intihar

intihar sosyolojik olarak değerlendirilip önüne geçilmesi gereken toplumsal bir problemdir.
çok üzücü bir olaydır. kuzenim intihar teşebbüsünde bulunmuştu 2-3 sene önce,o da tıbbiyeliydi. şu an yatalak ve kör. içtiği bir kutu hap beyninde ödeme neden oldu. şu an onu hatırladım. üzgünüm.
sonucunda ölüm varsa intihar etmeye karar verilen an kadar güzel bir an yoktur.hayatında hiçbir kararı hür iradesiyle vermediğini düşünen bir insanın verdiği karar anında hissettiği duyguyu başka hiçbir şey veremez.bu sefer özgürüm bu sefer vazgeçtim bu sefer kaybedecek hiçbir şeyim yok ve bu sefer sonunda evrene karışıp toz olacağım,her yerinde olacağım evrenin.belki de tanrısallaşacağım evrenin her parçası gibi.bu düşüncelerle boğuşurken huzur her bir yanınızı sarar,başarırsanız huzura erersiniz vazgeçerseniz de tatmış olursunuz.ama intihara teşebbüs edip ölmemek çok çok kötüdür, denemeyin yani :)
nedenleri arasında eskiden yaptığınıza çok pişman olduğunuz bir hareket, belki de hayatınızın akışını değiştirecek saniyelik bir hareket olabilir.
aklıma mehmet pişkin'i getiren olay.
intihar etmeden önce veda videosu yayınlamıştı kendisi hatırlıyorsanız.
yanlış bir eylem olarak düşünsem de o adamın konuşmaları beni çok etkilemişti.

bu konuda görüşüm ise bence gerçek bir yaşama amacı bulmalı insan. burada ki önemli detay gerçek olması.
bireysel hayaller ile bir yere kadar. güzel şeyler yapmalı insanlar.
mesela aç kalan çocuklar için yaşamalı insan.
hayvan hakları için. insanların hayvanlardan keyifleri için yararlanıp sonra da sokağa atmaması için yaşamalı insan.
gerçekten bir şeylere dokunmalı insan.


zamanında aklından geçirmiş ve hatta yapmış sayılır bir insan olarak bu sınırdan döndüğüm için çok mutluyum
şaşırıyoruz ya intihar eder insanlara. hiç beklemediğimiz anda geliyor. bunun için intihar edilir miydi? değer miydi buna? diyoruz ya. aslında intihar eden kişinin nedenini gerçekten anlasak, ruhen çektiği izdırabı yaşasak biz de intihar ederdik. belki bizimkinin zamanı gelmemiştir veya hiç gelmeyecektir. kim bilir?
kişi için hayat bir anlam ifade etmediğinde ya da varlığını etkileyen kendince kötü olaylar hayatındaki iyiliği geçtiğinde verilen karar.
bazen sadece bir düşünce olarak kalır bazen de eyleme dökülür.
bu konu son zamanlarda dizilerde yoğun olarak işlenmeye başlamıştır.
(bkz:13 reasons why)
tıbbiyelilerin en çok yapmayı isteyip yapamadıkları aktivitedir
şimdi biraz boş yapacağım kusra bakmayın. lütfen hayatını dolu dolu çok verimli süper zaman yönetimli insanlar ve beni linç edecek aşırı muhafazakar arkadaşlar okumasın.

intihar ediyorum. vucuduma aldığım her şekerde intihar ediyorum. içtiğim her ilaçda tutturdugum her sigarada yediğim her tatlida. çözdüğüm her soruda intihar ediyorum. sinir stres glikoz glikoza bağlı dopamin kafein nikotin metilfenidat tiamin artık ne varsa. beni ölüme bir adım daha yaklaştırıyor. ve beni ölüme yaklastiran her adım. intiharın bir parçasıdır. zannedersem bir intihar bombasiyim ve ömür sürem bitince patlayacağım. ama biz salak adem her nedense intiharın günah olduğunu düşünürüz. bir şeylerin hızlı olmasından korkuyoruz bence, bunun dini bir tarafı olamaz çünkü zaten intihar halindeyiz. insan fetişisttir ve uyarandan haz duyar. her ne kadar akdamik alanda böyle olmasa da insan sonuca değil sürece ilgi duyar esasinda. erkek bakış açısıyla konuşacak olursam şöyle diyebilirim. bir erkek sevdiği kadının onun olmasından değil onun olma sürecinden mutluluk duyar. yahut bir araba hayali olan bir erkek o arabadan değil o arabaya sahip olma sürecini hayalini sever falan. yani demem o ki tamamen süreç odakliyiz ve birazcık da intihar fetişistiyiz. kuru bir ölüm istemiyoruz. hatta bir çoğumuz ahirete gebeyiz. yanarak olmeliyim ama ben kullerim ganja atılmalı dostlarim bir kısmını toprağa katıp sonra o topraktan yetisen keneviri sarıp içmeli falan (howhigh). ben boğulmaktan korkarım bir o kadar da yükseklikten korkarım. o hale yüksekten denize düşerek olmeliyim bu şahane olurdu. benden sonra üçüncü kuşaktan efendime söyleyeyim 2050 nesilinden uzaylı gibi kocaman kafalı torunlarim tarafindan huzurevine terkedilip olmemeliyim mesela
ben ki lacivert hazretleri, acıyı iliklerime kadar hissetmeliyim. somut acınin derinliklerine inmeliyim. ağzımda wasabi ellerimde jiletler buzlu bir küvetin içinde daglanarak olmeliyim bence bana bu yakışır. 3 senedir yer yer intiharı düşünürüm ve totemlerin tabuların ötesinde bir şeyi nasıl meşru kılacağımi öğrenmiş durumdayim. yarın öbür gün bir yandaş medya gazetesinin 3. sayfasında yksye hazırlanan genç din kültürü konularini yetistiremedigi için intihar etti başlıklı haber görebilirsiniz bu çok normal sahi ömür 21 gün değil mi?
"ben bir kelebeğim". ben biraz devasa bir kelebeğim ama. o yüzden üç gün değil ömür üç hafta. zaten üç hafta ömrümün üç günü s*çmakla geçiyor. hayatıma s*cmakla. sonra rutin hüzünler tekrar başa dönüyor ama alışıyorsun.
kimse duymadan ölmeliyim
ağzımın kenarında
bir parça kan bulunmalı.
beni tanımayanlar
"mutlak birini seviyordu" demeliler.
tanıyanlarsa, "zavallı, demeli,
çok sefalet çekti.."
fakat hakiki sebep
bunlardan hiçbirisi olmamalı.

(bkz:orhan veli)
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim