günlük yaşantıya heyecan katan ufak çılgınlıklar

monoton yaşamın tavan yaptığı, sabahları sürekli poğaçayla beslendiğim bir dönemde en büyük çılgınlığım tipine bakıp poğaça seçmek ve neli çıkacağını yerken öğrenmekti.
1-kapanmak üzere olan metro/ otobüs kapısına koşturarak, sıkışma pahasına içeri girmek.
2-eve / işe / okula giderken her zaman kullanılan yol haricinde gitmeye çalışmak.
3-evde kimse yokken duş sonrası çıplak dolaşmak.
ölüm tehlikesi geçirmek. sanırım zirvede bu var. sakın denemeyin yanlışlıkla ölürsünüz mazallah.
platonige acilmamak, ama bu durumu da sagda solda surekli konusmak herkese anlatmak. sonra "ulan ya ogrenirse" diye kriz gecirmek.
kaldırım taşlarının çizgili kısımlarına basmayıp bi sonraki levela geçmek
su sebilindeki 19 litrelik damacanaya döner tekme atmak.

 spoiler!
henüz yapmadım ama çok güzel olacak gibi geliyor, niyeyse içimde böyle bir istek var. fuzuli masraf aslında. düşünsene bir de sebille beraber yıkılıyormuş. bir sebil borcumuz olur artık.
yolun ortasında kalabalık bir bir cadde yasemin seni seviyorum diye bağırmak.
pilav tavuk sote ve salatayı tek tabakta karıştırıp yemek. bazılarının hoşuna gitmese de benim vazgeçilmezlerim arasındadır.
doktorculuk rolü oynadığın hastanene gidiş yolundaki yokuştan aşağı inerken birden gelen bir çocukluk sevinciyle yokuş aşağı koşmaya başlamak..
bazen durup dururken kendi kendime nefes tutma yarışması yapıyorum. katılımcı sadece ben olmama rağmen kazanamıyorum. 30 sn nedir ya:/
  • /
  • 4

içerik kuralları - iletişim