fasulye

tazesi, kurusu olan sofralarımızdan eksik olmayan bitki.
yaşça küçük ya da çelimsiz çocuklar için mahalle oyunları kurallarının esnetildiğini belirten hitap. "sen fasulyedensin"

benim için ayrıca travmatik oluşu komik bile olamayacak derecede saçma bitkidir. artık kendisi benim için kimlik endişemin temsilidir.
seneler önce, depresyon kaynaklı aşırı yememin sonucu olarak kilomun ucunu kaçırdığım, sosyal çekinmelerimin had safhada olduğu dönemlerde içten içe beğendiğim biri buluşup görüşmek için baya ısrarcı olmuştu. malesef bugünlerde bile hala yaşadığım "beğendiğim, hoşlandığım veya bir ilişki içine girebilme ihtimalim olan insanlardan kesinkes uzak durmam, sohbet bile edememem, görüşme fikriyle bile anksiyetenin içimi kemirdiği huyum" cereyan etmişti. istesem de görüşmek istemediğimi söylemiştim. o da bana en sonunda "iyi, annenle evde fasulye ayıkla sen o zaman" demişti.
benim bambaşka endişelerim varken bu hitabı hiç sevmesem de "kezban kimliği" yakıştırmasına maruz kalmıştım. sonra kezban değilim ben tımım mı tripleriyle kendimi ispat çabalarına giriştim. bu hareketimi hatırladıkça hala sinirleniyorum kendime. özgür bir ruhum olduğunu herkesin bilmesi benim için çok çok önemliydi ama özgür ruhumu o şişko bedende tutsak ettiğimi, kendi kendime zorbalık ettiğimi, sürekli özgüvenimi kırdığımı ya da başkalarının beni kırmasına müsade ettiğimi kimsenin bilmesini istemedim.
vücudum ve içimdeki kadın savaşırken, dış görüntüm dünyamdaki en büyük derdim olmuşken, "nasıl görünüyorum" derdime "nasıl biri olarak görünüyorum" derdi eklendi.
sanırım o dönemlerden beri içimde kim olduğumu bilen hiçkimse yok, kimse de olamaz düşüncesi içindeyim. şişkoluğum bi yana, kendimi olduğum gibi yansıtamamaktan dolayı da sürekli kendime kızar haldeyim. bir fasulyeden neler çıkıyor işte...
ingiliz kahvaltısının vazgeçilmezidir.

içerik kuralları - iletişim