franz kafka

dönüşüm adlı eseriyle kendisiyle tanıştığım 1883 prag doğumlu yahudi asıllı yazar. yakın arkadaşı max brod'dan öldükten sonra eserlerinin yok edilmesini istemiş ancak arkadaşının kararı ile bu eserler günümüze kadar ulaşmıştır.
istanbul,kadıköyde bulunan teras manzarasının iç ferahlatıcı özelliği olan cafe. (bkz: cafe kafka)
dönüşüm isimli kitabını okuduğum yazardır. içimi karartan bir kitaptı. ne anlattığını da hatırlamıyorum tam.
babası ile yaşadığı sorunların tüm hayatını etkilemiş olduğu gerçeğini eserlerinde görebiliriz.
en çok dönüşüm adlı eseriyle bilinse de kafka'nın önemli eserlerinden biri de bir köpeğin araştırmaları (forschungen eines hundes)'dır. bir köpeğin bakış açısıyla ilerleyen kitap tabi ki metafor ve empatinin sınırlarını zorlamaktadır kafka eserlerinde sıkça karşılaşıldığı üzere. okuması eğlenceli üzerine düşünülmesi zorludur.
çok kişinin bilmediği, hakkı verilmemiş, "dava" adlı bir kitabı vardır. o da gerçekten çok güzel kitapdır. okumanızı tavsiye ederim.
hayatı boyunca inandığı dine tam anlamıyla uyamamanın vicdan azabını yaşamış ve bunu eserlerine yansıtmıştır. tıpkı dönüşümde olduğu gibi gerçek hayatta da sevdiği bir kız kardeşi vardır. babasından hayatı boyunca çekinmiş, 'ya onun istediği gibi biri olamazsam' korkusunu yaşamıştır. "babaya mektup" adlı eserinde bu duyguları açık bir şekilde görülebilir. dönüşümde ve davada geçen k. isminin gizemi, eserlerini yakması için mi arkadaşına verdi yoksa aslında yayınlanacağını bildiği ama buna cesaret edemedi mi sorusu gibi cevapsız sorular sorulmasına neden olan bir hayatı ve edebiyat anlayışı vardır.

son dönemde bu kadar popüler olmasının sebebini bilmemekle beraber yazarın hayatını araştırmalardan öğrenmek isteyenlerin
(bkz: franz kafka gibi yalnız)
kitabını okumaları şiddetle önerilir.ayrıca son dönemlerde yayın hayatına başlayan (bkz: kafka okur) dergisine de isim babalığı yapmıştır.
kitaplarında kaleme aldıklarıyla, hayata tutunmaya mı çalışıyordu yoksa tümüyle uzaklaşmaya mı bir türlü karar verilemeyen hatta bazen de sadece ölümü beklediği hissine kapılmanızı düşündüren yazar. öyle derin bir sessizliği var eserlerinin.kendi iç dünyasının, insan yüzüne çıkmasından deliler gibi korkan yazardır aynı zamanda.o yüzden sadece yazar da yazar. dava,dönüşüm,aforizmalar,milena'ya mektuplar adlı eserleri mutlaka okunmalıdır. prag'a yolu düşenler charles bridge civarında mala strana bölgesinde bulunan müzesini gezebilirler.
3 kız kardeşi nazi kaplarında can vermiştir, kendisi ise 41 yaşında veremden vefat etmiştir.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim