objektif olarak bakılacak olursa fransız ihtilali tam bir karmaşa içinde yapılmış bir devrimdir. ancak daha sonra ulus ve ulusçuluk kavramı, ulusal irade kavramları buradan ortaya çıkmıştır. buna ayak uyduramayan iki en önemli imparatorluk vardır: habsburglar ve osmanlılar. ilk bahsettiğimiz içinde alman, macar, sırp, slovak, çek, sloven, boşnak, hırvat ögeleri vardır. ikincisinde yani bizimkinde türk, yunan, bulgar, makedon, sırp, arnavut, ulah, arap, ermeni vs. vs. bu taifeler hep fransız ihtilali fikirleri ile uluslaşmışlardır.

bu fikirden çıkan ulusçuluk türk imparatorluğunda öncelikle dini kavgalar üzerinden şekillenmiş, dolayısıyla yunan ulusu ve türk ulusu bir ırk temelinde değil öncelikle din temeline oturtulmuştur. şöyle ki türkçe konuşan karamanlides hıristiyanları mübadelede yunanistana giderek yunan ulusuna dahil kalmak mecburiyetinde kalmıştır. bundan yakındoğudaki ulusçu hareketler avrupadakinden farklıdır, çünkü burada homojen ırk bulamıyoruz. bu sebeple fransız ihtilalinden bir nebze etkilenmiş bile olsa yukarıdaki gerçeği gören atatürk, türk ulusu tanımında ırki bir tanım yerine mefkure bütünlüğü tanımını öne çıkartmış ve "türkiye cumhuriyetini kuran türkiye halkına türk milleti denir" demiştir. bu tanım da bugün pek çoklarına batmakta, rahatsız etmektedir. oysa bu coğrafyada böyle bir tanım yapmadan yaşanamaz.