hekimoğlu

house md dizisinin ülkemizde uyarlanmış yakında ekranlarda görecek olduğumuz versiyonu

eğer söz konusu doktor orjinalinde olduğu gibi tedaviden tanıya gitmeye çalışır, tanıyı koymadan tedaviye başlarsa kaçıncı bölümde malpraktis davası yiyeceğini merak ettirmektedir.

eğer karakter house gibi bir kişilikte davranışta olursa, "al işte doktorlar hep böyle hastanın yüzüne bakmıyorlar, varsayımlar üzerine tedavi veriyorlar, hastanın canının hiç mi önemi yok" diye sağlıkçıya olan şiddeti körükleyecek, yok daha ılımlı bir karakter olarak yansıtılırsa vasat bir uyarlamadan öteye geçemeyecek.. hadi yol yakınken vazgeçin şu işten. biz o fragmanı hiç görmemiş gibi davranırız.

dipnot:timuçin esen ne ara o kadar yaşlandı ya
o baston bari aynı olmasaymış, logodan bahsetmek bile istemiyorum.

tanım: taklit dizi.
"havuz md" olsa daha iyiydi dediğim isim
ikinci bir 'shameless' vakası. bakalım tutmadığını anlamaları için kaç sezon gerekecek
#105723 derken dizi versiyonunu izleyebileceğimizdir.

umarım güzel bir dizi izleriz, yapılan bu iş parodi değil de uyarlama olur.
hala uyarlama kelimesinin anlamını bilmeyen insanların olduğunu gösteren dizidir. adam aynı bastonu kullandılar diye taklit demiş. biri de shameless örneği vermiş. zaten shameless da bir uyarlamaydı. uyarlama taklit değildir, çakma hiç değildir. gider efendi gibi yayın haklarını satın alırsın diziyi kendi ülke halkına uyarlarsın. bu. emin olun ölüp bittiğiniz pek çok amerikan dizisi de uyarlama. diziye gelirsek ben house havasını yakaladım dizide ama üstte başka bir arkadaşın dediği gibi halkın diziyi sevmeyeceğini ve bu doktorlar hep böyle diye doktorlara en olmadı psikolojik şiddet uygulayacağını düşünmekteyim.
'uyarlanırken' özgün noktalarının ülkemiz motiflerine 'uyarlanmayacağını' düşündüğüm ve beklentimi düşük tuttuğum dizi.

şimdi hepimiz biliyoruz ki bazı diziler uzun soluklu olurken bazıları on bölümü bile göremeden final yapıyor. bunların bir kısmı orijinal fikir olarak yerliyken bir kısmı ise uyarlama. bunlar hangi diziler, hangileri başarılı olmuş? beraber inceleyelim:

hayat şarkısı
bir kadın bir erkek
güneşi beklerken
kiralık aşk
muck
kavak yelleri
doktorlar (burada birkaç diziden esinler görüyoruz mesela)
küçük sırlar
sayın bakanım
paramparça
ufak tefek cinayetler
cumaya kalsa

bu kadarı şimdilik bizim için, hadi konuşalım. bunlar neden çok bilindik ya da değil?
mesela benim hiç duymadığım ama bu entry hazırlarken öğrendiğim sayın bakanım. en kolayı bu, çocuklar bile bilir, siyasi dizi olmaz. en azından bizde olmaz.

bir sonrakine geçelim, bir erkek bir kadın. herhalde duymayan yoktur diye düşünüyorum. ama izlemeyen çok. çünkü gece yayınlanıyordu. benim perspektifimden, ekranda konuşabilen bir çift vardı ve bu iki insan belki tartışarak da olsa ekranda bizim cesur bulduğumuz bazı şeylerden bahsediyorlardı. eh, yayınlanmak için biraz beklemeleri gerekiyordu.

mesela, hayat şarkısı. uyarlama olduğunu öğrenince çok şaşırdığım ve başarılı bir dizi. nasıl şaşırmayayım ki? entrika, ihanet, gayrimeşru evlatlar, çocuklar için sürdürülen evlilikler, tuzaklar, gözyaşları, istismar, kendini feda eden kadınlar... bunlar hatırlayabildiklerim. bunlar bizim zaten tv'lerde görmeye alışık olduğumuz olaylar. iyi bir uyarlama gibi? bu noktada itiraf etmeliyim ki ben orijinal dizi olan flames of desires'ı izlemedim. bu nedenle uyarlama/taklit ayırımını bu dizi için yapamam. ama uyarlama olduğuna inanarak başarılı bulduğum bir dizi.

çok açılmadan house'a geri geri döneyim. tıbbi yönüyle, ahlak kurallarını tanımayan house ile, ilaç bağımlısı house ile, aydınlatılmış onam tanımayan house ile, hayat kadınları ile birlikte olan house ile, biseksuel doktoru 13 ile, rekabeti seven hırslı foreman ile, alımlı çalımlı ve zeki cuddy ile, house'un fahri vicdani wilson ile severek izlediğim bir dizi. bizden çok uzak, kendi ekranlarımızda görmeye alışık olmadığımız şeyler. bize göre biraz 'amerikan' demek istiyorum izninizle. herhangi bir diziyi herhangi bir ülkeye uyarlamak istediğinizde ilk yapmanız gereken yabancılık unsurunu ortadan kaldırmaktır. house için bu yapılabilir mi? tabi yapılır. ama o zaman bizim hayretle ve belki de kınayarak izlediğimiz gregory house bizi aynı derecede ekrana bağlayabilir mi? bilemiyorum.

her neyse, umarım lisede edebiyat dersi alan her insan gibi uyarlama ve taklit arasındaki farkı bildiğimi ispatlayabilmişimdir. gerçi kimse de ispat istemedi ama işte buradayım, kendi çapımda tv sektörü üzerine harcadığım mesai ile.

bu entry silinir mi emin de değilim açıkçası baya da uzun yazmıştım halbuki.
hekimoğlu çok hafif kalmış. bence dizinin ismi "pancar pezik değil mi?" olmalıydı.

p harfi kare içinde olacak.

içerik kuralları - iletişim