hissizlik

hissizlik, bazen iliklerime kadar sızan, bazen içinde yüzmek istediğim.
kendim için ihtiyaç, başkasında gördüğümde korktuğum.
bazen puslu bir yol, bazen yolun sonundaki ışık.
kiminin içinde büyür, kimini içinde büyütür.
bazen kıpırdamamak, bazen oluk oluk kanatmak.
bazen edebiyat parçalatır, bazen gerisini getirmek de istemezsin...
kötü bir şey. üzgün değilsin ama mutlu da değilsin. normalde seni havalara uçuracak şeyler için heyecanlanamıyorsun bile. cılız bir tebessüm sadece, onun da zorlama olduğunu seni iyi tanıyan biri anlar. hevesin kalmamış, bir şeyin gerçekleşip gerçekleşmemesinin gözünde bir farkı yok. yapman gereken onca şey varken sırtüstü yatıp boş gözlerle tavanı izliyorsun. sorsan aslında somut bir problem yok, bu yüzden çözüp üstesinden de gelemiyorsun. içinden bir şeyler kopmuş gibi. eksik, yarım hatta boşsun. neredeyse kendini tanıyamıyorsun. eski halini arıyorsun, derinlerde bir yerlerde olmalı fakat ulaşamıyorsun...

içerik kuralları - iletişim