içinizi dökme defteri

  • /
  • 12
yazar puanım kadar elom olsa yeter valla fazlasında gözüm yok *bbgv
bir şehir bir insana bu kadar mı çok şey kaybettirir ya! ilk tayin yerimden bahsediyorum tabi ki. o puslu, soğuk, köhne şehir! 3 yılım saçma sapan bomboş tam bir kayıp şeklinde geçti. şu kadar hasta baktım şu kadar tanı koydum şöyle tedaviler yaptım deyip içimi rahatlatamıyorum bile. normalde o şehri sevmediğimi her lafı geçtiğinde söylerim hatta yerlisinden de nefret ediyorum, bu patlamayı yapış nedenim farklı. 1 aydır bi yerlerim ağrıyıp duruyor, hastaneye git gel acillerde sürün, bişey çıkmasın endişen arttıkça artsın, uç tanılar düşün, daha da endişelen. gel gelelim tanı renal kolik, tek neden olarak o şehrin suyu geliyor aklıma. orda yaşadığım dönemde şikayette bulundum. cevap olarak, sudaki kalsiyum oranının değerlendirmeye katılmadığı verildi. acile ortalamaların çok üzerinde renal kolik gelirdi. ama 3.dünya ülkesinde kime ne anlatıyorsun. son mağdur da benim. genel olarak dikkat ettim ama bi şekilde maruz kalınıyor. ulan var ya küfretmemek için zor tutuyorum kendimi.
ama her şeye rağmen çok şükür psikolojik olarak rahatladım. endişelerim boşunaymış. belki de bu kadar endişe ve ağrı yediğim başka bir haltın karşılığı olarak verildi bilemiyorum ama öncelikle allahın cezası soğuk şehri suçlamak istiyorum,sonra iç dünyama dönerim.
her sene içimdeki yalnızlık,mutsuzluk ve hüzün artarak devam ediyor. hayallerim ve ya hedeflerimi artık umursamıyorum. mutluluk ve huzur istiyorum. kimseye bir şeyler belli etmesem de içimde geçmişteki mutlu ve huzurlu yıllara özlem duyuyorum o yılların hatrına mücadele etmeye çalışıyorum.
at gibi giden it gibi dönüyor buna okadar çok tanık oldum ki hatta en sonuncusuna bugün tanık oldum insanların yaptığı hatalardan pişman olmasına ve geri dönmesine okadar seviniyorum ki. çünkü hepimiz insanız ve hatalar yapıyoruz önemli olan hatalarımızı telafi edip dersler çıkarmak (tabi kabul edilebilir hatalarsa)
liseden beri yakın olduğum bir arkadaşım vardı. sürekli dertlerini dinler onun için üzülür, çözüm üretmeye çalışırdım. moralini düzeltmek için elimden geleni yapardım. yanında olmaya çalışırdım. kendisi gerçekten tam bir ruh emiciydi -bunun da farkındaydı zaten- hep olumsuz şeylerden bahseder sürekli dert yanardı ama çözüm odaklı birisi hiç değildi bunu ancak sonraları fark edebildim. aradan yıllar geçtikçe anladım ki kendisi beni o kadar da önemsemiyordu mesela beni hiç arayıp sormadığını fark ettim, benim dertlerim dert değildi ona göre. evet iyi olmakla enayi olmak aynı şeyler değil ben de bu iki kavramın arasında kısılmıştım.
sonra ne mi oldu uyardım onu, ama bir şey değişmedi o yüzden ben de arayıp sormayı bıraktım zaten o da hiç geri dönüş yapmamıştı. aradan bir ay civarı geçtikten sonra bana öfkeli bir mesaj atıp beni engelledi. ben de bir yolunu bulup dediği şeylere cevap verdim zaten tartışma uzun sürmedi bana karşı kullanabileceği bir şey yoktu çünkü. ona hep iyi davranmıştım. böyle şeyler ne ilk kez başıma geldi ne de son kez olacak. ama artık eskisi kadar istekli ve düşünceli değilim olmak da istemiyorum. yeni birileriyle tanışmak, ilişkiyi ilerletmek, samimiyeti hissetmeye çalışmak bunlar artık beni çok bunaltıyor ve gerçekçi gelmiyor.
hiç bir zaman mutsuzum demedim. ama mutlu da değilim.
benim için 1 yıl boyunca bekleyen, olmaz dediğim halde benden ümidini kesmeyen, 8 ay boyunca hergün kendimi onun benim geleceğim olduğuna inandırdığım adam seni sevmiyorum, senden soğudum diyerek benden ayrıldı. bugün olmazsa yarın olacaktı dedi bir de. kaç yaşında insanlarız verdiğimiz emeğe yazık. saf saf hayaller kuruyordum ben de. başıma gelmez dediğim şey burnumun dibinde bitti. geçici bir heves uğruna 1 yıl 8 ay uğraşmaya değmezdi. artık içim bomboş. hiçbir yere sığamıyorum. dayanmak istemiyorum. yıkılmak istiyorum ama sınavım var her zaman olduğu gibi.
ben artık çok yoruldum sözlük insanların beni ego tahtası yapmasından beni insanların terk etmesinden ben alıştım sanıyorum ama her seferinde canım bir başka yanıyor artık gelecek için umudum kalmadı çok üzgünüm üzgün olarak yaşıyorum ve bunu hiçbir şey değiştirmiyor değiştirmeycekte çok üzgünüm gerçekten insanlar beni çok üzüyorlar artık bıktım herkesten herşeyden keşke imkanım olsa bu siktiğimin ülkesinden siktir olup gitsem tertemiz bir başlangıç yapabilsem çok yoruldum bu ülkenin kurallarından insanlarından egolu insanlarından hepsinin herkesin amk benim gibi birini memleket düşmanı insan düşmanı yaptınız size hiçbir şey yapmak istemiyorum allah hepinizin belasını versin egonuzda boğulun
sadece yorgunum dostlar. ve sebebini anlatmaya başlasam 23 sene öncesinden başlamam gerekir...
yarım bırakmak adetim değildir. ama git gide daha tembel biri haline geliyorum. böyle yatmak, ne bileyim boş boş vakit öldürmek öyle güzel geliyor ki. asıl korkum kendime olan inancımı yitirmek. elimden geleni yapmıyorum, bahaneler üretiyorum. savsaklıyorum. kendime verdiğim küçük de olsa sözleri tutamazsam, kendime olan güvenimi kaybederim. kendime yapabileceğim en büyük kötülük bu olur. kafamdaki her gereksiz düşünceye şöyle güzel bir küfür savurup kafama koyduğum şeye odaklanmam lazım. geç olmadan.
  • /
  • 12

içerik kuralları - iletişim