Yaşamaya devam etme sebebini sorgulatan farkediştir. Mutluluklarımın hepsi geçici, sahte. Daha iyisinin peşinden salakça bir hırsla koşuyorum, sonra biraz daha iyisi... nereye kadar?
hasta bir usa sahip zavallı insanlar mutluluğu kendi iradelerinin dışında ararlar.böylelerinin mutluluğu yüksek bir dağın zirvesinde hayal etmeleri gayet tabiidir.mesela bazıları için mutluluk,zengin olmaktır.ama bu kimseler varlıklı olmanın sıkıntılarını bitirmeyeceğini yalnızca değiştireceğini öngöremezler.bilemezler ki yoksul olmayı bize yük yapan şey varlıklı olmayı da yük yaptı.tıpkı hasta bir adamın tahta mı yoksa altın bir yatakta mı yattığının çok az önemli olması gibi;çünkü o nereye taşınırsa taşınsın hastalığını beraberinde götürecektir.bu nedenle sağlıksız bir usun yoksulluk içinde mi zenginlik içinde mi olduğunun bir önemi yoktur.hastalığı onu hep takip eder.
örneğin bazı kimseler de mutluluğu karşı cinse beslediği duygularda arar.yine böyle kimseler ruh dinginliğini tamamen kendi iradeleri dışındaki bir şeye bırakmışlardır.bunların mutlu olmaları mümkün değildir.sadece arzularına ulaştıklarında mutluluğun bir yanılsamasını tecrübe ederler,o kadar.sonra tekrar sefil hayatlarına geri dönerler.fakat sağlam bir usa sahip olanlar öyle mi?bu kişiler yaşamda neyi değiştirip neyi değiştiremeyeceklerinin farkındadırlar.mutluluğu kendi iradelerini doğrultusunda doğrudan müdahale edebilecekleri yerlerde ararlar.insan başına gelecek olayları çoğunlukla değiştiremez fakat o olayla ilgili yargılarını çok iyi bir şekilde düzenleyebilir.
hayatta başımıza kötü şeyler gelebilir.işimizi kaybedebiliriz,suçsuz yere hapse girebiliriz.çok sevdiğimiz bir insan ya da aile fertlerinden biri ölebilir.insan her zaman düşünmelidir ki insan yaşamaktan korktuğu şeyi kesinlikle yaşar.yine de bu hiçbir şeyin sonu değildir.işte böyle durumları sağlıklı bir akla sahip insanlar en zararsız şekilde atlatır.yazımı mutlulukla ilgili motivasyon arayanlara,cicero'dan bir sözle bitiriyorum:''şerefli yaşamak mutluluktur.''