eşkıya

başta şener şen olmak üzre oyunculuk derslerinde okutulası baş yapıt zaman zaman sırf ağlamak için final sahnesini açar izlerim her seferinde ağlatır konusuna gelecek olursak hapisten yeni çıkan eşkıya(bkz: şener şen) nın biricik sevdicegi (bkz: keje)sini istanbula aramaya gitmesiyle başlar
80'li yıllarda büyük düşüş yaşayan türk sineması döneminin ardından 1996'da vizyona girdiğinde gişe rekoru kırmış bir filmdir.
---spoiler---
cumali: çok korkuyorum eşkıya beni bırakma, çok korkuyorum çok.
eşkıya: korkma sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin, oradan özüne ulaşacaksın, çiçeğin özüne bir arı konacak, belki belki o arı ben olacağım.
---spoiler---
bu kadar iyi bir türk filmi olamaz. bir sahne var, efsane ötesi, bu kadar olur.
şener şen yürürken karşıdan gelenin omzuna çarpıyor.
karşıdan gelen: önüne baksana lan!
şener şen: (döner ve mermiyi adamın alnına çiviler.)
uğur yücel'in rüştünü ispatladığı film.
o keje ye az kızmadım be. bir de utanmadan güle güle eşkıya diyor.

içerik kuralları - iletişim