içinizi dökme defteri

  • /
  • 12
dün dayımlar bizdeydi. dayımla biraz tartıştık. ''kararsız kesim''den olduğum ve sayımız 10 milyona çıktığı için baya bi konuştu. ne diyeyim be dayı haklısın.
evet hayatta hiçbir amacım yok.
evet selam verdiğim bi bayrağım olması lazım ama yok ne yapayım?
evet çok değiştim ve eski amigdalanız değilim.
evet hiçbir şeye dair hiçbir şey hissetmiyorum.
evet yaşamam için bi sebebim yok. ben de farkındayım bunun.
öl o zaman niye yaşıyorsun? tamam dayı öleyim.
4 gündür tek yaptığım ders çalışmadığım için kendimi azarlamak, yine kendimle zamansız kavgalara tutuştum. sal artık şu kızı.
birtakım genler gereği babama benziyorum ama en çok korktuğum şey ona benzemek
20 gün sonra dönem 2 bütüne gireceğim. yaklaşık iki haftadır hiç çalışmıyorum. sürünerek yaşıyorum resmen, geçmem için 80 almam gerekiyor ve bunu yapamayacağımı biliyorum. öğretmen olan anne babama durumu anlattığımda 80in alınabilir bir not olduğunu söylüyorlar devamlı. yapabilseydim o notları şimdiye almış olurdum zaten. tembellikle gelmedim buraya.. düşük almamın sebebiyse :
anatomi hocamızın bize takık olması,lanet okulumuzun birkaç senelik olması ve fakülte mevcudumuzun birkaç yüz olmasına rağmen yardımlaşmanın minimum olmasıdır. anatomi başta olmak üzere hocalarımızın büyük al al dudaklarıyla ve dekoltelerle gezen iki kızımıza tüm soruları verip bize neyin önemli olduğunu dahi söylememesi;söylese dahi önemli değil dediği yerden sormasıdır.okulumuzun genç olmasından kaynaklı çıkmış soru da yoktur. ancak üst dönemden bir sevgili falan yaparsanız sorulara erişme şansınız bulunmaktadır.bunun gibi sebeplerle her şeye eşit önemde görüp eşit düzeyde çalışıyoruz ve sonuç olarak hiçbir şey öğrenememiş oluyoruz.tek umudumuzsa dekanımızın hükümete yaltaklanmasıyla insanların bizim çektiğimiz çileye görmesi haline gelmiştir.
bu saçma sapan okula nereden geldim ben ya!? bir daha liseye dönsem köpek gibi çalışır istediğim yere girerim,her köye tıp fakültesi kurunca böyle bir saçmalık ortaya çıkıyor.her şeyi öğrenmeye çalışırken hiçbir şey öğrenemiyoruz.
öhö öhö evet efenim bol bol ağladığım uzunca bir yazı olmuştur,eksileyip geçiniz..
whatsapptan gelen en son mesaj, pescavuslu merhaba bir sey rica edicektim. ablacim yapistir gelsin ricani; ne beni bekliyon, ben tabi buyur dicem sen 10dk sonra mesajin da ricandan bahsedicen sonra bende var mi yok mu ona bakip sana cevap yazicam sor akit gelsin. bir benzeri ise,

"pescavuslu sana bi sey sorucam " sor ulan direkt sor akit gelsin, ya not sorucan ya cikmis sorucan ya x kisinin manitasi var mi onu sorucan neden beni geriyon sor bebegim çiçeğim bortu böceğim öğk insani boğarsınız...
ikili ilişkilerimde güven sorunum varmış. ben de yeni keşfettim, ortada buna sebep olacak herhangi bir durum veya kişi olmaksızın tamamen içimde olan bir şeymiş bu. kendimi keşfettiğim her saniyeyi ayrı seviyorum. yıllardır sorun yaptığım bir şeye daha çözüm buldum ancak yeni bir sorunum var; güvenememek. bunun da bir çözümü var ama ne bilmiyorum, yanılmamayı ve yamulmamayı diliyorum.
öyle güzel geldin ki, neyin eksik olduğunu, neye ihtiyacımız olduğunu bulduk.şimdi hiç gitmeyelim.artık her şey çok güzel olsun.
tus'ta acil ve kvc arasında kaldım. kvc kendimi bildim bileli hayalim. ama öğrenmek, gezmek, tozmak, okumak, izlemek, dinlemek istediğim milyonlarca şey var.

sadece cerrah olmak mutlu olmama yetecek mi bilmiyorum. acil yazarsam boş zamanım çok olacak ve hobilerime (ki hayatımın büyük bir bölümünü oluşturuyorlar) zaman ayırabileceğim, böylelikle hastane dışındaki hayatım güzel olacak. acil de uzmanlık alanı olarak hoşuma gidiyor.

ama bir yandan da cerrahi ağzımın suyunu akıtıyor. aort replasmanı, kapak cerrahisi, transplantasyon falan of be sözlük! bunun için de siyami istiyorum ve 65 puan yapmam lazım. ki yıllardır usmle düşündüğüm için tusa hiç çalışmadım. sadece ingilizcemi ve temel tıp bilgimi arttırdım.

şimdi ilk tusa girmeyeceğim. şubat tusuna kadar da köpek gibi çalışsam 65 yapabilir miyim bilmiyorum. 65 yazamazsam acil mi yazarım veya başka bir yerde kvc mi yazarım bilmiyorum.

kvc'yi çok istiyorum ama hobilerimden de kopmak istemiyorum. ayda bir hafta sonum boş olunca istediğim hiçbir şeye zaman bulamayacağım onu da biliyorum. ileride istediğim hayatı yaşamaya başlayınca yaşım 45'i geçmiş olacak.

acil yazarsam da ne uzayıp ne de kısalmadan ömrümü geçirebilirim.

mesleğimi gerçekten seviyorum ama mesleğime bağlı hayallerimle kendime bağlı hayallerim arasında kaldım. :(
yakışıklı ya da karizmatik değilsin. belki çok vasıflı da değilsindir. arkadaşlarımın seni beğenmiyor olması umrumda değil. aramızdaki iletişimi, duyguyu, o naif tarzını sevdim ben.
her şeyi bırakıp gitmek istiyorum. yoruldum. gerçekten yoruldum. kim için ne için yaşıyorum? göz pınarlarımdan süzülen yaşları kim görüyor ki bu hayatta?
  • /
  • 12

içerik kuralları - iletişim