pazar akşamı banyo yapıp "şahane pazar" izlediğim günler...

yeni alınan ışıklı spor ayakkabımla uyuduğum günler...

taso çıkacak diye cipsleri dışardan mıncıkladığım günler...

akşama kadar kartopu oynayıp, üşümüş ellerle sobanım başında ısındığım günler...

hoşlandığım kız montunu benim montumun yanına astı diye sevindiğim günler...

hayallerimin küçük, mutluluklarımın büyük, sulugözün

[https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/564x/9a/56/4a/9a564a09cd6b877bd9a36d07a280cb66.jpg ~ sakız] olduğu günler...
evdeki ansiklopedilerden sıkılıp komşunun evine gidip onun ansiklopedilerini okuduğum ve öğrendiğim her bilgiden haz aldığım, ki hala hissediyorum o aldığım zevkleri, vakitler.

artık böyle basit bir şekilde zevk alamaz oldum.. kaynaklar fazlalaştı. bilgi sınırsızlaştı.
Mutlu olmak için çaba sarf etmediğim,sabahtan akşama kadar dışarda arkadaşlarımla oyunlar oynadığım,dünyayı toz pembe gördüğüm zamanlar.büyüdükçe işler değişti
çamurdan kurabiye yapıp ağaç yaprağından dolma sardığımız günler