insanın büyüdüğünü anladığı an

dönem arkadaşınızın kendi ebeveyniniz yaşındaki babasi vefat edince anlıyorsunuz.yıllar ne kadar ilerledi daha önce amcaların teyzelerin anneleri babaları vefat ederdi kelimenin anlamını bile bilezmedik kendi hayal dünyamızda geziniirdik herşeye rağmen. şimdi yakın bir arkadasinizin başına geliyor ve ya bizim de beraber vaktimiz bu kadar az olcaksa ya benimkilere olmus olsaydı diye bir ölüm korkusu kaplıyor içinizi.
artık istediğim bir şey olunca aileme ağlayarak aldıramamam. yanlış anlaşılmasın şımarık bir çocuk değildim ama çok istediğim şeyde ağlardım ve babam bana kıyamazdı. şu an ağlayamıyorum peki demekten başka çare yok
nasıl bir ilginçliktir ki babam söylediği zaman büyüdüğümü değil de eskiden küçük olduğumun idrakine varıyorum: "sen artık büyümüşsün oğlum"
 spoiler!
küçükken küçük olduğumu kabul etmeyen bir insandım. ben hep büyüktüm. büyük olduğuma inandıktan sonra ailemle parklara gittiğimizde kaydıraklardan kaymadım. çocukların yaptıkları şeyleri yapmadım. büyük gibi davrandım. şimdi büyüğüm. ve şimdi, küçükken "ben büyüğüm" inancıyla yapmadığım şeyleri yapıyorum. parklarda kimseler yokken oyuncaklara biniyorum. olgun gibi gösteren gömlekler yerine genç işi tişörtler giyiyorum. bilgisayarda oyunlar oynuyorum. ama olmuyor işte. çünkü ben büyüdüm. çünkü artık ben gerçekten büyüğüm.
yıllardır görmediğin en yakın arkadaşını gördüğün andır. altı yıl olmuş. çok degistik. ama bir şeyler de hala ayni gibi duruyor uzaktan. ne çok zaman olmuş, ne kadar çok şey yaşanmış bu altı yılda. doğru söylemiş üstat zaman tutulamıyor. neyse bir şeyler yazıp yazıp siliyorum yeter bu kadar yazdığım. iyi geceler sözlük.

"...bana artık büyü diyorlar füsun
artık büyüyüm, bilmiyorlar..."
ılkokul 1. sınıfın ilk haftası. üzerimde mavi önlük, havalı havalı okul merdivenlerinden iniyorum . vay be dedim kendi kendime ben birinci sınıf oldum artık.
eve gelen faturada babamın değil kendi adımı gördüğüm an
henüz anlayamadığım an.
  • /
  • 5

içerik kuralları - iletişim