evliliğin arkadaşlığı öldürmesi

bugün en yakın arkadaşımla telefonda konuşurken bana 'seni aramazsam bil ki önceliğim değişmiştir, erkek arkadaşımı arıyorumdur.' demesiyle gerçekten farkına vardığım eylem. ben de yazıklar olsun diyip telefonu kapattım, ne yapayım?
evliliğe sözde özne vasfı yükleyip kendimizi gizli özne haline getirdiğimiz, ana teması “bahaneler” olan durumlardan biri.

(bkz:evliliğin aşkı öldürmesi)
(bkz:evliliğin seksi öldürmesi)

bir şeyleri öldüren evlilik değil malesef. bizim benmerkezciliğimiz, rahatımıza düşkünlüğümüz, hazırcılığımız, çıkarcılığımız, iyi gün dostu oluşumuz, vefa bilmezliğimiz, kendi seçimlerimiz. gerisi sadece bahane.

evlilik yoluna girdiğimizde arkadaşlarımıza yol veriyorsak bunun tek bir anlamı var:
- ihtiyacım olanı buldum, sana artık ihtiyacım yok.

“son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”
evet, beyaz adam birgün anlayacağın başka bir şey de son dostunu kapıya koyduğunda bir dostun boşluğunu bir sevgiliyle, bir sevgilinin boşluğunu başka bir sevgiliyle, bir dostun boşluğunu dostsuzlukla dolduramayacak oluşun...
-evli birisi olarak diyebilirim ki evlendikten sonra eşimle olan iletişimimde neredeyse hiç bir şey değişmedi. hem fiziksel hem de ruhsal olarak iletişimimizin daha bile iyiye gittiğini söyleyebilirim.
-evliliğin eş dışında sosyal hayat üzerine olan etkisi ise biraz karışık.insan ilişkilerinde dengeyi kurmakta zorlanan birisi iseniz terazi ev ve sorumluluklar yönüne daha baskın olarak kayacaktır. zamanla bu dengeyi kurmayı öğreniyorsunuz. daha da güzeli eşiniz mantıklı ve arkadaş ortamınızı paylaşan birisi ise zaten ikinizin de arkadaşı olan kişilerle birlikte keyifle zaman geçirdiğiniz için bu durum sorun olmaktan çıkacaktır.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim