En büyük neden, kadının bunu erkekten bekliyor oluşudur. Bu çok büyük bir kibirlilik örneğidir.

Benim için geçerli olan neden ise birbirimizden milyonlarca km uzakta oluşumuz, hayatının köşesinde bile olmadan habersizce seviyor oluşum.
1.Geçici heveslerle uğraşmak istemeyip gerçek aşkı bekliyordur.



2.karşıdaki kişi bu adımları anlamayacak bir odunsa da uğraşmak istemiyordur.



3.hoşlandığı erkeğin sevdiği başka birisi vardır.



4.reddedilmekten korkuyordur.



(*)
Bazen her şey kulağa geldiği kadar kolay değildir belki de.



Küçük bir şehir insanı çok fazla şeyden mahrum bırakabilir ve de normalden çok daha farklı davranmasına sebep olabilir.



Gerçi kime göre neye göre normal, o da tartışılır. Zor konular bunlar be sözlük!
bomboştur.



1.geçici heveslerle uğraşmak istemeyen birey kadındır tanımı ayrı bir abes.

2.odunluğun, anlayışın, hassasiyetin cinsiyeti olmaz örneği olur.

3.yani bir erkek kadına ondan hoşlandığını açıklıyorsa kesin ve net olarak kadının hoşlandığı biri yok mu demek oluyor bu.

4. korkunun sebebi bilmemektir. bilinmeyene yürümektir. bir erkek müneccim olmadığına göre onun da korkması normaldir



sonuç: seviyorsanız adım beklemeyin, adım atın kadın ya da erkek olmanızın adım atmanıza engel olacak ya da teşvik edecek bir durumu yoktur. bunu izah eden tiplerden de uzak durun.



(bkz:reddedilme korkusuymuş)
Yaptığı şeyin Sonucuna hazır olmayışıdır. Reddedilmeye hazır olmayışı, kabul edilmeye hazır olmayışı, ilişkiye hazır olmayışı, o kişiyle kurulacak bir ilişkiye veya gelecek beklentisine hazır olmayışı vesaire. Ama bence en büyük sebeplerinden biri gerizekalı olmak olabilir. Nerden çıkardın diyeceksiniz Kendimden biliyorum.
Belki canını seviyordur. Her gün bir kadının erkek şiddetinden can verdiği ülkemde belasını aramıyordur.
Nasıl adım atacağını bilemediği için olabilir. Ya sen o kadar rahat ol hoşlandığın kişinin yanında dilin tutulsun, saçmala. Daha bir sürü nedeni var da kaybedince uzaklaşınca kafamı duvarlara vurduğum için hafızam silinmiş olabilir.
karşı tarafın gay olduğunu anlamış olabilir. Hoşlantısını nasıl geri çekeceğini kara kara düşünüyor olabilir. Hayatı boyunca nerede absürt bir olay olduysa dalga geçtiğinden, herkesle uğraştığından karmaya yenik düşmüş olabilir. Alın size atipik romance. Doğru dürüst sıradan bir aşk acımız bile yok. Halbuki ben sevdiceğin zehirlendiğini düşünüp kılıcı karnıma geçirme olsun, efendime söyleyeyim fabrikatörün tekinin zengin çocuğuna aşık olup çocuğu bırakmak için gelen çeki alma olsun, dünyanın öbür ucundan dilini bile bilmediğim birini bulma olsun her türlü imkansızlığa küçüklükten beri hazırlamıştım kendimi. Oraya eğiliyor insan. Nerede bu tip olaylar için yazılmış kitaplar/şarkılar/şiirler nerede bunu anlatan filmler? Ben göremiyorum. açıkçası bundan daha imkansız bir aşk hikayesi de yok. Yazıklar olsun ricky martin, yazıklar olsun wentworth miller, yazıklar olsun tüm yakışıklı gay'ler! Kalbim paramparça. Siz bilmiyorsunuz benim sizin komüniti için yaptıklarımı ama. Ben anneanneme on yıldır lezbiyen nedir trans nedir gay nedir anlatmaya çalışıyorum. Dünyanın en regular insanına non binary nedir anlatmak kolay mı sanıyorsunuz? Hem de hacı bir insan. Asıyorum bayrakları ön cephede pata küte savaştayım. Bu saatten sonra unutun beni. Başınızın çaresine kendiniz bakın. Üstelik çok iyi bilirdim. Çok iyi anlardım oryantasyonunu bir insanın. Nasıl göremedim hâlâ anlayamıyorum. Biri de en yakın arkadaşına aşık olmuş. Al abicim mel gibson’ın yanındaki jesus’a bak bakalım. Ne dertler var görün şu ramazan ayında şükrünüzü edin. Evet, İt only hurts when i laugh.