en çok beğendiğiniz kitap kesiti

  • /
  • 10
hemen hemen bu dünyadaki yürüyüşümü anlatan kitap kesiti.
"olgular açık, uyumsuz, kaba… yüksek sesle konuşmaya hevesli. dev taşlar gibi yığılmış olguları, önemli şeylerle ilgilenenlere bırakıyorum. beni çeken yalnızca aralarındaki mırıldanma. belli belirsiz, saplantılı… kayalar dolusu olguyu eşeleyerek elde edebileceğim bir avuç hakikatin peşindeyim. bir ışıltının ardından derinlere, en derinlere dalıp diplere ulaşır da geriye dönmeyi başarırsam, parmaklarımın arasından kayıp gidecek bir avuç kumun, kumların ezgisinin peşindeyim.”
zamanımızın sıkıntılarından muzdarip biriyim, yoksa onun bağrından çıkan bir önder değilim, bir cehennemin içinden geçer gibi onun da içinden geçip gitmek istiyorum, hem de ötede yeni bir masumiyet ve daha değerli bir hayat bulmak ümidiyle. ancak böyle bir öteyi de şimdi ve burası olarak tanımlamak durumundayım. bunun için hayatımın manasız olduğuna ve tamamen görevsiz olduğuma inanmıyorum. kaosun içinde sabır ve sebat göstermek, bekleyebilmek, manasız görünse bile hayat karşısında alçakgönüllü olmak, işte bunlar da erdemdir, hem de dünya tarihini yorumlamanın, hayata verilen yeni manaların ve her türden yeni programların bu kadar ucuz olduğu bir devirde.
(bkz:hermann hesse'den mektuplar)
ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul,

ash nazg thrakatulûk agh burzum-ishi krimpatul.

“hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak, hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak.”
(bkz: yüzüklerin efendisi)
"dostum..
göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise. benim içimdeki 'ben', dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez. ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir. 'rüzgar doğuya esiyor' dediğin zaman 'evet, doğuya esiyor' derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.
denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.
senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir; böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin. görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.
sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim. o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumun ötesinden bana seslenirsin: 'arkadaşım, yoldaşım' ben de sana seslenirim: 'yoldaşım, arkadaşım' çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi. bırak, cehennemimle başbaşa kalayım.
sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.
dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.
dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüyoruz el ele."
söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca. -yerdeniz büyücüsü
  • /
  • 10

içerik kuralları - iletişim