hüseyin nihal atsız

geri gelen mektup şiirinin şairi türkçü fikir adamı. aynı zamanda attila ilhan'ın lisedeki türkçe öğretmeni.

bir kaç eseri şu şekildedir.
(bkz: ruh adam)
(bkz: türk ülküsü)
(bkz: yolların sonu)
ek olarak aşkı en iyi anlatan şiirlerden belkide geri gelen mektup:

ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi alevden;
sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...

gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
her sey silinip kayboluyorken nazarımdan
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutusur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...

hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
dinmez! gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
dinmez! ebedi özleyişin bestesidir bu!

hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan eğer mümkün olsaydı.
dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
tek bendeki volkanları söndürse denizler...

hala yaşıyor gizlenerek ruhuma "kaabil";
imkanı bulunsaıdı, bütün ömre mukabil
sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur.
en hisli siirden de örülmez bu güzellik.
yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik
hakettiği değeri görememesi üzmüştür. tıbbiyelidr atsızı bilenleri görmek ise sevindirmiştir.
oğlu `yağmur atsız `dır. babasından farklı bir yol izlemiştir.

hayatımıza bir `güntülü ` tasviri koymuştur atsız. kitabı bitirdikten sonra da adeta 'kim lan bu erol egemen' edasıyla `kim ulan bu güntülü ` dedirtmiştir.

'bir kemiğin ardından, saatlerce yol giden
itler bile gülecek kimsesizliğimize. '
birazcık gaza gelip sabahattin ali gibi bir yazara, hasan ali yücel gibi bir eğitimciye ve şükrü saraçoğlu gibi bir başbakana laf atmasaydı; işini bilime bağlı kalarak yapsaydı gözümde çok değerli olabilecek insan.
ırkçıdır
not:türküm,doğruyum,çalışkanım
bozkurtların ölümü ve bozkurtlar diriliyor kitaplarını lisede okumuştum. ikisi de favori kitaplarım arasında. kesinlikle tavsiye ederim.
necip fazıl'ın babıali eserinden alıntı ile üstadı dinleyelim birde;
''bir gün onu evime çağırdım. tam bir nefs ve dünya muhasebesine girişelim diye… sabaha kadar konuştuk... bir milletin hayrı diye bir dâva olamazdı. ancak bütün insanlığa dağıtımı kabil, beşeriyet çapında bir dâva…
ona sordum:

– islâmiyet hakkında ne düşünüyorsunuz? hemen cevap verdi:

– milletimin dinidir; hürmet ederim!

– ya milletinizin dini şamanlık olsaydı?..

islama böyle bir iltifat, onu topyekûn reddetmekten beterdi. kıymet, millete verilmiş ve islâm tâbi mevkiine düşürülmüş oluyordu.... bir konferansımızda, 15 yıl sonra söyleyeceğimiz gibi, “eğer gaye türklükse mutlaka bilmek lâzımdır ki, türk müslüman olduktan sonra türktür!” tezini güdüyorduk.''

yazının biraz daha uzun hali
"vaktiyle bir atsız varmış, var olsun."

gerilir zorlu bir yay
oku fırlatmak için;
gece gökte doğar ay
yükselip batmak için.
mecnun inler, kanını
leyla’ya katmak için.
cilve yapar sevgili
gönül kanatmak için.
şair neden gam çeker?
şiir yaratmak için.
dağda niçin bağırılır?
feleğe çatmak için.
açılır tatlı güller
arılar tatmak için.
tanrı kızlar yaratmış
erlere satmak için.
insan büyür beşikte
mezarda yatmak için.
ve...........................
kahramanlar can verir
yurdu yaşatmak için...
1931
vaktıyle bir atsız varmış var osun
ölüm yıl dönümğnde saygıyla anıyoyuz.
peşin edit ilerde ilave yapılacak malum sınavlar
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim