islamda hoşgörü yoktur

hoşgörüden kastın ne olduğu oldukça önemlidir.

dünya üzerinde yaşayıp da allah'ı inkar eden ve allah'ın dilediklerinin dışına çıkan herkes için cehennemin hazırlandığı ifade edilmiştir.o halde kendini inkar edeni hoş görmeyen bir din için hoşgörülü diyebilmek asla mümkün değildir.zaten hoşgörü kendi gibi olmayana kendi gibi davranmak kendinin hakkını vermek değil midir?

ancak hoşgörüyü başka açıdan alırsak

allah'a inanmamalarına ve islam ile savaşmalarına rağmen bunca insanın yaşaması tanrının hoşgörüsüdür onun merhametidir desek yine islami açıdan ofsayta düşeriz
allah'ın yeryüzünde helak ettiği onca kavmi nereye koyacağız?hani allah kendini önemsemeyenlerin bile yaşamasına izin veriyordu.
(bkz: allah'ın helak ettiği kavimler)
kendini zeki sanan bir kaç kişi tarafından ortaya atılmış önermedır.
nasıl ki burada bir yazara küfretmek bile bi ceza almamızı sağlayacaksa,

nasıl ki bir sınıfta öğrenci olduğunda sınav kağıdını öğretmenin istediği gibi dolduramayınca düşük alacak ve sınıfta kalacaksan, ve hatta sınıf içinde taşkınlık yaptığında kulağından çekilecekse hatta ve hatta okuldan atılacaksan, (ebkz: #49021) deki gibi şeylerin olması çok garip olmasa gerek.
nasıl bir tek taraflı bakıştır bu ya!
cehennem varsa cennet de var sonuçta.
seçim hakkı da sende zaten.
sen şimdi sana gitme denilen yoldan gidip de çukura düşersen suçlu kim olur acaba?
he tabi o yüzden peygamberimiz rahmet ve sevgi peygamberi, o yüzden alemlere rahmet olarak gönderildi. cehennem dünyadaki yaşantının karşılığıdır, cezadır. tevbe kapısı ise her zaman açıktır. tüm günahlardan dolayı yapılan nasuh tevbenin kabul edilmesi işte bu affedicilikten daha büyük bir hoşgörü olamaz.
öncelikle bu tür iddialarin hicbir dayanağı olmadan birilerince basimiza aristoteles kesilip kendi düşünce aleminde bir seyler peyda edip ortaya atilmasi 2 cümleee senin bunu alıp doğrusunu aciklaman oluyor sana destan.

başlıkla tanım uyumsuz olmuş öncelikle. sanki başlıkla yumusatilmaya çalışılmış ama sen bildiğin allah hani hosgoruluydu onu cehenneme atar bunu helak eder, bildiğin hosgorusuz demişsin. daha prof karşında iki diklenemezsiinn izzeti, celal sonsuz olana dikleniyorsun sonra da hosgoru bekliyorsun. kusura bakma ama sen hoşgörülu değil (sonsuz tenzih ile soyluyorum ki) enayi bir ilah beklentisi içindesin. evine misafir gelse her türlü hoşgoruyu gosterirsin ama sana saygisılıkta hadsizlikte sinir tanımasa veya bir arkadaşın sana ağzına geleni saydirsa sen hala hoşgörülü olma taraftarı olsan gayet ezik bir duruma düşersin ki allah büyüklerin en büyüğü olarak bu duruma asla düşmez ve gereken cezaya çarptırir.

iyilik yapana 10 da 700 e sevap veren, sadece iyi niyete sevap veren ama kötü niyeti olup da yapamayana günah yazmayan hatta allah tan korkar da vazgecerse sevap yazan, binlerce kez dussen de tövbe ile günahları silen, yoktan var eden kendini kolay tanıyalım diye peygamberler, kitaplar yollayan , yol yordam gösteren, kendisine tabii olanlara asla onca verdigi nimetinin sukrunu eda edemedigimiz, bedelini odeyemedihimiz halde hayalini kuramayacagimiz bir cenet vaat eden bir ilah a hosgorusuz demek...
islamda hoşgörü vardır da insanda hadsizliğin sınırı yoktur.
görünce kimin yazdığını ne yazdığını merak edip okuduğum başlık. yazar da yabancı değil cümleler de. büyük ihtimalle cümlelerinin tutarsızlığının dayanaksızlığının saçmalığının kendi de farkında. muhtemelen amacı da zaten düşüncesini paylaşmaktan öte gündem oluşturmak, münakaşa başlatmak veya ilgi çekmek vs. uzun uzun cevap yazan arkadaşların ellerine sağlık. ancak ben kimse görmek istemeyen kadar kör değildir deyip fazla uzatmayacağım.
ne desek boş *
hele de türkiye'de toplam müslüman oranı %15-20 arasında çıkmışken.
(bkz:türkiyede sanılandan az müslüman olması)

şimdi bir müslüman var bir müslümancık var.
müslüman: allah'a iman edip kaldırın yıkın şu putları diyebilen, toplumu karşısına alan, otoriter, sağlam, doğru/yanlış iddiası olan, tutarlı insan.
müslümancık: korkak, riyakar, dinden habersiz, kendi nefsini ilah edinenler sınıfında, "ne olursan ol gel istersen putperest olsan da gel" diyebilecek kadar müşrik, toplumun yanlışlarına karşı çıkmayan yanlışa uyan, ama iş ahkam kesmeye gelince tanrıdan çok tanrıcılık yapan.

bu kadar tanımdan sonra başlık adına bir tanım daha yapalım.
müslümancıklara göre islam hoşgörülü bir dindir.bu hoşgörü tanımlanmamış bir olgu olmasına rağmen en hoşgörülü din yine islamdır.bu müslümancıkların peygamber olduğunu düşünelim yada peygamberin müslümancıklar gibi düşündüğünü varsayalım.o halde olacak şey aşağıdaki gibi değil:

51. andolsun biz ibrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. biz onu iyi tanırdık.
52. o, babasına ve kavmine: şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.
53. dediler ki: biz, babalarımızı bunlara tapar kimseler bulduk.
54. doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
55. dediler ki: bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?
56. hayır, dedi, sizin rabbiniz, yarattığı göklerin ve yerin de rabbidir ve ben buna şahitlik edenlerdenim.
57. allah'a yemin ederim ki, siz ayrılıp gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım!
58. sonunda ibrahim onları paramparça etti. yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.
59. bunu tanrılarımıza kim yaptı? muhakkak o, zalimlerden biridir, dediler.
60. (bir kısmı:) bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine ibrahim denilirmiş, dediler.
61. o halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. belki şahitlik ederler.
62. bunu ilâhlarımıza sen mi yaptın ey ibrahim? dediler.
63. belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.
64. bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.
65. sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: sen bunların konuşmadığını pek âlâ biliyorsun, dediler.

şöyle olacaktı (muhtemelen)
51. andolsun biz ibrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik. biz onu iyi tanırdık.
52. o, babasına ve kavmine: şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.
53. dediler ki: biz, babalarımızı bunlara tapar kimseler bulduk.
54. doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz ama allah hoşgörülüdür rahat olun, dedi.
55. dediler ki: bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen oyunbazlardan biri misin?
56. hayır, dedi, sizin rabbiniz, yarattığı göklerin ve yerin de rabbidir ve ben buna şahitlik edenlerdenim.
57. allah'a yemin ederim ki, siz ayrılıp gittikten sonra putlarınızı temizleyeceğim
58. sonunda ibrahim onları temizledi çünkü kirlenmişlerdi. yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.
59. bunu tanrılarımıza kim yaptı?kim gidip bizim putlarımızı temizledi muhakkak o, iyilerden biridir, dediler.
60. (bir kısmı:) bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine ibrahim denilirmiş, dediler.
61. o halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. belki şahitlik ederler.
62. bunu ilâhlarımıza sen mi yaptın ey ibrahim? dediler.onları sen mi temizledin
63. belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. hadi onlara sorun; eğerkendi kendilerini temizliyorlarsa dedi.
64. bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) islam çok hoşgörülüymüş baksana peygamberi bizim kir pas içindeki putları yıkamış temizlemiş dediler.
65. sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: bizim putlar kendi kendini bile temizleyemiyor yaşasın hoşgörü yaşasın islam ne mutlu türküm diyene dediler.

şimdi gelelim arkamızdan atıp tutanlara

(bkz:#49030)
zeki sanan bir kaç kişi???? bir kaç???

nasıl ki bir yazara küfrettiğinde ceza alıyorsan allah'a bir laf söylediğinde de ceza alacaksan o halde allah'ın hoşgörüsü sözlük kadarmış.sözlüğün gariban yönetimi kurallar koymuştur buna uyarsın.buna uymayanlara ceza vermek yada uyanlara ödül vermek hoşgörü değil adalettir.adalet ile hoşgörü kavramını karıştırmış olabilmek nasıl bir durum anlamak imkansız.

hocanın istediği cevapları yazmaz üzerine hocaya küfredersen evet belki okuldan atılırsın ama kimse çıkıp da "hoca çok hoşgörülü" demez hele de kim olup olmadığına bakmadan her öğrencisine bir dokunuşla süper zeka yükleyebileceğini iddia eden bir hocaysa.
--------------------------
(bkz:#64341)
tek taraflı bakış açısı öyle mi?yine hoşgörüyü adalet yada eşitlik kavramıyla karıştırmış biri daha.

aklı başında biri sonsuza dek ceza olarak yanacağını bile bile neden bunu tercih eder.düşün bakalım?acaba dünyanın islam dışındaki 5-6 milyar insanın aklı mı başında değil yoksa bir sıkıntı mı var?

seçim hakkı? seçim hakkı nedir biliyor musun seçtiğinden sorumsuz olmaktır.bir baba çocuğuna bu oyuncağı alırsan sana şeker veririm şu oyuncağı alırsan sana tokat atarım derse bu seçim hakkı mı olur?üstelik bu örnek üzerinden gidersek ortada görülen bilinen duyulan varlığı kesin bir baba bile yok.

biri bana şuradan gidersen çukura düşersin derse ve ben gidip de o çukurdan düşersem burada sorumluluk benim olur elbet.ama senin örneğinden gidersek bana biri değil 100 kişi yol gösteriyor(onlarca din) o yol gösterenler içinde de her biri hergün farklı şeyler söylüyor(her dindeki onlarca mezhep) ve sen çıkıp sadece ve sadece türkiye'de doğdun diye sana yol gösteren tanıdığının sadece kendi mezhebine uygun öğüdünü alıp kendini üstün sayıyorsun.(umarım aldın cevabı ama senin örneklerinin hiç biri hoşgörülü ile ilgili değil)
---------------------------------
(bkz:#64358)
".....gönderildi" gözünle gördün mü?

"cehennem dünyanın karşılığıdır." iyi sana kavrayabileceğin bir örnekle açıklayayım.
tıp fakültesi 1.sınıfa başlarken ilk tanıtım dersine geç geldin diye seni tıp fakültesinden atsalar ne düşünürsün?
anlamadıysan açıklayayım "sonsuza dek ceza olarak yanacağımızı iddia ettiğin cehenneme göre dünya hayatının uzunluğu tıpkı bir doktorun tüm hayatı boyunca yaşadıklarına nazaran girdiği(geç kaldığı) dönem ı tanıtım dersi kadardır (hatta değildir).(sonsuzun yanında her sayılabilir sayı sıfırdır)" kafana yattı mı? [ama konunun hoşgörü ile alakası yok]

"tevbe edersek cennete gireriz" bunu kendin demişsin bu affediciliktir hoşgörü değildir.sana bir örnek daha "bir işçi bir işe geç geldiğinde gider patrondan özür dilerse ve patron onu affederse bu hoşgörü olmaz.hoşgörü, o işçinin neden geç geldiğini ne düşündüğünü neler yaşadığını neden özür dilemediğini/dilemediğini vs vs her şeyini bilen patronun o işçi ne yaparsa yapsın onu affetmesidir. zira her şeye hakim olan her şeyin sahibi bir patron için işe geç kalmak kovulma sebebi olmamalı."eğer hoşgörülü ise.
-----------------------------
(bkz:#64365)
bu misafir örneğini nereden çıkardın?kim sana bunu örnek verdi...
örneğini geliştirelim:
"misafirliğe gittiğin ev sahibi seni yaratan sana akıl mantık isyan kabiliyeti inkar kabiliyeti vs vs veren senin yaşadıklarını hazırlayan sonra da kenara çekilip ne yapacak bu diyen bir tanrı figürüne uygun değil.[aslında çok uygun zaten ben de bunu diyorum]
açıklayayım bir insan sana söverse sinirlenirsin dediklerini yapmazsa kızarsın işte tam olarak allah da böyle yani sinirlenen kızan ceza veren ödül veren lanet eden yemin eden zamana ve mekana bağlı (bu dediklerimin hepsi ayetle sabittir) iken asla sen tutup "islam hoşgörülüdür" "allah hoşgörülüdür" diyemezsin."
hani allah'ı verdiğin örnekteki ev sahibine benzetiyorsan sen de benim dediğim gibi islam hoşgörülü değil diyorsun.
yarattığı sünepe varlığın kendini tanıyıp tanımamasına yada kendisine sövmesine bu kadar içerleyen bir tanrı modeli bir çok eksiklik içeriyor zaten."sen bir pc programı yazsan o programın içine sana sövme eklentisini koysan o program sana sövse sinirlenir misiniz sevinir misin?"

"iyilik yapana 10 da 700 e sevap veren, ...." sevap metre mi takılı sizde nerede hani?
bu dünya üzerinde ahirete göre sıfır sayılabilecek bir uzunluktadır. hangi amel yada hangi itikat sonsuz cenneti yada sonsuz cehennemi hak eder.bu kadar dengesizlik adaletsizlik değilse nedir.kavrayabiliyor musun?çok çok 30-40 senelik aklı başında bir hayatın karşılığı sonsuz azap yada ödül birazcık düşün adalet bunun neresinde.
üstelik varlığı kesin olmayan kanıtlanamayan kendini belirli yapmayan bir tanrıya karşılık.sana göre islam doğruyken geriye kalan %70-80 dünya insanına göre bir başkası doğruyken.senin doğruların başkasının yanlışı senin yanlışın başkasının doğrusu iken.
---------------------
(bkz:#64366)
boş
---------------------
(bkz:#64383)
kendini tarif etmişsin
"....kimse görmek istemeyen kadar kör değildir..."
bak diyoruz ki bu dünyaya sınava gelmişiz madem öyle doğru cevaptan başka şıkların olması da gayet normal değil mi?
allah'a hoşgörüsüz diyorsun çünkü senin bahsettiğin hoşgörü çok abes bir durum;
sen istiyorsun ki herkes keyfine buyruk yaşasın ama allah hoşgörülü olsun kimseye kızmasın.
durum böyle olsa allah'ın diğer isimlerine gölge düşer hatta diğer isimlerine gerek kalmazdı.
gelelim yok sen türkiyede doğdun diye cennetliksin diğerleri değil anlayışına;
ben cennetliğim diyen müslüman görmedim eğer ki diyen varsa yanlış yapmış bence.
bizim türkiye'de doğmamız bize bir torpil değil, neden olsun bizim anlayışımız zaten herkesin adil bir sınava girdiği inancına dayalı.
adamlar peygamberin mucizesini görüp de inanmamışken şimdi sen bana yok bir hindu türkiyede doğsa müslüman olurdu cennete girerdi diyemezsin çünkü gaybı da senin benim bilmediğimi de allah bilir ben buna iman ettim.
hoşgörü:her şeyi anlayışla karşılayarak "olabildiği kadar " hoş görme durumu, müsamaha, tolerans

islamda var olan hoşgörüyü de bu şekilde incelemek gerekir... hz.hamza yı şehit eden vahşi olayını bilen bilir hz.muhammed onu affetmiştir. en sevdiği amcasını dava arkadaşını şehit edene bile affedici ve hoşgörülü davranmıştır bizlere yani müslümanlara da örnek olmuştur...

not: burada yazılanlar herkes tarafından okunabiliyor yani arkadan atıp tutma gibi bir durum yok kavramları karıştırmamak , kendimizide bu kadar önemsememek gerekir
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim