görmek

insanın temel duyularından birisi. ışığın cisimlerden yansıması ve gözün bu yansıyan ışıkları beyine iletmesi ve beynin bunu algılayıp yorumlamasıyla gerçekleşir.

bir yandan da bütün duyular görmek olarak algılanabilir. eğer evrimsel süreç içinde gözlerimiz gelişmeseydi ve kulaklarımızla görmek zorunda kalsaydık, bu da gözle görmekten neredeyse farklı olmayacaktı. tıpkı yarasalar gibi etrafa ses göndererek ve o seslerin yansımalarını algılayıp onu beynimizde yorumlayarak etrafımızı görebilirdik. beyin bu seslerden yola çıkarak etrafın üç boyutlu bir haritasını çıkartabilirdi. etrafı algılamamıza yarayan her duyu için bu geliştirilebilir.

duyular asla nesnenin aslını gösteremezler çünkü nesneyi değil başka bir belirtecin nesneye göre konumlanışını algılayarak görürüz. bu belirteçleri de ancak başka belirteçlere göre algılayabiliriz, yani bütün duyularımız etrafın birbirinden farkı üzerine çalışır. farktan başka bir şeyi algılayamayız. hiçbir şeyin mutlak halini göremeyiz ve mutlak olan bir şey varsa bile bu insanın şu anki haliyle algılayamayacağı bir varlıktır.
retinadaki görme yollarından sonra n. opticus, chiasma opticum, tractus opticus, corpus geniculatum laterale, radiatio optica ve brodmann’ın 17. alanının ortak çalışmasının meyvesi olan eylem.
körlük kitabının devamı olan kitap (bkz:jose saramago)

içerik kuralları - iletişim