesini bilmeden doğru telaffuz ile anlamadan okuması için her türlü konfor sağlanmıştır.

bir kitap yazdığınızı düşünün; ya da bir kitap düşünün. milyonlarca on milyonlarca kişi tarafından anlaşılmadan sadece müzikalitesi için seslice anlaşılmadan okunuyor. bu nasıl bir tavırdır? allah bir kitap gönderiyor ama muhatapları o kitaba sadece yabancı dilde yazılmış ve sadece ritminden kafiyesinden zevk alınan alınan şiir ve şarkı muamelesi yapıyor. şaşılacak şey doğrusu.

"Biz ona şiir öğretmedik; zaten ona yaraşmazdı da. Ona vahyedilen, ancak bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır."