iç sesinizin size laf sokması

zaman zaman baya yerinde denk gelerek kendi kendinizi ıstemsiz bir şekilde rencide etmenizdir.

örnekler:

- ben
+ ıç ses
# kardeş kişisi

markete gidilmekte..

# zoobi şu cüzdanı cebine koysana.
- dar ama cebim.
# elinde taşı o zaman.
- bana ne be, senin cüzdanını ben niye taşıyorum?
+ cüzdanı taşımam ama aldıklarından yiyecem diyosunn??
- olabilir!
# ne olabilir?
- gelmeyin üstüme, yok bi şey.
# deli lan bu!

kendi kendime..

- bu kız salak ya..
+ salak ama senden iyi okulda.
- çalışkanlıkla zeka aynı şey değil.
+ evet sayın süper zeka, git ders çalış da o zaman, yine büte kalma.
- tamam ya :( kalmam bu sefer.
çok da konuşunca böyle yatıştırıyorum

kesin yine iyi niyetim hayal kırıklığına uğratılmıştır.. ben sana demiştim dimi bu kadan iyi düşünme diye.?
bazen karşı tarafın laf sokmakta yetersiz kalmasıyla yaşadığım durum
ya bu benim kerata (iç sesim) çok acımasız. bu yüzden tüm düşüncelerimi sorguluyorum, gerçekten benimsediğim düşüncelerin bile karşıtlarını savunur mesela.çok yönden bakıyor ama sonuçta benimsediğim düşünceleri de yüzde yüz benimseyemiyorum. sürekli bir karmaşa sürekli birbiriyle tartışan iç sesler. neyse işte, bazen kötü hissettiriyor.
"susar mısın artık agzına kürekle vurmı mı istiyorsun " dedirten anlar
hoş bir şey değildir. sen onun güzel şeyler söylemesine ihtiyaç duyarsın o sana bıktım senden der. insanın iç sesi bile bunu yaparsa...


adam: ben.
kadın: iç sesim.
madem her şeyin bu kadar farkındaydın o halde neden en başında uyarmadın lan gerzek, dedirten durumdur. sonuç mu? kazanan yine iç ses olur, sağlı sollu gömer vesselam.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim