geceye bir şiir bırak

biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın!
her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla!
yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde!
kac yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum!
belki kırklarımdayım belki otuzlarımda!
belki de doksan sene yuvarlandim bu dunyanin sirtinda!
hic bilmiyorum! hayat taviz vermedigi hizi ve kavgasiyla akip gidiyor!
baharin rahiyasindan akip cosan ciceklerle hatirliyorum lise yillarimizi!
kimimize kis, kimimize bahar olup caniyla degen babalarimizi!
bu memlekette insanlar belki de en cok baba sancisiyla inliyor, en cok baba deyince aklimiza gelir cocuklugumuz!
mazinin araladigi perdeden siziyor eski gunler!
onlarla kavgali onlarla sevdali oldugumuz!
en cok baba yoklugunun husraniyla kiziyormus zaman ayriligin yarasini!"

hava kurşun gibi ağır!!
bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.

koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum…

o diyor ki bana:
— sen kendi sesinle kül olursun ey!
kerem
gibi
yana
yana…

«deeeert
çok,
hemdert
yok»
yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır…
hava kurşun gibi ağır…

ben diyorum ki ona:
— kül olayım
kerem
gibi
yana
yana.
ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa..


hava toprak gibi gebe.
hava kurşun gibi ağır.
bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum…..

1930 mayıs
nazım hikmet
-dilenci-

sen, her gün köşe başlarında
yırtık urbanla kirli ellerinle
avuç açan, sefil insan.

inan yok farkımız birbirimizden.
sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
beklediğin beş kuruşu biri vermezse,
ötekinden isteyeceksin.

ama ben, tüm yaşamım boyunca
tek bir kez dilendim,
bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

-victor hugo
siz doktor,yazabilir misiniz bir gülü yeniden
alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa
kabaran yağmuru yeraltına
ve bir aşkı ayrılığa
yakıştırabilir misiniz doktor
kanatlarında hüzün ve manolya taşıyan
kuşlarla konuşabilir
ve trampetimi geri verebilir misiniz bana?

(bkz: ruknettin'in kalbi için kehanetler)
ne yapalım?
"bir taş at
bir taş daha at.
bir şiir ateşle.
bir yumruk yükselt.
sesini yükselt.
bir çocuk yetiştir.
bir maske tak.
duvara bir slogan yaz.
şehitleri an.
bir hayal kur.
bir barikat kur.
tarihine sahip çık.
sokaklara sahip çık.
bir slogan at.
bir kurşun at.
bir tohum ek.
bir ateş yak.
bir cam kır.

terle.
sahte belge düzenle.
bir bildiri bastır.
bir kanun kaçağını barındır.
bir yara sar.
bir dosta sevgi göster.
silahını temizle.
hakikati söyle.
bir miting düzenle.
arkanı kolla.
gökyüzüne bak.
iz bırakma.
işçilerden öğren.
bir yoldaşa öğret.
bir hücreyi ziyaret et.
bir savaş esirini kurtar.
fbı'ın gizli dosyalarını çal.
kendi kalbini çal.
parolayı aklında tut.
bir aynasızı silahsızlandır.
bir füzeyi çalışmaz hale getir.
bir fıkra anlat.

bir plan yap.
bir ümit ışığı gör.
ismini değiştir.
bir teoriyi test et.
bir dogmaya meydan oku.
korkunu kullan.
bir damla gözyaşı akıt.
haritayı incele.
hainlerle hesaplaş.
ağırlığını hakkıyla taşı.
biraz daha ağırlık kazan.
sevmek için mücadele et.
sevdiğini bir daha söyle.

sınırı aş."
(malcolm x)
kuş koysunlar yoluna
"bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
hep böyle mi bu?
bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!
paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.
oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
'öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna' bir çocuk demiş."
(nilgün marmara)
bir gece habersiz bize gel
merdivenler gıcırdamasın
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın
mavi bir gökyüzümüz olsun
kanatlarımız dokunarak uçalım
insanlardan buz gibi soğudum
işte yalnız sen varsın
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın

(bkz:anlarsın)
dersüz mana var dil-rübâlar
leylî kimi çoh perî-likâlar

bi'llâh demenüz bu harfi zinhâr
Âlemde bir andan özge kim var

bülbül gül içün kılanda nâle
derdine devâ olur mı lâle

hüsrev değülem ki mana dilber
şîrîn ola gâh gâh şekker

men yek-cihetem tarîkatümde
tağyîr işi yoh cibilletümde

- fuzûlî
  • /
  • 3

içerik kuralları - iletişim