feminizm

en kötü sevisen kizlarin bulundugu bir izm imsi edit:arkadaşlar hepsi kötü sevismiyormus çamur atmisim kusura bakmasın feministler
ne yazık ki toplumlar kadın erkek farketmeden bir miktar aptaldır ve haksızlık sebebiyle örgütlenmiş, eğitilmeye çalışılmış topluluklar her zaman gayelerinden sapıp eşitlik yerine pozitif ayrımcılık peşinde koşmaya başlamışlardır. çoğu düşünce tarzı gibi feminist düşünce de teoride iyi niyetli ve uygulanabilir olsa da eşitliği savunup "ama bunlar erkeğin görevi" diyip duran bir çok kadın doğurmuş, bazısını yüzsüzleştirmiş, yine de bazısını özgürleştirmiştir. her iyi niyetli hareket gibi feminizm hareketi de altındaki düşünceden çok ulaşabildiği topluluklara bağlıdır ve şahsi düşüncem olarak gerçek ezilen kadına henüz ulaşamamış ve daha çok yanlış ellerde yanlış amaçlar için yanlış şekillerde kullanılmaktadır.
`maskülizm` in zıttı. ilk olarak fransa' da başlamış, ana teması ''kadın '' olan, daha sonra onlarca dala ayrılmış bir düşünce sistemi. kanımca her kadın ve erkeğin düşünce sisteminde az da olsa bulunmalıdır.

''kız çocuğu'' nun sevilmediği, değer görmediği çevreden gelen biri olarak gururla söylüyorum ki ben bir feministim.elbette bir ideolojiyi destekliyor olmak demek, her şeyiyle benimsemek değildir. ben düşünce sistemime kendimce en mantıklı ilkelerini seçerek aldım, bu yüzden biraz `radikal feminizm` e biraz da`sosyalist feminizm` e yakın bulsam da kendimi, ikisinin de tüm ilkelerini benimsemiyorum.

ülkemizdeki feministlerin şu an için çok aktif olduğu söylenemese de bununla ilgili bütün bağlantıları bu linkte bulabilirsiniz.
her daim eşitlikçi ve kadın haklarını savunan bir yazar olarak yazılanlardan bazılarına katılmam mümkün değil. kadınlar zayıftır,erkekler daha zekidir gibi mantıksız argümanları konuşmayalım bile. bugün önümüzdeki örnek olan mesleğimizde yeni nesil geldikçe kadın erkek oranı denk hata bazı yer/branşlarda belirgin kadın hakimiyeti var. ki erkekleri ki ben de bir erkeğim var eden kadınlardır,önce annemiz,sonra sevdiğimiz kadınlar. ama feminizm ile eşitlik arasındaki çizgi farklıdır. maalesef bazı yazarların entrylerinde - savaş çıksaydı biz yenerdik- bağlamında metinler mevcut. onun dışında da doğum/annelik/bebek sahibi olmak konusunda bebek sahibi olmak sanki kadınları geri bırakan,geri kalmış,modern/feminist kadınlar bilinçlendikçe doğum yapmaz anlamına gelen bir iki metin de gördüm maalesef. doğum/bebek sahibi olmak eğer size bu anlamda geliyorsa sizin maalesef ebeveyn olmanız mantıklı değildir. bunun erkek versiyonu da bebek doğsun kadın baksın,eşi bebeğine hamile iken dışarıda başka kadınlar ile görüşen adamlardır,onlardan da baba olmaz. evlat sahibi olmak bu dünyanın en güzel şeyi bence,çok da isterim,inşallah nasip de olur bana. siz eşinizle buna tam anlamıyla hazır olmadan iki taraf da bu konuda kendine düşen ve ikisine de düşen rolleri algılayıp hazırlanmadan bu sürece girmemeli zaten.

sonuç olarak bağlarsam eşitlik olmalı,bu sağlanana kadar da biz erkeklerin bilinç düzeyi belli bir seviyeye oluşana kadar pozitif ayrımcılık konusu gündemde kalacaktır.bunu kadınlar zayıf olduğu için verilen amiyane tabir ile avantaj gibi görmeyin. bu biz erkeklerin ortalama bir bilince ulaşana kadar olacak bir süreç. zaten olay da şu o günler geldiğinde kadın eli değmesi gereken o bakışla o zerafet ile bakılması gereken yerlerde oldukça kadınlarımız toplum zaten üst seviyeye çıkacak. sevgiler ve saygılarla..

''bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!''mustafa kemal atatürk
not: iş bu entryimden aranızda benim için kadın düşmanı/feminist düşmanı/klasik dar bakışlı erkek imgeleminiz olursa lütfen geçmiş entrylerimi okuyun.
türkiye'de pek çok düşünce akımı gibi, yanlış uygulama bulmuş bir düşünce akımıdır. akım amerika'daki işçi protestocu kadınların diri diri yakılması gibi çok acı olaylardan temelini sağlama almış bir akımdır. dünyada ki işin %66'sı kadınlar tarafından yapılmasına rağmen dünyada ki kadınların geliri sadece %10'dur. yani gerçekten de kadınlara karşı aşırı bir haksızlık var ve bu hareket bu açıdan bakıldığında desteklediğim bir hareket. inanmayana kaynak var

türkiye’de yine acayip insanlar kendilerini gizleyememiş hemen ortaya çıkmış ve şunu demiş: görüntü 1

youtube'ye giremiyorum erişime kapalı herhalde. neyse diyeceğim şu ki, dünyada bir akım oluştuğunda dünyadan okuyun. veya bir akımı öğrenmek için aynı şekilde dünya bazlı şeyleri araştırın.(*az buçuk ingilizceniz olsa bile.) bu dediğim şey sadece feminist akımları için değil, komünizmden tutun da ta hippi akımına kadar.

genel olarak yazıdan anlaşılacağı üzere canı gönülden desteklediğim bir hareket.

artık bu sözlükte entry girerken birileri okumasın veya sakın birileri bu başlığa birşey yazmasın gibi şeyleri görmek istemiyorum. sözlüğümüzün yazarlarına yakışmayan, çirkef bir harekettir.
coolluk çabası içinde olan çirkin kızlar topluluğu gibi birşey
not:yazar burada ironi yapmıştır
kadınların hak mücadelesinde onlara yol açan bir akımdır. kendilerine biçilen sınırlarda yaşamaya itiraz eden kadınları temsil eder.

önceleri "evinin kadını, çocuklarının anası" olan kadınlar ev içinde görünmeyen emekleriyle var olmuşlardır. sanayi devrimiyle beraber evlerinden çıkmış ve bu kez ucuz işgücü olmuşlardır. bir de dünyanın en eski mesleği fahişelik vardır. bunlar hep kadınlara biçilen roller ve görevlerdir. örnekler çoğaltılabilir. sonuç olarak kadınlar gelişmeden yoksun, eğitimsiz, cahil ve edilgen bir konuma terk edilmişler, adeta bir mal olarak görülmüşlerdir. bu şartlarda feminizm kadınların birey olma yolunda attığı dev bir adımdır. kadınlar şu ana dek her ne kazandıysa bunda feminizmin tetikleyici rolü vardır.

bize düşen, hayatın her alanında eleştirel bir bakış ve farkındalık sahibi olmak, yanlışlara itiraz etmektir. kuşkusuz erkeklerin de sömürüye maruz kaldığı bir dünyada yaşıyoruz. bunu görüyor ve buna itiraz ediyorum. biz erkeklerle düşman değiliz. bize düşmanlık edenle düşman olur; destek verenle omuz omuza durur ve onların hakkını da savunuruz. sevgilerle.
türkiye gibi üçüncü dünya ülkelerinde gereklidir, kadınlar eşit haklara sahip olana kadar. ama batı ülkelerinde artık gereksizdir.
önce o erilliğini bi indir!

içine doğduğu toplumda az buçuk kadına hak verilmesinden kendine pay çıkaranlara bakın hele. kadına `motor` diyebiliyor ama gelişimini zahmetsizce tamamladığını sanıyor. konuyu siyasete veya aleviliğe çekmeye gerek yok. gerçeklere gözlerinizi kapatmayın. feminizme ihtiyacınız olmasaydı kadına cinsel obje olarak bakmazdınız.
kadın sorununda erkeklerin dahil edilmeden çözüme kavuşacağını sanmak (?) ya da sorunun çözülmesinden ziyade sorundan çıkar sağlamak. sonuca ulaştırmayacak eylemler silsilesi, kadını cinsiyet objesi yapmak=feminizm. bu sorun kadınların olduğu kadar erkeklerin de sorunudur.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim