(bkz:henüz hiç aşık olmamış olmak)

(bkz:henüz hiç kendi paranı ezmemiş olmak)

(bkz:sevmediğin dünyayı henüz hiç gezmemiş olmak)

(bkz:henüz hiç muse konserine gitmemek)

(bkz:henüz hiç sevişmemiş olmak)

(bkz:henüz hiçbir hayalini gerçekleştirmemiş olmak)



Evet hayat boktan olabilir. Henüz hayata tutunacak hiçbir şey yaşamamış olabiliriz. Ama bu ilk defa yaşanabilecek çok fazla şeyin önümüzde olduğunu gösterir. Ben benim yaşamayı sevebilme ihtimalimi sevdim.
var olmayan sebeplerdir efendim. özgür iradenin varlığına inanmayan birisi olarak bence intihar etme isteği insanın o anki duygusal, psikolojik durumuna, bunlar da vücudunda bulunan maddelere bağlıdır. konuya hakim olmadığım için maddeleri hormondur bilmem nedir vs diye sallıyorum. sonuçta intihar edecek insan vücudunda bol miktarda serotonin varken bunu yapmaz diye düşünüyorum. bir dönem sürekli intiharı düşünürsünüz, sonra aklınızdan çıkar gider tekrar intiharı düşünecek maddeleri doğru oranda vücudunuzda bulunduruncaya kadar. ya da bir anlık cinnet sonucu gerçekleşir, bir gün önce neşeliyken bir gün sonra intihar etme gibi.
ideallerin oluşu.. akıllarda ölümsüz kalmak istemek



henüz hiç muse konserine gitmemek yazan barones ablamıza saygılar...



(blackout dinleyen gıslar eqlesin temalı hahah)
Benim için edememek temalıdır cunku etmek ve ya etmemek icin bir sebebim yok. Sadece yeterince cesaretim olmadığındandir ki hala aranizdayim.

Belkide döngüyü kırabilecek bir noktadır.
-İntiharı hiç düşündünüz mü?



İ. Özel: 40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm, ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. Bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. Bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar etmiyorsun.



-Bir tür nihilizm değil mi bu?



İ. Özel: Tam tersine, değer yüklediğin şey bunlar değil. Allah’tan başka hiçbir şeye değer vermemek var bunun arkasında.



-40 yaşına kadar ne vardı peki?



İ Özel: Aynı şey. Bir çıkış sağlayacağını umduğun bir insanla, bir imkanla karşılaşacağını düşündüğün için her gün erteliyorsun intiharını. Daha sonra da, bu çıkışı insanlardan beklemenin saçmalığını kavrayıp yine intihar etmiyorsun.



(Sefa Kaplan‘ın 29 ocak 2006 tarihli Hürriyet röportajından)
tek sebebi sevdiklerimdir. çünkü intihar etmek bencilliktir.
yoksa varlığımdan dolayı çektiğim acılara ve ayrıca daha çok güce sahip insanların üzerimizde kurduğu baskı ve zulme her gün isyan ediyor, keşke olmasaydım diyorum. bu nedenlerle aslında var olmak istemezdim. doğmadan önce her şeyin, tüm enerjisiz bilinçsiz parçası iken şimdi her şeyden farklı ve sınırlandırılmış bir yıldız tozunun bilinç haliyim, aynen sizler gibi.
ama beni bu dünya yaşamına bağlayan, mücadele etmem gerektiğini söyleyen şeyler var.
Çünkü hiç aklıma gelmiyor. Gelebiliyor olanlara özellikle bu dünya sonrası hayat düşünmeyenlere neden yapmadıklarından dolayı hayret ediyorum. Ne var kardeşim bok mu var dünyada? nesi güzel dünyanın? sefasını çekebileceğin müddet belli. Malum şu ana kadar geçen hayatın kadar: göz açıp kapayıncaya kadar. Sefa mı cefa mı tartışılır. Zaten mutlu olsan intihar etmezsin değil mi? Yaptıklarını anlamlı kılan ideal ne mesela? Cevap veriyorum hiçbir şey. Kimse bana dünyalık martaval okumasın. Yok ben insanlara faydalı olacam vırt zırt. Reenkarne olmayacaksan ahiret de yoksa yok olacaksın demektir. Yaşamanın da bu durumda bir anlamı yok malesef. Burda insanların manevi değerleriyle dalga geçme gayretindeki acizler umarım kendi anlamsızlıklarının farkına varırlar.