Dönem1 öğrencisi olduğumuz zamanlar,fizyoloji dersini yeni almaya başlamışız.Hocaya bön bön bakmaktayız.Üst dönemlerden duyduğumuz kadarıyla kendisi zorla tıp okumuş,sonra fizyoloji seçmiş bu işler isteyerek olurmuş muş muşta muş...Her ders başı hayıflanan bir adam düşünün.Neyse gel zaman git zaman konular ileriyor bizim bön halimiz geçmiyor.Hocaya tak etti galiba.Her şeyi bıraktı bize vaaz veriyor.Yok şöyle de yok böyle de...En sonunda:

-Bakın gençler tıp fakültesi evliliğe benzer.Bir kez adımını attınız mı ölene kadar doktor olarak kalacaksınız,istemiyorsanız hazır nişan evresinde yol yakınken dönün.

Arkadan bir ses yükselir:

-Valla hocam biz evlendik,mercimeği de fırına sürdük.
Dönem 1 de heyecanlı olduğumuz zamanlar daha lise aliskanliklarimizi ustumuzden atamadigimiz zamanlar . hocamızın eşi ankarada calisiyor biz de istanbuldayi hoca tayinini istemiş ankaraya gidecek sınıftan biri hocaya ciddi ciddi hocam şimdi gerçekten bizi bırakıp gidecek misiniz demişti. Hoca da arkadaslar 1 sene sonra adımı bile hatirlamazsiniz kasmayin demişti. Ama tabi biz duygusal sinifiz hocaya veda pastası yaptirdik iki arkadas elinde pastaya amfiye girdi hepimiz saniyoruz ki hoca sevinçten bayilcak hepimizi opcek falan. Adam hiç bir şey demedi pastayı da kendimiz yedik .
Dönem 2 fizyoloji dersindeyiz ses kaydı almak için telefonlarımızı hocanın masasına koymuştuk neyse ders bitti telefonumu almak için geldim.tam muhabbetin ustune gelmişim. Tabi ne konuşulduğundan haberim yok .telefonumu aldım hoca o ne dedi bn de telefooon dedim tabi herkes gülüşmeye başladı .hoca kocaman bi kahkaha attı ve telefon olduğunu biliyorum markasını sordum dedi bn de ne biliyim hocam birden o ne deyince boş bulundum dedim. Hep birlikte gülüştük . şimdi yine öyle bişey olsa yine aynı tepkiyi veririm heralde swh.