türkiye'de kurulmuş ilk arkeoloji müzesidir. müze kurulması medeni ve ileri bir toplum olmanın avrupa'da (o devirdeki) göstergelerinden biri olduğu için 1869'da müze-i humayun olarak açılmıştır. ancak eserlerin büyük çoğunluğu anladığım kadarıyla 1880'lerden sonra osman hamdi bey'in müze müdürlüğüne atanması ile türk imparatorluğu'nun uçsuz bucaksız topraklarından gelmiştir.
selanik'ten, anadolu'dan, kıbrıs'tan, ortadoğu'da lübnan ve mısır'dan gelen eserler mevcuttur. ayrıca istanbul'un etrafındaki kazılarda ortaya çıkarılan pek çok eser mevcuttur. bunları müzemizde tutmamız legaldir. çünkü eserlerin bir araya getirildiği o devirde adı geçen tüm bu topraklar osmanlı devleti'nin mülkü idi ve savaşlarla başka ülkelerde kaldı veya üzerinde yeni ülkeler kuruldu. dolayısıyla istanbul arkeoloji müzesi engin bir müze olduğu kadar, çalıntı eserin olmadığı orijinal bir müzedir.
eski şark eserleri müzesi ve çinili köşk müzesi de bu kompleksin içinde yer almaktadır. müzede tarih öncesi çağlar, sümerler ve mezopotamya uygarlıkları'ndan hititler'e, asurlular ve iştar kapısı'ndan hellenistik devirlere, roma'dan ve mısır'dan islamöncesi arap ve yemen tabletleri ve kıbrıs eserleri'ne kadar geniş bir coğrafyanın eserlerini görmek mümkündür.
beni en çok gururlandıran eserler hitit aslanı taş heykelleri ve kadeş anlaşması'nın tabletiydi.
selanik'ten, anadolu'dan, kıbrıs'tan, ortadoğu'da lübnan ve mısır'dan gelen eserler mevcuttur. ayrıca istanbul'un etrafındaki kazılarda ortaya çıkarılan pek çok eser mevcuttur. bunları müzemizde tutmamız legaldir. çünkü eserlerin bir araya getirildiği o devirde adı geçen tüm bu topraklar osmanlı devleti'nin mülkü idi ve savaşlarla başka ülkelerde kaldı veya üzerinde yeni ülkeler kuruldu. dolayısıyla istanbul arkeoloji müzesi engin bir müze olduğu kadar, çalıntı eserin olmadığı orijinal bir müzedir.
eski şark eserleri müzesi ve çinili köşk müzesi de bu kompleksin içinde yer almaktadır. müzede tarih öncesi çağlar, sümerler ve mezopotamya uygarlıkları'ndan hititler'e, asurlular ve iştar kapısı'ndan hellenistik devirlere, roma'dan ve mısır'dan islamöncesi arap ve yemen tabletleri ve kıbrıs eserleri'ne kadar geniş bir coğrafyanın eserlerini görmek mümkündür.
beni en çok gururlandıran eserler hitit aslanı taş heykelleri ve kadeş anlaşması'nın tabletiydi.